TBMM Başkanı Kurtulmuş, İspanyol Mevkidaşı Armengol ile Ankara'da Buluştu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere Ankara'ya gelen İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından iki meclis başkanı ortak bir basın toplantısı düzenleyerek değerlendirmelerde bulundu.
İki Ülke Arasındaki Güçlü İlişkilere Vurgu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, toplantıdaki konuşmasında Türkiye ile İspanya arasındaki olumlu gündeme dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İspanya Başbakanı Pedro Sanchez arasındaki uyumlu ikili ilişkilerin sürdüğünü belirten Kurtulmuş, iki ülke arasında ticaret, savunma, sanayi, enerji, denizcilik sektörü, turizm, eğitim ve kültür alanlarında güçlü bağların bulunduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, Türk Hava Yollarının İspanya'nın çeşitli şehirlerine yaptığı uçuşların da iki ülkeyi yakınlaştırdığını söyledi. Ayrıca İspanya'daki Endülüs'ten kalma mirasın Türk ve İspanyol halklarını birbirine yakınlaştıran tarihi bir birikim olduğunu vurguladı.
Filistin ve Gazze Konusunda Ortak Görüş
İki ülkenin son dönemde birçok konuda ortak görüşte birleştiğini dile getiren Kurtulmuş, Gazze'de ilan edilen ateşkese rağmen devam eden soykırım karşısında İspanya Hükümeti'nin ve İspanyol halkının tavrını takdire şayan bulduklarını kaydetti. İspanya'nın Filistin Devleti'ni tanıdığını ve iki devletli çözümden başka yol olmadığını ilan ettiğini hatırlatan Kurtulmuş, başka ülkelerin de Filistin'i tanıyarak mücadeleyi güçlendirdiğini belirtti.
Parlamenter diplomasinin uluslararası ilişkilerin önemli araçlarından biri haline geldiğinin altını çizen Kurtulmuş, meclisler vasıtasıyla ülkeler arası çok taraflı ilişkilerin geliştirildiğine dikkati çekti. Türkiye ve İspanya'nın yakın işbirliğiyle ilişkilerini güçlü şekilde tahkim etmeyi sürdüreceklerini söyledi.
Terörsüz Türkiye Komisyonu'ndan Güncel Bilgiler
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırlayacağı rapora ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, komisyonun 5 Ağustos 2025'ten itibaren 20 toplantı yaptığını anımsattı. Raporlama safhasına geçildiğini bildiren Kurtulmuş, burada da mesafe alındığını dile getirdi.
Kurtulmuş, daha önce siyasi partilerin kendi raporlarını kamuoyu ile paylaştığını, bu raporlarda uzlaşılan ve uzlaşmaya yakın olan alanlar üzerinde son derece titiz bir çalışma sürdürdüklerini belirterek şunları kaydetti:
"Son noktaya gelinmiştir. Önümüzdeki günlerde rapor hazırlanacak, bu rapor komisyon üyelerine takdim edilerek, onların görüşleri de alındıktan sonra ümit ediyorum ki ittifakla kabul edilerek ya da çok büyük bir oyla, nitelikli çoğunlukla kabul edilerek TBMM Komisyonu'nun ortak raporu olarak, o raporun son bölümünde yer alacak somut teklifler de TBMM'ye sunulacak ve TBMM kendi takvimi içerisinde bu konuyla ilgili yasal hazırlıkları yaparak Meclis Genel Kuruluna sunacaktır. Komisyon çalışmaları bakımından artık sona aşamaya geldik. Bir an evvel bunu bitirmek için bütün arkadaşlarımızın samimiyetle gayret ettiğini görüyorum."
Suriye'deki Gelişmeler ve YPG Konusu
Suriye'de terör örgütü YPG konusunda gelinen tablonun tatmin edici olup olmadığının sorulması üzerine Kurtulmuş, komisyonun ana amacının, ilk adımın, terör örgütünün bütün unsurlarıyla kendisini feshetmesi ve silahlı mücadele dönemini geride bıraktığını ilan etmesi olduğunu söyledi. Bunun gerçekleştirildiğinin teyit ve tespit edilmesinin, yasal düzenlemelere geçilebilmesi için kritik eşik olarak nitelendiren Kurtulmuş, bu kritik eşik konusunda partilerin büyük çoğunluğunun fikir birliği içerisinde bulunduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek şunları ifade etti:
"Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde Suriye hükümeti ülkede ulusal birliği sağlayacak adımları sonlandırsın ve bu anlamda Suriye'de artık terör örgütlerinin hiçbirisinin esamesinin okunmadığı, silahlı grupların tamamının meşru güçler olarak Suriye Devleti'nin içinde, askeri yapılanmasının yer aldığı ve entegreasyon sürecinin de başarıyla tamamlandığı bir gelişmeyi hep beraber takip edelim ve bunları gözlemleyelim."
