Rusya, enerji tedariki açısından kritik önem taşıyan Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve Babu'l Mendeb Boğazı'nda güvenlik ve sürekliliğin sağlanması için daha önceki güvenlik konseptini güncelleyerek bölge ülkelerine sundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan açıklama
Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yayınlanan açıklamada, bölgede gerginliğin azaltılması, refahın artırılması ve iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla uzun vadeli uzlaşı çözümlerinin bulunması için kolektif siyasi ve diplomatik çabalara ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Açıklamada, Basra Körfezi'nde ülkelerin meşru çıkarlarını ve dış müdahalelerden korunmalarını güvence altına alacak bir güvenlik sisteminin oluşturulması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda 2021'de hazırlanan Rus güvenlik konseptinin güncellendiği belirtilen açıklamada, "Yapıcı görüşe sahip ülkeleri, hedeflerle ilgili ortak vizyonun geliştirilmesine yönelik ortak girişimde bulunmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Hürmüz Boğazı güvenliğine özel vurgu
Rusya tarafından sunulan yeni güvenlik konseptinde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine özel bir vurgu yapılıyor. Körfez'in korunması için kolektif güvenliğin güçlendirilmesi önerilen konseptte, "Basra Körfezi, Umman Denizi, Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin uluslararası hukuk ilkeleri ile 1982 tarihli BM Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine uyulması, gemi ve mürettebat güvenliğine öncelik verilmeli" önerisi yapıldı.
Nükleer silahsızlanma ve terörle mücadele
Konseptte, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, uluslararası terör gibi sorunlarla ortaklaşa mücadele edilmesi gerektiği vurgulanarak, "Rusya, bölge ve bölge dışı ülkelere, sorunların çözümü için güç kullanılmasından vazgeçmeyi, askeri alanda güven artırıcı önlemlerin geliştirmeyi ve uygulamayı, kendi topraklarını komşu ülkelere saldırılar düzenlemek için başkaları tarafından kullanılmayacağını kayıt altına almayı, silah kontrolü konusunda anlaşmalar sağlamayı, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi amacıyla Ortadoğu ve Kuzey Afrika'yı kitle imha silahlarından arındırılan bölgeye dönüştürme yönünde adımlar atılmalı" teklifi yapıldı.



