Yukay ailesi adalet istiyor: AREL-7 gemisi kaptanı tutuklu yargılansın
Yukay ailesi adalet istiyor: AREL-7 kaptanı tutuklu yargılansın

Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Halit Yukay'ın eşi Rania Stypa Yukay, babası Muhittin Can Yukay ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada tercüman aracılığıyla söz alan Rania Stypa Yukay, eşinin vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. Baba Muhittin Can Yukay ise geminin tekneye çarptığının açıkça belli olduğunu belirterek, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi.

Avukat Esen: Sanıklar tutuklu yargılansın

Halit Yukay'ın avukatı Emine Selma Esen, sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti. Dosyaya gelen Adli Tıp Kurumu raporunda Halit Yukay'ın ölüm sebebinin AREL-7 gemisiyle çarpışma sonucu boğulma olduğunun belirlendiğini ifade eden Esen, olayın meydana geliş şeklinin gayet net olduğunu vurguladı. Esen, şu açıklamalarda bulundu:

"AREL-7 gemisi açık denizde gitmemesi gereken bir rotada seyahat ederken Halit Yukay'ın teknesine çarpmıştır ve gözcüsüz hareket ettiği için bu kazaya sebebiyet vermiştir. Sanıklar, olay yerini terk ederek delilleri karartmaya çalışmış ve yetkililere haber vermemişlerdir. Halit Yukay, canlı bir şekilde suda ölüme terk edilmiştir. Biz sanıkların kamu adına dışarıda gezmelerini bir tehlike olarak görüyoruz. Bu sebeple hem kamu vicdanı hem de adaletin yerine gelmesi açısından adli tıptan gelen son rapor doğrultusunda da Halit Yukay'ı öldüren ve ölüme terk eden bu şahısların tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Sanık avukatı: Çarpışma ispatlanmadı

AREL-7 gemisinin kaptanı sanık C.T'nin avukatı Nuri Koray Kurun ise Adli Tıp Kurumu raporunu düzenleyen kişilerin denizcilikle ilgili bilgilerinin olmadığını savunarak raporu kabul etmediklerini söyledi. Çarpışmanın olup olmadığının tam olarak ispatlanmadığını öne süren Kurun, şunları kaydetti:

"Kendim de gemi kaptanıyım. Bu çarpışma gerçekten oldu mu? Müvekkilim çarpışmanın olmadığını söylüyor. Açıkça bunu tam olarak netleştirmek lazım. AIS sistemi Halit Yukay'ın teknesinde bulunmuyor. Dolayısıyla ikisinin rotasının örtüştüğünü göremiyoruz. Suçluyu bulmak istiyorsak tüm detayların konuşulması lazım. Müvekkilim hakkındaki suçlamayı kabul etmiyorum. Halit Yukay'a ait 'Graywolf' teknesindeki bağlama kütüğündeki raporların, sertifikaların ve teknik belgelerin dosyaya eklenmesini talep ediyorum."

Mahkeme kararı ve duruşma tarihi

Diğer sanıkların avukatlarını da dinleyen hakim, birinci kaptan C.T'nin adli kontrol kararının devamına, Halit Yukay'ın ölüm sebebiyle ilgili Adli Tıp Üst Kuruluna müzekkere yazılmasına, sanıkların tutuklanmasına yönelik talebin reddine, Halit Yukay'a ait 'Graywolf' teknesindeki bağlama kütüğündeki tüm teknik evrakların mahkemeye gönderilmesi için İstanbul Liman Başkanlığına müzekkere yazılmasına karar verdi. Eksik evrakların tamamlanması için duruşma 10 Temmuz'a ertelendi.

Olayın geçmişi

Halit Yukay, 4 Ağustos'ta 'Graywolf' isimli özel teknesiyle Bozcaada'ya gitmek üzere denize açılmış, kendisinden bir süre haber alamayan yakınlarının durumu aynı günün gecesi güvenlik güçlerine bildirmesi üzerine arama çalışması başlatılmıştı. Sahil Güvenlik ekiplerince Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında çekilen görüntülerde, söz konusu teknenin kaza nedeniyle parçalanmış ve yarı batık halde olduğu tespit edilmişti. Tekne içinde dalış timi tarafından arama yapılmış fakat herhangi bir bulguya rastlanmamıştı.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, 'taksirle ölüme sebep olma' suçlamasıyla tekneye çarptığı ileri sürülen geminin kaptanı C.T. gözaltına alınmıştı. 8 Ağustos günü hakim karşısına çıkan C.T, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, yapılan itiraz üzerine 10 Ağustos'ta tutuklanmıştı. C.T, bir süre tutuklu kaldıktan sonra salıverilmişti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Taramalı sonar ve ROV cihazlarıyla yapılan arama faaliyetleri neticesinde 23 Ağustos'ta 68 metre derinlikte deniz tabanında tespit edilen ceset, 3 Eylül'de çıkarılmıştı. Bursa Adli Tıp Kurumu morguna getirilen ve DNA eşleşmesinde Yukay'a ait olduğu belirlenen cenaze, 6 Eylül'de İstanbul'da düzenlenen törenin ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'nda toprağa verilmişti.