Doğrudan satış firmaları, çoğunlukla kozmetik, temizlik ürünleri, takviye gıdalar ve benzeri ürünlerle tüketicilerin karşısına çıkıyor. Ellerindeki kataloglar aracılığıyla müşterilere ulaşan bu firmalar, ev hanımlarını yeni satış elemanı olarak sisteme dahil ederek büyümeye devam ediyor. Bu firmalarla ilgili Anayasa Mahkemesi'nden dikkat çeken bir karar geldi.
Yönetmelik yerine kanunla düzenlenecek
Yüksek Mahkeme, doğrudan satış sistemi ve e-ticaret lisans ücretleriyle ilgili düzenlemeleri detaylı bir şekilde inceledi. Mahkeme, doğrudan satış şirketleriyle ilgili bazı önemli kuralların yalnızca yönetmelikle belirlenmesini Anayasa'ya aykırı buldu. Bu karara göre, doğrudan satış şirketlerinin hangi şartlarla çalışacağı, sistemin hangi ilkelere göre işleyeceği ve tüketiciye yönelik bilgilendirme yükümlülüklerinin temel çerçevesi kanunda açıkça gösterilmeden idareye bırakılamayacak.
Satıcı da tüketici de korunacak
Karar, özellikle evden satış, temsilci sistemi, distribütörlük veya danışmanlık adıyla yapılan doğrudan satış faaliyetlerini ilgilendiriyor. AYM'ye göre bu alanda faaliyet gösterecek şirketlere getirilecek şartlar, sadece bakanlığın çıkaracağı yönetmelikle belirlenemez. Çünkü bu durum hem şirketlerin çalışma özgürlüğünü hem de tüketicilerin haklarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, temel kuralların kanun koyucu tarafından belirlenmesi gerekiyor.
İndirimli lisans ücretleri aynen devam edecek
AYM, e-ticaret platformlarının lisans ücretlerine ilişkin düzenlemelerin iptal istemini ise reddetti. Büyük e-ticaret platformlarının lisans ücreti hesaplanırken ihracat ve yatırım harcamaları üzerinden sağlanan indirimlerin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildi. Böylece e-ticaret lisans ücretlerine yönelik mevcut indirim sistemi aynen devam edecek.
Piramit sistemine ilişkin kural korunacak
AYM, doğrudan satış sisteminin piramit satışa dönüşmemesi gerektiğine ilişkin temel kuralı korudu. Yani kazancın asıl olarak sisteme yeni kişiler kazandırmaya değil, gerçekten mal veya hizmet satışına dayanması gerekiyor. Tüketicinin 30 gün içinde gerekçe göstermeden cayma hakkı da kararın merkezinde yer alan tüketici koruması açısından önemini sürdürüyor. İptal kararı hemen yürürlüğe girmeyecek. Gerekli kanunun çalışılması için TBMM'ye yeni süre tanındı. İptal edilen hükümler, 9 ay sonra yürürlüğe girecek.



