Dünya yeni bir düzenin doğum sancısını çekiyor. Eski sistemin efendileri ise doğumu geciktirmek için savaşlar, ambargolar, soykırımlar, medya manipülasyonları ve korku siyaseti gibi her yolu deniyor. Ancak hesap etmedikleri bir şey var: İnsanlığın vicdanı artık susmuyor. Galata Köprüsü'nden Londra'ya, Madrid'den Lahor'a kadar milyonlar sokaklarda. Çünkü 21. yüzyılın en büyük insanlık sınavı Gazze'de veriliyor. Tanklara karşı imanla direnen bir halk, dünyanın maskesini düşürüyor.
Vicdani İsyanın Sembolü: Lamine Yamal
Bu vicdani isyanın sembollerinden biri de Barcelona'nın genç yıldızı Lamine Yamal oldu. Şampiyonluk kutlamasında eline Filistin bayrağını alan Yamal, bugünün futbol dünyasında sadece bir bayrak taşımakla kalmadı; kariyerini, medyayı, lobileri ve tüm baskıları karşısına alma cesareti gösterdi. Nitekim ilk çığlık Tel Aviv'den geldi. Siyonist İsrail'in Savunma Bakanı Yisrael Katz rahatsız oldu. Çünkü bir futbolcu susmamıştı. Çünkü Gazze unutulmamıştı. Ama Yamal geri adım atmadı: “Bir inancım var ve onu ifade etmekten çekinmem.” İşte mesele tam da burada başlıyor.
Pedro Sanchez'in Net Tavrı
Bir tarafta genç yaşında vicdanının sesini dinleyen bir futbolcu, diğer tarafta ise dünyanın gözü önünde çocuklar ölürken hâlâ “aman dengeler bozulmasın” diye siyaset mühendisliği yapanlar var. Ardından İspanya Başbakanı Pedro Sanchez çıkıyor, Yamal'ı sahipleniyor. Açık konuşuyor, net tavır koyuyor. İsrail'e karşı eğilip bükülmüyor. Şimdi dönüp bizimkilere bakıyorsunuz... Biri dünya vicdanının yanında saf tutuyor, öteki ise partisindeki para kuleleriyle, bavullarla, belediye içi hesaplaşmalarla gündem oluşturuyor. Birinin gündeminde Gazze, barış ve insanlık var, vicdan var. Diğerinin gündeminde ise PR çalışmaları, kamera açıları, kadınlara tehdit ve kriz yönetimi. Kusura bakmasınlar ama bu çağ artık makyajlı siyaseti kaldırmıyor. Çünkü insanlar artık şunu soruyor: “Zulüm karşısında neredeydin?”
2 Bin Engelliye İş Olanağı
Bölgesel savaşların da etkisiyle sadece Türkiye'de değil dünyada da hayat pahalılaştı, iş bulmak zorlaştı. Özellikle engelliler için geçmişte de istihdam yaratmak, iş bulmak hiç kolay değildi. Bu açıdan taşın altına elini koyanlar, engellilere olanak yaratanlar övgüyü hak ediyor. Önceki gün İstanbul'da Dünya Engelliler Birliği ile Dünya Engelliler Vakfı, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam katılımı adına yürüttükleri ulusal ve uluslararası bir projeyi kamuoyuyla paylaştı.
Projenin Detayları
İşin bir ayağında BM tarafından tanınan, 120 ülkede temsilciliği bulunan Dünya Engelliler Vakfı ve sanatçı başkanı Metin Şentürk, diğer ayağında ise AXA Sigorta var. Bu ikilinin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Artse Reasürans ve Sigorta Brokerliği AŞ ile geliştirilen ve hayata geçirilen mesleki eğitim ve istihdam programıyla en az 2 bin engelli birey iş sahibi olacak. Böylece AXA Sigorta'nın kurumsal sorumluluk anlayışı ve Dünya Engelliler Birliği'nin uluslararası kapsayıcılık misyonuyla ortaya sadece bir eğitim projesi değil, aynı zamanda engelli bireylerin mesleki güçlenmesine ve ekonomik bağımsızlığına katkı sunan değerli bir toplumsal dönüşüm hamlesi çıkıyor. Umarız bu çabaya başka kurumlar da katılır ve böyle örnekler çoğalır.



