CHP'li Belediyelerde Yolsuzluk İddiaları ve Kurumsal Temizlik Çağrısı
Değerli okur Ali Uygur, CHP'li belediyelerde son dönemde kamuoyuna yansıyan rüşvet, yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma iddialarına dikkat çekti. Uygur, bu iddiaların artık kesin delillerle ispatlanmış hakikatler haline geldiğini belirterek, "sosyal belediyecilik" vaatleriyle taban tabana zıt bir tablo oluştuğunu vurguladı.
Halkın kaynaklarının şahsi menfaatler veya yandaş sermaye için kullanılmasının, sadece hukuki bir ihlal değil, aynı zamanda ağır bir siyasi güven kaybı olduğunu ifade eden Uygur, özellikle liyakatsiz kadrolaşmanın getirdiği denetim zafiyetinin irtikap ve taciz gibi vahim olayların zemin bulmasına neden olduğunu kaydetti.
Bu tür skandallar karşısında "siyasi mağduriyet" diline sığınmak yerine, kurumsal bir temizlik ve şeffaflık sergilenmesinin elzem olduğunu belirten Uygur, kendi içindeki çürümeyi temizleyemeyen bir yönetim anlayışının, Türkiye geneli için bir değişim alternatifi sunmasının mümkün görünmediğini dile getirdi.
Dünya Kupası Çekilişlerinde Vergi Sorunu
Değerli okur Muharrem Akduman ise, muhtemel Dünya Kupası kampanyaları için önemli bir uyarıda bulundu. Akduman, Dünya Kupası'na katılacak olmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederken, yıllardır halledilemeyen bir soruna dikkat çekti.
Dünya Kupası'na gitmek için düzenlenen çekilişlerde, bir market (A-101) başlattığı kampanyanın ardından içecek markalarının da benzer kampanyalar başlatacağını belirten Akduman, 3 günlük Meksika maçı seyahatini kazanan kişilerin 224 bin 532 TL veraset ve intikal vergisi ödemek zorunda olduğunu hatırlattı.
Bu meblağın yaklaşık 8 asgari ücret tutarına denk geldiğini vurgulayan Akduman, gençlerin, talebelerin, asgari ücretlilerin ve emeklilerin bu vergiyi ödeyemeyeceğini ifade etti. Akduman, böyle kısa maç seyahatlerinde veraset ve intikal vergisi alınmaması önerisinde bulunarak, bu konunun dikkate alınmasını umduğunu belirtti.
Survivor'daki Şiddet Olayları ve Cezalar
Okur Emel Yılmaz ise, TV 8 kanalında yayınlanan Survivor yarışmasındaki şiddet olaylarına verilen cezaları yetersiz buldu. Yılmaz, Nisanur adlı yarışmacının, söz dalaşına girdiği lisanslı boksör Serenay'dan yumruk yediğini, görüntülerin seyirciye flu verildiğini kaydetti.
Boksöre verilen cezanın yarışmadaki 8 ödülden mahrumiyet olduğunu ve yarışmaya devam ettiğini belirten Yılmaz, "Bu mudur? Bir yarışmacının can güvenliği tehlikeye atılmış, Acun Medya koruyamamıştır" ifadelerini kullandı.
Yılmaz, saldıran kişinin boksör olmasını ve olayın adada değil, yarışma sırasında sahada gerçekleşmesini bahane olarak gösteren yaklaşımı eleştirdi. RTÜK'ün ve Nisa'nın babasının nerede olduğunu soran Yılmaz, Serenay'ın "Ne yapayım ben boksörüm. Gözüme perde indi sinirden" şeklindeki savunmasını da eleştirerek, bu konuda yetkililerin eleştirilere kulak vermesini umduğunu belirtti.
Gaf Kürsüsü ve Dizi İronisi
Tansu Sarı kardeşimizden gelen bir hiciv de dikkat çekti. Arka Sokaklar dizisinin 12'nci bölümünde "çürük elma" olarak yakalanıp tutuklanan Fikret adlı komiseri canlandıran Murat Serezli'nin, aynı dizide bu kez "Emekli Başsavcı Fevzi" rolüyle yer aldığı bildirildi.
Bir ev kadınının sanal medyadaki isyanına atıfta bulunularak, "Kaçıncı yüzyıldayız, hâlâ kendi kendini temizleyen ev icat edilmedi. Sus, bana cevap verme bilim adamı!.." şeklindeki sözler paylaşıldı.



