Kira piyasası artık sadece yüksek fiyat meselesi olmaktan çıktı. Yeni dönemde kiracılar, imza atmak zorunda kaldıkları kira sözleşmeleriyle özel hayatlarını düzenleyen kurallar, ağır yaptırımlar ve devasa kefalet yükümlülükleriyle karşı karşıya kalıyor. Öyle ki ev sahipleri artık kira sözleşmelerine misafir yasağından evde yaşayacak kişi sayısına, bina giderlerinden kiranın gecikmesi halinde günlük faize kadar birçok ağır yaptırım ekliyor.
Kiracının Özel Hayatına Müdahale
Bununla da sınırlı kalmıyor. Kiracının günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu maddelerin ihlali çoğu zaman tahliye sebebi sayılıyor. Son dönemde kira sözleşmelerinin kişisel hayata doğrudan müdahaleye dönmeye başladığını belirten uzmanlar, bu duruma kanunen acil yaptırım gelmesi gerektiğini vurguluyor.
Kişi Sayısı Sınırı ve Misafir Yasağı
Kira sözleşmelerinde öyle maddeler var ki adeta yaşam talimatı veriliyor. Bir vatandaşın sitede tutmak istediği 3+1 ev için talep edilen kira sözleşmesi bu kadar da olmaz dedirtiyor. Eve yaşayacak kişi sayısının sınırlandırıldığı sözleşmede belirli saatten sonra misafir kabulü de yasaklanıyor. Örneğin karıkoca ve bir çocuk evi tuttu. Ancak bu evli çiftin ailesinden birinin annesi onlarla yaşamak zorunda kaldı. Bu durumda kira sözleşmesi ihlal edildiği gerekçesiyle tek taraflı feshedilerek tahliyesi talep ediliyor.
Uzmanlar, bu tür maddelerin özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı gibi temel hakları ihlal ettiğini belirtiyor. Kiracıların bu tür sözleşmelere imza atmadan önce dikkatli olmaları ve gerekirse hukuki destek almaları öneriliyor. Ayrıca, kira sözleşmelerinde yer alan fahiş cezai şartlar ve faiz oranlarının da tüketici hukuku açısından geçersiz olabileceği ifade ediliyor.



