Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek tarihi NATO Zirvesi için geri sayım sürerken, muhalefet cephesinden tepki çeken bir hamle geldi. Geçtiğimiz kurultay sürecinde pavyonda delege pazarlığı yaptığı ve iradeye fesat karıştırdığı gerekçesiyle koltuğundan olan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı bu dev organizasyon öncesinde ülkeyi uluslararası kamuoyunda zor durumda bırakacak utanç verici açıklamalara imza attı.
Karalama kampanyası başlattı
İngiltere merkezli ekonomi gazetesi Financial Times'ta bir makale yayınlayan Özel, demokratik seçimlerle milyonların oyunu alarak göreve gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türkiye Cumhuriyeti devletini yabancı müttefiklere şikayet ederek adeta bir karalama kampanyasına imza attı. CHP'li Özel, kaleme aldığı yazıda Türk milletinin hür iradesiyle sandığa giderek seçtiği Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meşruiyetini gölgelemeye çalıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halk desteğini kaybettiğini iddia eden Özel, demokratik seçimlerin sonuçlarını ve milletin sandıktaki kararlı duruşunu görmezden gelerek milli iradeyi hiçe sayan bir yaklaşım sergiledi.
Şikayet ettiği Erdoğan'ın yönettiği Türkiye'yi öve öve bitiremedi
Ankara'da gerçekleştirilecek olan 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde böyle bir yazının kaleme alınması, zamanlama açısından da dikkat çekici. Türkiye'nin küresel arenadaki stratejik gücünü ve diplomatik başarısını gölgelemek isteyen Özel, yabancı müttefiklere adeta Türkiye'yi karaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirveyi bir güç gösterisi olarak kullanacağını öne süren Özel, Türkiye'nin bölgesel ve küresel başarılarını büyük bir hayranlıkla dile getirdi. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen, dünyanın hayranlıkla izlediği savunma sanayii ve bölgesel güç olan Türkiye'yi yer göğe sığdıramadı. Türkiye'nin bir adım öteye geçmesi için siyaset üretemeyen CHP'li Özel, "Türkiye'nin stratejik önemi apaçık ortada. Karadeniz'e erişimi kontrol ediyor; Suriye, Irak ve İran ile sınır komşusu; ve Avrupa güvenliğini tekrar tekrar sınayan çatışmalara yakın konumda bulunuyor. Silahlı kuvvetlerimiz NATO'nun en büyükleri arasında yer alırken, savunma sanayimiz Avrupa'nın güvenliği için giderek daha önemli hale geliyor" ifadeleriyle her fırsatta Batı'ya şikayet ettiği Erdoğan'ın başarılarına olan hayranlığını gizleyemedi.
Meşru güvenlik adımlarını hedef aldı
Makalesinde Türkiye'yi Avrupa'nın en büyük cezaevi nüfusuna sahip ülkesi olarak niteleyen Özel, devletin meşru güvenlik adımlarını ve hukuki süreçlerini baskı olarak yorumladı. Kendi ülkesinin kurumlarını ve yargı sistemini yabancı bir yayında bu denli ağır ifadelerle karalaması, kamuoyunda Türkiye'yi hor görme ve dış basında kötü temsil etme olarak yorumlandı. Özel, İmamoğlu'nun yolsuzluk, rüşvet, irtikap, suç örgütü kurup yönetme ve siyasal casusluk gibi çeşitli suçlardan tutuklanmasının ardından CHP'li siyasetçilere geniş kapsamlı operasyonlar düzenlendiğini iddia etti. Özel, makalesini kaleme alırken Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Bursa Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin gibi Türk siyasi tarihine kara leke olarak geçen isimlerin soruşturma kapsamında verdikleri ifadeleri ve tanık ifadelerini unutmuş olsa gerek. Böcek, Antalya Belediye Başkanı olabilmek için kendisinden istenen rüşvet hakkında, "İmamoğlu 15 milyon euro istedi. 5 milyon eurosunu ödedim. Taahhüt ettiğim paranın kalanını tutuklandığım için gerçekleştiremedim" ifadelerini kullandı. Yalım'ın ifadesinde şaibeli kurultay süreci için hazırladığı 1 milyon TL civarındaki nakit parayı mavi bir valiz içinde Denizli'de elden teslim ettiğini beyan ettiğini ifade etti. Özel, Yalım'a, "Mavi valizin içine koyuver" dedi. Bursalı iş adamlarının ruhsatlarını alabilmeleri için Bozbey'in, "2 tane daire versin, yoksa imza atmayın" dediği hala CHP için utanç kaynağı olmaya devam ediyor.
Kaos ve patlama tehdidi
Özel'in yazısındaki en skandal bölümlerden biri de Türkiye'de olası bir toplumsal ve siyasi çalkantı yaşanabileceği yönündeki iddiaları oldu. Ülkede bir patlama riski olduğunu öne süren CHP lideri, bu durumun sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağını, Avrupa'nın güvenliğini, enerji hatlarını ve NATO'nun güney kanadını da vuracağını iddia ederek batılı ülkeleri korkutmaya çalıştı. Kendi ülkesinde istikrarsızlık ve kaos senaryoları çizerek dış dünyadan medet uman bu yaklaşım, siyaset kulislerinde milli çıkarlarla bağdaşmayan bir sorumsuzluk örneği olarak kaydedildi.



