Gürsel Tekin'den CHP'deki Kriz Üzerine Açıklamalar: 'Yaşananlar İçimi Yakıyor'
Gürsel Tekin: CHP'deki Kriz İçimi Yakıyor

Gürsel Tekin'den CHP'deki Kriz Üzerine Açıklamalar: 'Yaşananlar İçimi Yakıyor'

CHP'de Keçiören Belediye Başkanı'nın istifasıyla başlayan ve parti içinde derin bir krize dönüşen süreç, Genel Başkan Özgür Özel'in iddia edilen mesajları ve grup toplantısındaki tartışmalı ifadelerle büyümeye devam ediyor. Bu gelişmeler ışığında, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin, partide yaşanan olayları ve üslup sorununu Haberler Türkiye'ye değerlendirdi.

CHP Geleneğinde Saygılı Dil Vurgusu

Gürsel Tekin, "Benim çalıştığım bütün genel başkanların hepsi cümlelerine sayın ile başlardı" diyerek sözlerine başladı. Tekin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yalnızca bir siyasi parti olmadığını, aynı zamanda Türkiye'de siyasetin nasıl yapılması gerektiğine dair bir üslup mektebi olduğunu vurguladı.

Tekin, Mustafa Kemal Atatürk'ün daha Cumhuriyet'in ilk yıllarında siyasetin dilini tarif ederken CHP'nin karakterini belirlediğini ifade etti. Atatürk'ün en sert tartışmalarda bile muhatabına "efendiler" diye hitap etmesi, fikre karşı fikirle çıkması ve şahsı değil meseleyi hedef almasının boşuna olmadığını belirten Tekin, "Çünkü o, siyaseti bir mücadele alanı kadar bir medeniyet göstergesi olarak görüyordu" dedi.

CHP Geleneğine Ters Düşen Gelişmeler

Gürsel Tekin, CHP geleneğinde sözün sadece söylenmiş olmak için değil, toplumu bir adım ileri taşımak için kurulduğunu hatırlattı. Bu çizginin İsmet İnönü ile birlikte devlet vakarına dönüştüğünü, sabırlı, ölçülü ve soğukkanlı bir siyaset dili halini aldığını söyledi.

Tekin, İnönü'nün Meclis'te en ağır eleştirilere bile ses yükseltmeden cevap vermesinin "devlet adamlığı" kavramının ete kemiğe bürünmüş hâli olduğunu belirtti. Ardından gelen Erdal İnönü'nün siyasette nezaketin zayıflık değil güç olduğunu gösterdiğini, gerginliği düşüren üslubu ve tartışmayı kişiselleştirmeyen tavrının CHP'de rekabetin bile saygı sınırları içinde yapılabileceğinin somut örneği olduğunu ekledi.

Altan Öymen'in gazetecilik kökeninin getirdiği titizlikle siyasette dili bir tartışma aracı değil, bilgi ve nezaket üzerinden ikna zemini olarak kullandığını vurgulayan Tekin, Hikmet Çetin'in ise diplomasi geleneğinden gelen sakin anlatımıyla, en zor siyasi başlıklarda dahi gerilimi artırmadan konuşabilmenin mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Yaşananlar İçimi Yakıyor

Gürsel Tekin, son dönemde CHP'de yaşanan istifa krizi ve üslup tartışmalarına ilişkin olarak, "Yaşananlar içimi yakıyor" şeklinde duygularını dile getirdi. Parti içindeki bu gelişmelerin, CHP'nin tarihsel geleneği ve kurucu değerleriyle uyumlu olmadığını belirten Tekin, siyaset dilinin yeniden saygı ve nezaket çerçevesinde şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tekin, Keçiören Belediye Başkanı'nın istifası ve Genel Başkan Özgür Özel'in iddia edilen mesajları gibi olayların parti içinde ciddi bir güven ve iletişim sorunu yarattığını, bu durumun acilen ele alınması gerektiğini söyledi. CHP'nin Türk siyasetindeki ağırlığını ve saygınlığını koruyabilmesi için geleneksel değerlere dönüşün şart olduğunu vurguladı.