CHP'de Gölge Kabine Yapılanmasında Kriz Derinleşiyor
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 39. Olağan Kurultayı sonrasında hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) adlı gölge kabine modelinde yaşanan sorunlar bitmek bilmiyor. Kurultayın ardından, CAO bünyesinde yeni bir yürütme kurulu oluşturuldu ve bu yapılanma kapsamında, geleneksel gölge bakanlık sisteminden farklı olarak, "icracı politika üretme ve tanıtma" odaklı bir yaklaşım benimsendi. Bu çerçevede, 18 üyeden oluşan CAO Yürütme Kurulu'na bağlı olarak toplam 17 adet Politika Kurulu da faaliyete geçirildi.
Milletvekilleri Alt Kurullarda Görev Almak İstemiyor
Her bir gölge bakana bağlı olması planlanan ve alanında uzman yedi isimden oluşması öngörülen Politika Kurulları, henüz işlevsel hale getirilemedi. Alt kurullarda yer alacak üyelerin dördünün milletvekili olması tasarlanmış olmasına rağmen, haftalar geçmesine karşın bu yapı bir türlü tamamlanamadı. Parti içi kaynaklar, milletvekillerinin büyük bir bölümünün alt kurullarda görev almaya isteksiz olduğunu belirtiyor. Bu tutumun arkasında, Adaylık Ofisi'nin alternatif bir Genel Merkez görüntüsü vermesi ve mevcut parti yapılanmasıyla çakışma endişeleri yatıyor.
İç Tartışmalar ve Eleştiriler Sürüyor
Gölge kabinenin CAO Yürütme Kurulu adını almasının ardından, Hükümet Programı hazırlıkları ile Parti Programı çalışmaları da bu yeni yapıya devredildi. Ancak, bu değişiklik CHP içinde ciddi tartışmalara yol açtı. Eleştiriler, gölge kabinenin yalnızca bir isimler listesinden ibaret kaldığı ve kamuoyunda yeterli karşılık bulamadığı yönünde yoğunlaşıyor. Parti üyeleri, modelin etkin bir şekilde işletilememesinden ve siyasi mesajların net olarak iletilememesinden duydukları rahatsızlığı dile getiriyor.
Özlem Çerçioğlu, Özgür Özel Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu
Bu gelişmelerin yanı sıra, CHP içinde başka bir kriz daha patlak verdi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kendisine iftira atıldığı iddiasıyla partinin Genel Başkanı Özgür Özel hakkında resmi suç duyurusunda bulundu. Çerçioğlu, Özel'in açıklamalarının şahsını hedef aldığını ve bu sözlerin gerçek dışı, mesnetsiz, iftira niteliği taşıdığını öne sürdü. Açıklamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu vurgulayan Çerçioğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bu beyanlar kişilik haklarını ihlal eden, kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan ve kamu düzenini zedeleyen sorumsuz bir girişim niteliği taşımaktadır. Bu tür açıklamalar ne demokratik siyaset anlayışıyla ne de hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaktadır. Kamu görevini yürüten bir kişi olarak, şahsıma ve temsil ettiğim makama yöneltilen bu tür ithamların karşılıksız bırakılması söz konusu değildir. İftira, karalama ve itibarsızlaştırma amacı taşıyan her türlü girişim hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı mercilerinin takdirine sunulmuştur."
Bu dava, CHP'nin hem iç yapılanmasındaki krizleri hem de liderlik kademesindeki gerilimleri gözler önüne seriyor. Partinin, gölge kabine modelini işlevsel hale getirme çabaları ve iç birliği sağlama mücadelesi, önümüzdeki dönemde siyasi gündemi şekillendirecek gelişmeler arasında yer alıyor.