İran'da geçtiğimiz ay sonunda başlayan ve ülke geneline yayılan protesto gösterilerinde hayatını kaybedenlerin sayısı artmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), yayımladığı son raporda, gösterilerde yaşamını yitirenlerin sayısının 646'ya yükseldiğini duyurdu.
HRANA'nın Son Rakamları ve Demografik Dağılım
HRANA'nın internet sitesinde 13 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan rapor, olayların 16. gününe ilişkin verileri içeriyor. Rapora göre, 31 eyalete yayılan gösterilerde hayatını kaybeden 646 kişinin dağılımı şu şekilde: 505 protestocu, 133 güvenlik görevlisi ve 1 savcı. Ayrıca, olaylar sırasında olay yerinde bulunan 7 sivil de yaşamını yitirdi.
Ölen protestocular arasında 9'unun on sekiz yaşından küçük olduğu belirtilen raporda, gözaltına alınan kişi sayısının da 10 bin 721'e ulaştığı vurgulandı. HRANA, bir önceki güne ait raporda ölü sayısını 538, gözaltı sayısını ise 10 bin 600 olarak açıklamıştı.
Diğer Kuruluşların Verileri ve Yaralılar
Konuya ilişkin farklı kaynaklardan da açıklamalar gelmeye devam ediyor. Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), güvenlik güçlerine ait ölü sayısını belirtmeksizin, 648 protestocunun öldüğünü ve bunlardan 9'unun yine çocuk olduğunu bildirdi.
Anadolu Ajansı'nın aktardığı raporlarda, olaylarda binlerce kişinin yaralandığı ifade ediliyor. Yaralanmaların büyük çoğunluğunun, güvenlik güçlerinin saçma ve plastik mermi kullanımı sonucu meydana geldiği kaydedildi. İran yetkilileri ise gösterilerdeki ölüm ve yaralanmalara dair resmi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.
Protestoların Başlangıcı ve Ülkeye Yayılması
Ülkede dalga dalga yayılan protesto hareketi, 28 Aralık 2025 tarihinde başladı. Tahran'ın tarihi Büyük Çarşı'sındaki esnaf, yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik sorunlar nedeniyle sokağa çıktı. Kısa sürede ülkenin dört bir yanındaki kentlere sıçrayan gösteriler, temel ekonomik taleplerin yanı sıra daha geniş siyasi çağrılara da evrildi.
Olayların üzerinden geçen iki haftadan fazla süreye rağmen, tansiyonun düşürülemediği görülüyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, İran yönetimini orantısız güç kullanımı ve şeffaflıktan kaçınmakla suçlarken, ülke içinde de gözaltılar ve çatışmalar devam ediyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ise belirsizliğini koruyor.