Rakka'da Terör Örgütü YPG/SDG'nin Devasa Tünel Ağı ve Zorla Çalıştırılan Çocuklar
Rakka'da YPG/SDG'nin Tünel Ağı ve Çocuk İşçiler

Rakka'nın Altında Terör Örgütünün İnşa Ettiği Gizli Tünel Şehri

Terörden temizlenen Rakka şehrinin her yeri, terör örgütü YPG/SDG'nin faaliyetleri nedeniyle delik deşik durumda. Örgüt, Rakka'nın altına kazdığı tünellerle adeta ikinci bir şehir inşa etmiş. 8 Aralık 2024'te Esed rejiminin düşmesinin ardından, Rakka'daki tünel kazı çalışmalarının iki kat arttığı belirlendi. Yeni Suriye yönetimiyle olası bir çatışma durumunda kullanılmak üzere, bu tünel ağları bilinçli olarak genişletildi.

Tünellerdeki Yaşam ve Faaliyet Alanları

Hastanelerden okullara, kamu kurumlarından hapishanelere ve sivil yerleşim yerlerine açılan kilometrelerce uzunluktaki tünellerde, örgütün terör faaliyetlerini planladığı ofisler, toplantı odaları ve özel görüşme alanları bulunuyor. Araçların girebileceği genişlikteki tünellerde, günlük kullanım için banyo, tuvalet ve mutfaklar yer alıyor. Ayrıca, mühimmat depoları ve teröristler için barınma alanları da tünellerin içinde konumlandırılmış. İlginç bir şekilde, tünellerdeki bazı kapılar direkt olarak Fırat Nehri'ne açılıyor.

Tünellerin her yerine, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın posterlerinin asılı olduğu gözlemlendi. Daha da üzücü olan ise, SDG'li teröristler tarafından kaçırılan çocukların bu tünellerde tutulmasıydı. Örgüt elebaşları, burada kaçırılan çocuklara örgütsel ve ideolojik eğitimler vererek beyinlerini yıkıyordu.

Kaçırılan Çocuğun İtirafı: Zorla Tünel Kazdırıldı

Örgütün geçen sene kaçırdığı 15 yaşındaki Ala Bakkur, yaşadığı acı deneyimleri anlattı. Okul çıkışında önünün kesildiğini ifade eden Bakkur, teröristler tarafından Rakka'nın Tabka ilçesine kaçırıldığını söyledi. "Okulum Rakka merkezdeydi. Çıkışta beni bir araca aldılar, gözlerimi kapatıp bilmediğim bir yere götürdüler. Sonradan öğrendim ki Tabka'da bir tünele gitmişiz" dedi.

Günlerce burada tutulduğunu belirten Bakkur, "Dövdüler, ailemle tehdit ettiler. Sonra da beni tünel kazmam için boş bir binaya götürdüler. Orada benim gibi 10 kişi çalışıyordu. Burada 2 haftadan fazla çalıştım. Yerin onlarca metre altına bu tünelleri kazdık. Tünellere odalar yaptırdılar. İçeriye kablolar çektirdiler. 1 yıl boyunca tutsak kaldım, Suriye ordusu şehre gelince kaçıp kurtuldum" diye konuştu.

Tünellerdeki Tehlikeli Miras ve Temizlik Çalışmaları

Suriye ordusunun Rakka'ya girmesiyle birlikte tünelleri terk eden teröristler, içeriye bomba düzenekleri yerleştirdi. Yapılan detaylı incelemelerde, teröristlerin kaçarken konserve kutusunun içine bile bomba bıraktıkları tespit edildi. Emniyet güçleri, tünellerdeki patlayıcı düzeneklerini titizlikle imha ediyor. Ayrıca, temizlenen tünellerin güvenli bir şekilde kapatılması için de kapsamlı çalışmalar başlatıldı.

Tünel Açma Makineleri ve Zorla Çalıştırma

Muhabirlerin tünellere yaptığı incelemelerde, yüz binlerce dolar değerinde, her biri tank büyüklüğünde 20'den fazla tünel açma makinesi bulundu. YPG/SDG'li teröristler, tünel kazı çalışmalarında bölgedeki gençleri zorla çalıştırıyordu. Bu iş için şehir dışından getirilenler de vardı. Örgüt, başka şehirlerden getirdiği terör destekçilerine aylık 500 ila 1000 dolar arasında ödeme yapıyordu.

Bölge Halkının Çektiği Acılar ve Baskılar

Yıllarca YPG/SDG'nin tehdit, baskı ve zulmü altında yaşayan bölge halkı, Suriye ordusunun Rakka'yı teröristlerden temizlemesiyle rahat bir nefes aldı. Rakkalılar, örgütün terör faaliyetlerini nasıl yürüttüğünü ve sivilleri amaçları doğrultusunda baskıyla nasıl kullandıklarını anlattı. Bölge halkı, işgal döneminde Arapların büyük ayrımcılığa maruz kaldığını, suç işleyen Kürtlerin cezalandırılmadığını, bunun da şehirde adeta bir korku ve baskı imparatorluğu kurduğunu ifade etti.

Sosyal medya üzerinden yeni Suriye yönetimini destekleyen paylaşımlar yapan siviller, uzun soruşturmalara ve tutuklamalara maruz kalıyordu. Yerel gazeteciler, 2 haftada bir istihbarat merkezlerine çağırılarak teröristlere karşı haber yapmamaları konusunda tehdit ediliyordu. Ayrıca, Suriye yönetimine ve Türkiye lehine paylaşım yapanlar hapse atılıyordu. Daha da vahimi, sadece Türk numarası olduğu için veya telefonlarında Türk numaraları kayıtlı olduğu için katledilen sivillerin bile olduğu belirtiliyor.