Suriye'de Silahlı Örgütlerin Çekilmesi Gerektiği Vurgusu
Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından yaptıkları açıklamaları hatırlatan Kurtulmuş, Suriye'de hiçbir gayri meşru silahlı gücün, terör örgütünün kalmaması gerektiğini vurguladı. Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Suriye'deki bütün farklı unsurlar, etnik, mezhebi, dini farklılıklarıyla birlikte yeni Suriye yönetiminin bir parçası olmalıdır ve bu anlamda Suriye yönetiminde herkesin işin içine katılabileceği demokratik sürecin önü açılmalıdır. Bu çerçevede anayasa hazırlama sürecinin de Suriye'nin geleceği için fevkalade önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi artık oradaki bütün silahlı unsurların, silahlı örgütlerin tamamının Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir. PYD/YPG, ismi ne olursa olsun bir terör örgütüdür. DEAŞ, bir başka terör örgütü. Kim varsa gayri meşru olarak onların hepsinin Suriye sahasından çekilmesi temin edilmeli, Suriye'nin Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Sünnileri, Ezidileri, Nusayrileri, gayrimüslimleri hep beraber barış içinde tek bir bayrak altında artık yaşamaya başlamalıdır. Yeter, 60 yıllık diktatörlükten, 13 yıllık iç savaştan sonra Suriye'yi hiç kimse terör örgütleri vasıtasıyla zehirlemeye kalkmasın. Suriye, Suriyelilerindir ve hep beraber Suriye ortak bir geleceği kurmak için kararlıdır."
Gazze'deki İnsani Durum ve Uluslararası Baskı İhtiyacı
İsrail'in Gazze'deki ateşkesi ihlal ettiğinin ve Gazze için Barış Kurulu oluşturulduğunun belirtilmesi üzerine Kurtulmuş, İsrail'in barış anlaşmasının mürekkebi kurumadan soykırıma devam ettiğini kaydetti. İsrail'in insani yardımların Gazze Şeridi'ne ulaşmasını engelleyerek yaşlıların, kadınların ve çocukların açlıktan, soğuktan ölmesine neden olduğunun altını çizdi.
"Gazze'de yeni döneme başlanacak olmasını ümitle aynı zamanda da tedbiri, temkinli şekilde karşılıyoruz" diyen Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:
"Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş bir hükümetin, bir yönetimin öyle çok kolay insani yardımların kapısını aralamayacağı ya da 'vazgeçtim, katliam, soykırım yapmayacağım' demeyeceği aşikardır. Dolayısıyla uluslararası camianın, bu soykırımcı İsrail hükümetinin, Netanyahu yönetiminin tavrını, tarzını, ciddi bir şekilde uluslararası baskıyla kontrol altına alması şarttı. Bu anlamda da uluslararası camia, 'nasılsa burada barış var' diye rehavete kapılmamalıdır çünkü tavrı, tarzı herkes tarafından bilinen hükümetten bahsediyoruz. Dolayısıyla burada, bütün baskılar sürdürülmeli ve bir an evvel Refah Sınır Kapısı açılarak oraya insani yardımların girmesi, Gazze halkının yeniden ayağa kalkmasının temin edilmesi için her türlü desteğin verilmesi şarttır."
Kurtulmuş, Türkiye olarak başından beri barışı desteklediklerini, Gazze halkının geleceği için herkesle, iyi niyetli olan herkesle müşterek çalışmaya hazır olduklarını, her şeyden evvel de Gazze'de acil insani yardımların, oradaki yaşlı ve çocukların korunması için adımların atılmasını gerekli gördüklerini belirtti. Dünya gündeminin yoğun olduğu dönemde olduklarını, her gün dünya gündemini değiştiren büyük olaylarla karşı karşıya olduklarını ifade eden Kurtulmuş, "Sakın, dünya gündeminin yoğunluğu Gazze halkının yaşadığı gayri insani durumu unutturmasın, bunun unutulmasına vesile olmasın" uyarısında bulundu.
Kurtulmuş, Gazze'deki soykırımı ve soykırımcıları unutmayacaklarını, Gazze halkına destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.
İspanyol Meclis Başkanı Armengol'dan Filistin Mesajı
Türkiye ve İspanya'nın Filistin'deki barışı da savunduğuna dikkati çeken İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol, "Aynı zamanda bu soykırımın son bulmasını diliyoruz. Burada bir Filistin devletinin kurulması imkanını da destekliyoruz" ifadesini kullandı. Armengol'ün bu açıklaması, iki ülkenin Filistin konusundaki ortak duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.