Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Harp Enstitülerinde eğitim gören kursiyer subaylara 22 Mayıs'ta 'Hibrit tehditler çağında yeni güvenlik mimarisi' konulu bir konferans verdi. AA'da yer alan habere göre Kalın, konuşmasında Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenlik dinamiklerindeki rolüne dikkat çekti.
Türkiye'nin küresel aktörlüğü vurgulandı
Kalın, MSÜ'nün sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda millet iradesinin, milli bilincin ve kahramanlığın üretildiği bir kale olduğunu vurgulayarak, 'Ecdadın bıraktığı kutsal emaneti, vatan için her an her yerde şiarıyla' hep birlikte daha ileriye taşımaya çalıştıklarını ifade etti. Dünyada savaş ve çatışmaların ardı ardına yaşandığı bir dönemde belirsizlik ve öngörülmezliğin küresel sistem üzerinde oluşturduğu baskıya işaret eden Kalın, 'Artık tarihin akışını suyun kenarında izleyen değil, o akışa yön veren bir Türkiye var' dedi.
Bölgesel krizlerde Türkiye'nin rolü
Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Kalın, 28 Şubat'tan bu yana devam eden ABD/İsrail-İran arasındaki savaşın, bölgesel bir güvenlik meselesinden çıkıp küresel enerji ve ekonomi krizine evrildiğine dikkat çekti. İran ve ABD'nin çifte ablukası altındaki Hürmüz Boğazı'nın müzakereler açısından bir düğüm noktası haline geldiğini belirten Kalın, Türkiye'nin bu süreçlerde üstlendiği aktif role vurgu yaptı.
'Bölgesel bir aktör olmanın ötesine geçen ülkemiz çatışma çözümlerinde kapısı çalınan, krizlerin yönetildiği masalarda söz sahibi olan bir aktör haline geldi' diyen Kalın, 'Sayın Cumhurbaşkanı'mızın direktifleriyle devreye girerek krizlerin çözülmesi konusunda aktif girişimlerde bulunuyoruz' ifadelerini kullandı.
Terörsüz Türkiye süreci devlet politikası
Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamaya da değinen Kalın, Türkiye'nin tüm terör örgütleri ile eş zamanlı olarak mücadele etmeye devam ettiğinin altını çizdi. 'Terörsüz Türkiye süreci bir devlet politikası olarak yürütülmektedir' diyen Kalın, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Bugüne dek PKK'nın fesih ve silah bırakma kararı alması, ülkemizdeki kadrolarını geri çekmesi ve Irak'ın kuzeyinde tasfiye çalışmalarına başlaması gibi kritik eşikleri hassasiyetle aştık. Devletimizin planladığı yol haritası çerçevesinde ilerleyen sürecin, toplumun her kesiminin desteği, sağduyusu, sabrı ve yapıcı tutumuyla başarıya ulaşacağına olan inancımız tamdır. Önümüzdeki dönemde de ihtiyatı elden bırakmadan ve kararlılıkla sürecin nihayete erdirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.'
Güvenlik doktrini ve teknik kapasite
Bölgede yaşanan krizlerin farkında olarak bunlardan ders çıkarıldığını vurgulayan Kalın, devletin güvenlik doktrinini sadece sınırları korumaya değil, aynı zamanda bölgede dengeyi tesis etmek, krizleri kaynağında bertaraf etmek ve uluslararası arenada aklıselim bir duruşla sorunları çözmek üzerine kurduklarını belirtti.
Suriye ve Irak'taki gelişmelere de dikkat çeken Kalın, Suriye'deki yeni konjonktürün, Türkiye ve bölge açısından tehdit oluşturacak terör ve suç yapılanmalarına yönelik ön alıcı hamlelerde bulunulmasına olanak sağlayacağını ifade etti. Güçlü teknik kapasite ile savunma ve taarruz yeteneklerinin artırıldığını anlatan Kalın, teşkilatın terörle mücadeleden espiyonaja, istihbarata karşı koymadan siber güvenliğe kadar geniş yelpazedeki faaliyetlerinde insan istihbaratı kadar teknik istihbarat kapasitesini her gün yeni adımlarla geliştirdiğini vurguladı.



