23 Nisan'ın 106. Yılında Tarihe Yolculuk: İlk Meclis'in Destansı Hikayesi
Sevinin çocuklar... Övünün büyükler... Türk milletinin en büyük bayramlarından biri olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Bu anlamlı günde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının zorlu koşulları ve o dönemin unutulmaz anıları yeniden gündeme geliyor.
Tahta Sıralardan Gaz Lambalarına: İlk Meclis'in Mütevazı Koşulları
23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, o dönemin şartlarında inanılmaz bir fedakarlık örneği sergiledi. Türkiye nüfusunun yüzde 84'ünün kırsalda yaşadığı bir dönemde, milletvekilleri çiftçi, öğretmen, asker, din adamı, aşiret reisi, serbest meslek mensubu ve kamu görevlilerinden oluşuyordu. Milletvekillerinin oturduğu tahta sıralar Ankara Öğretmen Okulu'ndan temin edilirken, Meclis'in aydınlatılması için gerekli olan gaz lambaları ise çevredeki kahvehanelerden sağlanmıştı.
Başkanlık kürsüsü, para istemeyen bir marangoz tarafından yapılırken, milletvekili sayısı oturulacak sıra sayısından fazla olduğu için erken gelenler oturabiliyor, diğerleri ise ayakta durmak zorunda kalıyordu. En yaşlı üye Sinop Milletvekili Şerif Bey, başkanlık kürsüsünde tarihi açılış konuşmasını yaparak, "Ulusumuzun iç ve dış tam bağımsızlık içinde, yazgısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendisini yönetmeye başladığını bütün cihana duyurarak Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Atatürk'ün Öğretmene Saygısı: "Cumhurbaşkanı Bile Öğretmenden Sonra Gelir"
Mustafa Kemal Atatürk'ün öğretmenlere verdiği değer, tarihe geçen bir anekdotla bir kez daha hatırlanıyor. Atatürk, bir yurt gezisi sırasında yolda tek sınıflı bir köy okulu görüyor ve sınıfa giriyor. Öğretmen, Atatürk'ü görünce kürsüden kalkarak "Buyurun Efendim" diyor ve kürsüyü Atatürk'e bırakmak istiyor. Ancak Atatürk öğretmeni durdurarak şu tarihi sözleri söylüyor: "Yerinizde oturunuz... Dersinize devam ediniz... Eğer izin verirseniz biz de sizden yararlanmak isteriz... Sınıfa girdiği zaman Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir."
Bir Tevazu Abidesi: Atatürk'ün Üniversite Ziyareti
Atatürk'ün tevazuu, İstanbul Üniversitesi ziyaretinde de kendini gösteriyor. Mütevazı bir salonda, tahta iskemleler ve ortada büyük, gösterişli bir koltuk bulunuyor. Atatürk, profesörlerle birlikte salona giriyor ve muhteşem koltuğa buyur ediliyor. Ancak Cumhurbaşkanı Atatürk, koltuğa bakıyor ve profesörlere dönerek şu sözleri söylüyor: "Sizlerden öğreneceğimiz çok şeyler olduğuna göre bu koltuk sadece sizlere aittir." Bunun üzerine koltuğa en kıdemli profesör otururken, Atatürk tahta iskemlede oturmayı tercih ediyor.
Paltolu Meclis: Soğukta Titreyen Milletvekilleri
Meclis, bir bahar gününde açılmıştı ancak havalar soğuyunca milletvekilleri zorlu bir sınavla karşı karşıya kaldı. 1 Kasım 1920'de Bolu Milletvekili Fuat Bey, Meclis Başkanlığı'na bir önerge vererek, şiddetli soğuğun Meclis'teki görüşmeleri imkânsız hale getirdiğini ve milletvekillerinin sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti. Genel kurul salonuna soba kurulana kadar Meclis çalışmalarının ertelenmesini teklif etti.
