CHP'li Salıcı: Türkiye Barış Kurulu'nda Olmalı, Yerimiz Masadır
CHP'li Salıcı: Türkiye'nin Yeri Barış Kurulu'nda Masadır

CHP'li Salıcı'dan Barış Kurulu Çağrısı: Türkiye Masada Olmalı

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği önemli konuşmada, Hamas ile İsrail arasında imzalanan ateşkes sonrası ABD'nin öncülüğünde kurulan Barış Kurulu'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Salıcı, Türkiye'nin bu kurulda aktif bir şekilde yer almasının Filistin halkına önemli faydalar sağlayacağını vurgulayarak, "Akan kanın durması için atılan her adım değerlidir" dedi.

"Uluslararası Düzende Ya Masada Ya Menüde Olursunuz"

Salıcı, konuşmasında küresel siyasetteki konumlanmaya dikkat çekerek, "Uluslararası düzenin yeniden şekillendiği bu kritik zamanlarda ya masada ya da menüde olursunuz. Türkiye'nin yeri ise kesinlikle masadır" şeklinde güçlü bir mesaj verdi. Bu ifade, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası barış süreçlerinde etkin bir rol oynaması gerektiğinin altını çizdi.

Netanyahu Yönetiminin Politikalarına Sert Eleştiri

CHP'li milletvekili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki yönetimin politikalarını şiddetle eleştirerek, "Netanyahu Yönetimi, dünyaya sınırsız şiddeti ve sınırsız işgali kutsayan bir model dayatmıştır" ifadelerini kullandı. Salıcı, bu modelin her platformda reddedilmesi gerektiğini belirtti.

Gazze'deki yıkımın boyutlarına da değinen Salıcı, "Gazze'de molozları kaldırmaya yarın sabah başlasanız, sonuncusunu ancak 2040'lı yıllarda bitirebilirsiniz. Hasar, bu derece ağırdır" diyerek bölgedeki insani durumun vahametini gözler önüne serdi.

Anlaşmalara Rağmen Saldırıların Sürmesi Kabul Edilemez

Salıcı, varılan anlaşmalara rağmen İsrail saldırılarının devam etmesini ve daha dün Lübnan'ın hedef alınmasını kesinlikle kabul etmediğini ifade etti. Ayrıca, İsrail'de Netanyahu politikalarına karşı çıkan önemli bir kesimin bulunduğunu hatırlatarak, "Bizim tepkimizin adresi İsrail halkı değil, işgalci zihniyetin soykırım politikalarıdır" diyerek önemli bir ayrım yaptı.

Bu açıklamalar, Türkiye'nin bölgesel barış çabalarındaki potansiyel rolünü ve Filistin meselesine yönelik insani yaklaşımını ortaya koyarken, uluslararası diplomaside aktif bir pozisyon almanın gerekliliğini vurgulamaktadır.