Her okula psikolog ve sosyolog şart
Her okula psikolog ve sosyolog şart

Mahmut Çelik - Yazar

Okullara psikolog ve sosyolog desteği şart

Millî Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre Türkiye'de yaklaşık 75 bin okul bulunuyor. Bu okulların 60 bini kamu, 15 bin civarı da özel okul statüsünde. Her okul kapısına polis yahut bekçi yerleştirmeden evvel her okula aileler ve çocuklarla ilgilenecek psikolog ve sosyolog, en yakın camilerden de görevli imamları sorumlu tutmanın vakti geldi de geçiyor.

Ağaç yaşken eğilir der atalarımız. Çocuk suçlarının kökeninde yanlış veya eksik din, ahlâk ve değerler eğitimi olduğu, görünen manzaralardan biri. Günümüz kapitalist dünyasının keşmekeşinde bu eğitimi tüm ailelerin veremediği görülüyor. Ana gayesi neslin korunması ve sürdürülebilirliği olan devletler, bu işi ailelerin yerine yapmalı. Çünkü sonuçlarından tüm toplum etkileniyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Hastaları tek bir kılıfa sığdırmak mümkün değil

Önce ailenin ruhunu düzeltmek lazım; tarla ıslah edilmeden sağlıklı ürün beklemek zor. Bugün tanık olduğumuz şiddet olaylarını anlamak için Fail neden bunu yaptı? sorusundan ziyade Hangi toplumsal koşullar bu eylemi mümkün kıldı da faili ortaya çıkardı? sorusuna odaklanmak zorundayız. Her vakanın özgül durumları olmakla birlikte, yapılan araştırmalarda sosyal bağlardan kopuş, sosyal dışlanmışlık, geçmişteki travmalar, taklit, erkekliğini kanıtlama, tırmanma süreci, statü kaybı, silaha erişim ve sinyal verme gibi boyutların rol oynadığı açıklanıyor. Konuyu sadece bireysel psikolojik bir sorun olarak görmek, çözüme yeteri kadar hizmet etmeyecektir bu yüzden. Bu sorunu toplumsal bir gerçek olarak kabul edersek çözüm daha kolay olacaktır.

Şiddet eylemini gerçekleştiren kişiye odaklanırsak, hastalığın kendisini beslemeye devam ederiz. Bu durum toplumu bir bağışıklık krizine sokuyor ve bünye kendi ürettiği hücrelere saldırmaya başlıyor. Hastaları tek bir kılıfa sığdırmak mümkün görünmüyor. Bir grubun aşırı narsist yani toplumsal ahlâkı reddeden, empati, suçluluk ve pişmanlığı yok sayan, kendisini hep kurban olarak görüp hatasını kabul etmeyen, hemen öfkelenen ve her durumda hak sahibi gören bir karakterde olduğu görünüyor. Bir grupsa hayal dünyasında yaşayan, sanrılar gören, dağınık davranışlara sahip ve en önemlisi de daha başarılı akranlarına karşı derin kıskançlık besliyor.

Ve toplumda en çok bulunduğu düşünülen grupsa dağılmış, kaotik ailelerde yaşayan, sürekli taşınma sebebiyle sosyal çevresi değişen bireylerden oluşuyor. Ebeveynde madde bağımlılığı, suç geçmişi, fizikî/cinsel/duygusal istismar vakaları da görülebiliyor.

Psikolojinin yanında sosyoloji de hesaba katılmalı

Çocuk, yaşadıklarını sürekli hafızasına kaydeder. Karanlık ve yıpratıcı bir geçmiş, ileride yaşayacağı hayatın nasıl şekilleneceğine en büyük etken. Ailenin ve öğretmenlerin çok iyi gözlem yapması önemli ama herkeste analiz kabiliyeti gelişmemiş olacağından, devlet eliyle profesyonel destek birimleri oluşturmak ciddi bir hamle olur. Her okula bir psikolog/sosyolog derken, tam olarak okul, öğrenci, aile, çevre ve akran hikâyesini araştırmış ve olay gerçekleşmeden harekete geçiren uzmanı kastediyoruz. Olay gerçekleştikten sonra, Konu tamamen sosyolojikmiş demenin kimseye faydası yok. Bu tip durumlarda hemen psikologlar akla gelse de, sosyologlar birtakım odaklarca yok sayılsa da, mesele şiddet, gençlik, kadın, göç ve aile boyutuna gelince çözümün sosyoloji biliminde aranması gerekiyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Sürdürülebilir çözüm için sosyolojiyi hesaba katmak lazım. Sosyologlar şiddetin çoğunlukla kültürel hikâyenin sonucu olduğunu bilirler ama bunu bildiremezler. Öğrencisi, velisi, öğretmeni ve yöneticileriyle sosyal bir sistem olan okul kurumunun rehberlik hizmetinin sosyolojik bakış açısı, dolayısıyla okul sosyoloğu ile beraber yürütülmesi gerekli. Türkiye gibi hem tarım, hem sanayi, hem de enformasyon toplumu süreçlerinin, dolayısıyla geleneksel kültür, modern kültür ve postmodern kültürün bir arada yaşandığı bir ülkede yeni yetişen kuşaklara millî eğitim sisteminde hem psikolojik, hem de sosyolojik desteğin verilmesi oldukça önemli. Bunun için de rehber öğretmenleri ile okul sosyologlarının eşgüdüm içerisinde görev yapmalarının sağlanması, Türkiye'nin geleceği için çağdaş bir atılım ve kazanım olacaktır.

