İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan son gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve bu durumdan büyük endişe duyduklarını ifade etti.
CHP'deki Gelişmelere İlişkin Değerlendirmeler
Dervişoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dün milletimizi üzen gelişmelerin yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisinde ortaya çıkan tüm sorunların kurumsal bir bütünlük içinde aşılacağına olan inancımızı ifade etmek isterim." Ayrıca, Türkiye'nin milletin tercih hakkının elinden alınabileceği bir yola itilmek istendiğini öne sürdü.
İYİ Parti'nin Duruşu ve İlkeleri
Dervişoğlu, "Bizler bugün başımızı kuma gömmüyorsak, selden kütük kapmanın derdine düşmüyorsak sebebi İYİ Partinin kuruluş süreci, ilkeleri ve değerleridir. Bu süreçten doğan sorumluluklarımızdır. Dahası, bugüne kadar dile getirdiğimiz endişelerin ve yaptığımız uyarıların her birinin adım adım gerçekleşmiş olmasıdır." diye konuştu.
İYİ Parti lideri, "Bizler sadece kendi tarlasını değil, memleketin her karış toprağını dert edenleriz. Dün böyleydik, bugün böyleyiz, yarın da böyle olacağız. Derdimiz kendimiz değil, milletimiz olmaya devam edecek." şeklinde konuştu.
Demokrasi ve Hukuk Vurgusu
Dervişoğlu, milletin siyasi çalkantılar ve hukuksuzluğun yol açtığı bedellere mahkum olmadığını vurgulayarak, demokrasi ve hukukta yaşanan her sarsıntının ülkenin geleceğine yeni ipotekler koyduğunu ifade etti. Siyaseten kimi zaman ayrışsalar da CHP gibi kurumsal bir yapının ağır hasar görmesine asla razı olamayacaklarını belirtti.
"Biz siyasi rakiplerini çeşitli yol ve yöntemlerle imha etmek yerine, onlarla yarışmayı tercih eden bir siyasi iklimin inşa edilmesinden yanayız. Demokrasi dışı her girişimi reddedip kınamamızın da asıl gerekçesi budur." diyen Dervişoğlu, bu kapsamda CHP'deki sorunların kurumsal bütünlük içinde aşılacağına inandığını yineledi.
Çözüm Beklentisi
Müsavat Dervişoğlu, milletin yaşananlardan rahatsız olduğunu ve bir an önce çözüm beklediğini belirterek, bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmesinin ertelenemez bir mecburiyet olduğunu kaydetti.



