CHP'nin Adalet Bakanı Akın Gürlek Korkusu: Yemin Törenindeki Provokasyonun Perde Arkası
Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek'in TBMM'de gerçekleştirdiği yemin etme töreni, CHP tarafından düzenlenen bir provokasyona sahne oldu ve mecliste istenmeyen görüntüler ortaya çıktı. Bu olayların baş aktörü olarak gösterilen CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yakın arkadaşlarının, Akın Gürlek'in yemin etmesinden neden bu kadar korktuğu sorusu gündeme oturdu.
Mahmut Övür'ün Analizi: Korkunun Kaynağı Nedir?
SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür, Meclis'te yaşanan bu olayları ve CHP'nin provokasyona girişmesinin altında yatan nedenleri detaylı bir şekilde kaleme aldı. Övür, konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verdi: "Ortada korkulacak bir 'açık' yoksa CHP'lilerin, 'Operasyon yapacaklar' kaygısı da anlamsız." Bu sözler, CHP yönetiminin içinde bulunduğu endişe halini açıkça ortaya koyuyor.
Ankara'daki Ezber Bozan Atamalar
Son birkaç gündür Ankara'da yaşanan hoş olmayan görüntülere rağmen, Adalet Bakanlığı'na Akın Gürlek'in ve İçişleri Bakanlığı'na Mustafa Çiftçi'nin atanması, bazı siyasi merkezlerin ezberini tamamen bozdu. Özellikle CHP yönetimi, bu atamalara karşı ölçüsüz tepkiler göstererek tarihin yanlış tarafında yer aldı. Ne Türkiye'nin içinde bulunduğu dönüşüm süreci doğru okunabildi ne de bu atamalarla neyin hedeflendiği anlaşılabildi.
Bu kez farklı olan nokta, her iki ismin de yargı ve kamu bürokrasisinden gelmelerine ve klasik anlamda siyasetçi olmamalarına rağmen, Türkiye'nin değişim sürecine dair özgün bir duruşu temsil etmeleriydi. Ortada gerçekten korkulacak bir açık bulunmuyorsa, CHP'lilerin operasyon yapılacağı endişesi de tamamen anlamsız kalıyor.
Yeni Dönem: Terörsüz Türkiye ve Temiz Eller Operasyonu
Çünkü yakın geçmişle kıyaslanamayacak kadar pozitif bir dönem başlıyor. Artık "terörsüz Türkiye" projesinin hayata geçtiği ve "temiz eller" operasyonuyla siyasetin arınma sürecine girdiği bir evredeyiz. Henüz tam olarak hissedilmese de, bu dönemde son 50 yıla damgasını vuran ve ülkeye ağır bedeller ödeten PKK terör örgütü artık yok. Terör, ekonomiyi, demokrasiyi ve hukuku zehirleyemeyecek. İnsanlarımızı kaybetmeyeceğiz ve teröre harcanan kaynaklar içeride kalacak.
En azından PKK kaynaklı terörle bağlantılı meseleler veya kayyum konusu tarihe karışacak. Bu durum, yeni bir adalet sisteminin inşa edileceği anlamına geliyor. Bir diğer tarihi adım ise, bugün Adalet Bakanı olan Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanması ve "siyasetin finansmanı" soruşturmasıyla başlayan süreçti.
Yolsuzluklara Neşter Vuran Operasyon
Bu süreç, "terörsüz Türkiye"ye paralel olarak yolsuzluklara yönelik bir neşter vurma operasyonuydu. Bizzat Akın Gürlek'in "yüzyılın yolsuzluk dosyası" olarak nitelendirdiği Beşiktaş Belediyesi ve İBB'deki "İmamoğlu Suç Örgütü" soruşturmasıyla başlayan dalga, borsa manipülatörlerine, kamu yöneticilerine, medyaya ve uyuşturucu-kumar eksenli organize suç örgütlerine yayılarak geniş bir temizlik hareketine dönüştü.
İşin bir ayağında da İBB dosyası ve şaibeli kurultay nedeniyle CHP ve siyasetin yolsuzluklardan arınması gerçeği vardı. Ancak CHP yönetimi, bu yolsuzluk iddialarıyla arasına mesafe koymak yerine, tam tersine "siyasi operasyon" diyerek siyasetin arınma sürecini ciddiye almadı ve sabote etti. Hatta Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'i, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine de saldıracak" diye suçlayarak yolsuzluk iddialarını görmezden geldi.
CHP İçindeki Yolsuzluklar ve Kurumsal Kimlik
Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekirse: İhaleye fesat karıştırıp rüşvet alan, kamu gücünü kendi çıkarı için kullanan CHP içindeki yolsuzluk yapanları yargı önüne çıkarmak mı CHP'nin kurumsal kimliğine saldırıdır, yoksa Hacı Bektaş-ı Veli'nin "Eline, beline, diline sahip ol" düsturuna uymayarak her türlü rezilliği yapan, bunlara göz yuman ve CHP içine sızıp sistem kurarak suç işleyenler mi CHP'ye zarar veriyor?
Sahi, böyle bir CHP'ye özel operasyon çekmeye gerek var mı? CHP'liler zaten kendi kendilerine, kimi eliyle kimi diliyle her türlü zararı veriyor. Başkan Erdoğan uzun süre CHP yönetiminin bu gerçeği göreceğini ve değişeceğini umdu. Ancak artık bu umudu taşımıyor olmalı ki, "Son kepazelikleriyle artık bundan ümidimiz kalmadı." ifadelerini kullanıyor.
Yeni Dönemin Bakanları ve Beklenen Hamleler
Eğer bölgemizde olağanüstü bir altüst olmazsa, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, son 50 yılın en ilginç döneminde görev yapacaklar. Terörün bittiği, yolsuzluklar konusunda mesafenin alındığı ve küresel düzeyde Türkiye rüzgârının estiği bu yeni dönemde, tıpkı MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim çıkışı gibi, önümüzdeki süreçte yargı alanında "Adalete ihtiyacı olanların bakanıyım" diyen Gürlek'ten hiç beklenmeyen ezber bozan hamleler gelmesi şaşırtıcı olmayacak.