Türkiye, 6 yıl önce Tunceli'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun cinayete kurban gittiğinin belirlenmesinin ardından soruşturmadaki son gelişmelere kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, SABAH Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek'e yaptığı özel açıklamalarda, dosyadaki sır operasyonunu ilk kez kamuoyuna duyurdu.
Dosya 7 klasörden 14 klasöre çıktı
Başsavcı Ebru Cansu, göreve başladığında Gülistan Doku ile ilgili 7 klasörlük bir dosya bulunduğunu, bugün itibarıyla bu sayının 14 klasöre ulaştığını belirtti. Soruşturmanın büyük bir gizlilik içinde yürütüldüğünü vurgulayan Cansu, adliye personeli dahil hiçbir yetkisiz kişinin dosyaya erişimine izin verilmediğini söyledi.
Ankara'dan gelen sinyal her şeyi değiştirdi
Soruşturmanın kırılma noktasının Ankara'dan alınan gizli bir sinyal olduğu ortaya çıktı. Başsavcı Cansu, bu sinyalin ardından soruşturmanın seyrinin tamamen değiştiğini ifade etti. İlk başta 'intihar' olarak değerlendirilen vaka, 'Gökhan Ertok' ismiyle somutlaşan bir cinayet şebekesine dönüştü. Sahte hastane kayıtları ve bir valiye uzanan delil zinciri, soruşturmayı sarsıcı bir boyuta taşıdı.
Kritik aşamalar anlatıldı
SABAH Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek, Tunceli'de hem sahada hem de makamında bir araya geldiği Başsavcı Ebru Cansu ile yıllardır çözülemeyen Gülistan Doku dosyasında gelinen kritik aşamayı dinledi. Cansu, dosyayı devraldığı andan itibaren süreci baştan kurduğunu ve 2 yıl boyunca sır gibi saklanarak ilmek ilmek örülen incelemelerin bugünkü halini aldığını aktardı.