Panzehir: Sportif ve kültürel faaliyetler

Okul sosyologlarıyla yaş itibarıyla ergenlik döneminin çeşitli çatışma ve buhranlı gerilim yaşayan, risk kavramı bağlamında sosyal ve kültürel risk tehdidi dolayısıyla Türkiye'nin sosyal ve kültürel risk yapısında gözlemlenen çocuk, ergen ve gençler arasındaki okulu bırakma, şiddet ve suç oranlarındaki artış, çocuk istismarı ve tecavüzlerin artması, parçalanmış ailelerin çoğalması ve kendi aralarındaki sorunlar nedeniyle sosyal destek ihtiyacı duyan gençlere okul aracılığıyla psiko-sosyal adaptasyon, gelecek beklentilerine dair duygu, düşünce ve beklentilerin karşılanması ve paylaşılması, karşılıklı güven ve samimiyete dayalı bir mülâkat anlayışıyla çocuğun/gencin kendisi ve çevresiyle koşul ve imkânların geliştirilmesi, sosyal, bilişsel ve fiziksel gelişmenin sağlıklı bir şekilde yürütmenin desteklenmesi için sağlanabilir.

Çocuklar, durumları itibarıyla kolay kandırılabilir olmalarından dolayı sokaklara çıkmaları hâlinde uyuşturucu tacirlerinin, insan kaçakçılarının, hırsızlık şebekelerinin ve suç örgütlerinin açık hedefidir. Bu nedenle risk altındadırlar. Okul sosyologlarıyla risk altında olan çocukların sportif ve kültürel faaliyetlerle kişisel gelişimleri desteklenerek rehabilite edilip topluma üretken birer birey olarak katılımları sağlanabilir.

Okul çevresindeki kültürel yapı da çözümlenmeli

Okul sosyoloğu, sosyal destek amacıyla okul rehber öğretmeni ile iş birliği altında sorunlu çocukların aileleri ile toplantılar yapıp aile danışmanlığı yapabilir. Okul çevresinin sosyal dokusunu araştırabilir. Okul çevresinde konumlanan yaşam alanlarındaki kişilerin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumlarını raporlayabilir. Okulun çevresindeki kültürel yapılanmayı çözümleyerek bu yapılanmanın devlet kurumları ile adaptasyonunu sağlayabilir.

Demografik hareketlenmelerden dolayı ailenin ve öğrencinin okula ve çevreye adaptasyonunu sağlamanın yanında, ergenlik döneminde öğrencilerin kendi sosyo-ekonomik durumlarına yabancılaşmalarının önüne geçebilir. Millî ve kültürel değerlerimizle ilgili yapılacak çalışmalarda üzerinde durulması gereken konular, aynı bölge veya ilçedeki rehber öğretmenlerin yapacakları seminer çalışmalarının paralel ve uyumlu olmasını sağlayabilir. Bu çalışmaların muhtevasını da okul sosyoloğu üstlenebilir.

Boşluk şeytanın oyun alanıdır

Ayrıca boş zamanlar sosyolojisi kavramı bağlamında öğrencilerin okul dışı zamanlardaki etkinliklerini koordine ederek boş zamanın mutlaka doldurulması gereken bir zaman dilimi değilse de olumsuz çıktılara mahal vermeyecek şekilde öğrencinin kendisini özgür hissettiği ve ahlâkî planda faydalı geçireceği bir zaman dilimi olduğunu öğretebilir. Böylece uyuşturucu, şiddet ve benzeri eğilimlere karşı önlemler alabilir.

Okul sosyoloğu, ayrıca ayrımcılık ve ötekileştirme gibi durumların yaşanmaması için farklı kültürlere mensup öğrencilerin ortak etkinlik ve çalışmalarını organize edebilir. Kültürün hem geçmişimiz, hem de geleceğimizin oluşumunda elzem bir olgu olduğu hususunda çocukları bilinçlendirme çalışmaları yapabilir.

Okul Sosyoloğu Projesi için her bölgeye özel bir ortam ve metot kullanılmalıdır. 81 il, 921 ilçede farklı kimlikler ve sosyal çevrelerde yaşayan çocuklarımıza Ankara'dan tek tip bir çalışmayla yaklaşmak asla doğru olmaz. Ki bu projenin temelini oluşturması bakımından evvela zorunlu eğitim meselesinin şartları yeniden düzenlenmelidir.