Meclis'te Yaşanan Yemin Töreni Gerginliğinin Arkasındaki Gerçekler Açığa Çıktı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda gerçekleşen yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yemin töreni sırasında yaşanan son derece gergin anların perde arkasına ilişkin yeni ve çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Deneyimli gazeteci Abdulkadir Selvi, Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin söz konusu yemin törenini engellemeye yönelik almış olduğu kararları ve Genel Kurul'daki tansiyonu önemli ölçüde yükselten tüm süreci ayrıntılarıyla kamuoyuna aktardı.
Gergin Sürecin Başlangıcı ve Grup Toplantıları
Bu oldukça hareketli süreç, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasının hemen ardından başladı. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Meclis'in o kritik toplantısı öncesinde diğer siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle bir araya gelerek görüşmeler gerçekleştirdi. Bu önemli toplantıya CHP Grup Başkanvekilleri Murat Emir ve Ali Mahir Başarır da aktif olarak katılım sağladı.
AK Parti heyeti, yapılan görüşmede açık bir şekilde, "Anayasa'nın gereği olarak bu yemini mutlaka yaptırmamız lazım. Siz demokratik tepkinizi gösterebilirsiniz ancak yemin törenini yaptıralım" teklifinde bulunurken, CHP temsilcileri ise kesin bir tavırla, "Biz eylem yapacağız. Bu yemini asla yaptırmayacağız" yanıtını verdi. AK Partili isimlerin, "Demokratik tepkinizi gösterin ancak yemin törenini engellemeyin" şeklindeki ısrarları üzerine ise CHP'li yetkililerin, "Genel Başkanımızın bu konuda talimatı var. Bu yemini kesinlikle yaptırmayacağız" açıklamasını yaptığı öğrenildi.
Özgür Özel'in Kritik Talimatı ve 'Kavgaysa Kavga' Sözleri
Abdulkadir Selvi, yaşanan krizin en kritik anına ilişkin olarak da CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yapılan görüşmeye dikkat çekti. Edinilen bilgilere göre Murat Emir ve Ali Mahir Başarır'ın, o sırada Silivri Cezaevi'nde bulunan Ekrem İmamoğlu ile görüşme halinde olan Özgür Özel'e ulaştığı; Özel'in ise AK Parti'nin yapmış olduğu teklifi net bir şekilde reddederek, "Bugün ona yemin ettirmeyeceksiniz. Kavgaysa kavga, dövüşse dövüş." şeklinde kesin bir talimat verdiği iddia edildi.
Selvi'ye göre Meclis'teki fiziki gerilimin fitilini ateşleyen sözler de tam olarak bu talimat oldu. Bu açıklamanın ardından Genel Kurul'da yaşanan gerginlik ve tartışmaların daha da şiddetlendiği belirtiliyor. Sürecin, siyasi partiler arasındaki gerilimi artıran önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulanıyor.
Olayın, Türkiye siyasi tarihinde yemin törenleri bağlamında yaşanan en sert çekişmelerden biri olarak kayıtlara geçtiği ifade ediliyor. Tüm bu gelişmeler, Meclis'teki demokratik süreçler ve siyasi diyalog mekanizmaları üzerine yeniden düşünmeyi gerektiren bir tablo ortaya koyuyor.