Ancak Meclis'te palto ile oturan milletvekillerinden "Hayır" sesleri yükseldi. Başkan, önergeyi oylamaya sunduğunda, milletvekilleri tir tir titremelerine rağmen ret oyu kullandılar ve Meclis soğukta çalışmaya devam etti. Bu olay, ilk Meclis'in ne kadar zorlu koşullarda çalıştığının çarpıcı bir örneği olarak tarihe geçti.
Kurtuluş Savaşı'nda İstifa: Cepheye Gitmek İçin
Kurtuluş Savaşı devam ederken, Meclis'te görev yapan bazı milletvekilleri ilginç istifa gerekçeleri sunuyordu. Bunlardan biri olan Adana Milletvekili İbrahim Bey, istifa gerekçesini şu sözlerle açıklıyordu: "Cepheye gidip düşmanla savaşacağım için Meclis'e devam edemeyeceğim." Bu örnek, o dönemdeki vatanseverliğin ve fedakarlığın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Gazi Meclis'in Günlük Yaşamı
Birinci Meclis'in koridorunda 3 büyük su küpü ve yanlarında kalaylı bakır taslar bulunuyordu. Milletvekillerinin su içmeleri için bu düzenek kullanılıyordu. Meclis çalışması bitince, evli milletvekilleri eşekle, beygirle veya at arabasıyla evlerine giderken, bekâr milletvekilleri ise Muallim Mektebi'nde yer yataklarında yatıyorlardı. İşte bu zorlu koşullar nedeniyle ilk Meclis, "Gazi Meclis" olarak anılıyor.
Tarihi Konuşma: Çocuklara Armağan Edilen Bayram
23 Nisan 1927'de Atatürk, 23 Nisan'ı çocuklara armağan ettiği tarihi konuşmasında şu sözleri söyledi: "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizlersiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışın. Sizlerden çok şey bekliyoruz."
İlk Kutlama ve Bayramın Kabulü
Meclis'in açılışından bir yıl sonra, 23 Nisan 1921'de Meclis toplantı halindeyken gündemde 23 Nisan gününün bayram kabul edilmesi vardı. Kürsüde Bursa Milletvekili Baha Bey şu konuşmayı yaptı: "Millet, 23 Nisan'da sözünü söyledi ve davaya atıldı. Yoktan bir ordu çıkardı. Dağılan halkı bir araya topladı. 23 Nisan günü bu milletin, özgür ve bağımsız Anadolu'nun sonsuza kadar milli bir bayramıdır." Ve 23 Nisan 1922'de bayram ilk kez kutlandı.
Sabahattin Ali'nin Atatürk Hikayesi
Tarihi bir anekdot da ünlü yazar Sabahattin Ali ile ilgili. Öğretmenlik yapan Sabahattin Ali, Atatürk hakkında eleştirel bir şiir yazdığı için öğretmenlikten ihraç edildi. Göreve dönmek için çabalayan Sabahattin Ali, sonunda Milli Eğitim Bakanı'na ulaştı. Bakan, "Senin hakkında bir şey yapamayız" dediğinde, Sabahattin Ali "Niçin yapamazsınız?" diye sordu. Bakan, "Suçun Atatürk'ün şahsına ait... Biz karar veremeyiz" yanıtını verdi.
Sabahattin Ali, "Öyleyse Atatürk'ün karşısına çıkacağım" deyince, bakan bir hafta sonra gelmesini istedi. Bakan, bir akşam sofrasında konuyu Atatürk'e açtı: "Efendim... Hani hakkınızda ağır hiciv yazan öğretmen vardı... Af kanunundan yararlanarak öğretmenliğe dönmek istiyor." Atatürk sordu: "Öğretmen olmasında yasal bir engel var mı?" Bakan "Hayır efendim" deyince, Atatürk şu tarihi yanıtı verdi: "Öyleyse niçin bana soruyorsunuz? Kendisini hemen öğretmenliğe tayin ediniz."
Bu büyük bayramda, başta büyük önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla, rahmetle anıyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!



