Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısında Kritik Açıklamalar Yaptı
Hatimoğulları TBMM'de Deprem, Ekonomi ve İran'ı Konuştu

DEM Parti Lideri Hatimoğulları TBMM'de Kapsamlı Konuşma Yaptı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında 6 Şubat 2023 depremlerinin 3. yılı, ekonomik sorunlar, uluslararası gelişmeler ve yasal düzenlemeler gibi çok sayıda konuyu ele aldı.

Deprem Bölgesindeki Durum ve Eleştiriler

Hatimoğulları, depremin üçüncü yılında bölgedeki durumu değerlendirerek şu ifadeleri kullandı:

  • Depremin ilk günlerinde bölgede olduğunu ve aylarca kaldığını belirtti.
  • İlk yardımların belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarından geldiğini, devletin ise yetersiz kaldığını iddia etti.
  • Resmi rakamlara göre Adıyaman'da 40 bin, Hatay'da ise 150 binin üzerinde insanın hala konteynerlerde yaşadığını öne sürdü.
  • Deprem konutlarının depremzedelere ücretsiz verilmesi gerektiğini vurguladı.
  • Olası İstanbul depremine karşı önlem alınması çağrısında bulundu.

Ekonomi Politikalarına Yönelik Eleştiriler

Hükümetin ekonomi politikalarını sert bir dille eleştiren Hatimoğulları, şu görüşleri paylaştı:

  1. Yoksulluk ve barınma sorunlarının ülkenin en yıkıcı sorunları olmaya devam ettiğini savundu.
  2. İktidarın bu gerçeği örtmeye çalıştığını, ancak bunun nafile bir çaba olduğunu iddia etti.
  3. "İnsanlar açlığı ve yoksulluğu iliklerine kadar yaşıyor, yoksulluk ve işten çıkarmalar diz boyu." ifadelerini kullandı.

Epstein Dosyası ve Türkiye Bağlantısı

Milyarder Jeffrey Epstein dosyalarına değinen Hatimoğulları, bu konuda şu açıklamaları yaptı:

  • Epstein'in sadece bir birey olmadığını, küresel bir ağın parçası olduğunu vurguladı.
  • Bu ağın güç, para, iktidar ve istihbarat teşkilatlarıyla bağlantılı olduğunu öne sürdü.
  • Epstein dosyalarında Türkiye'den bazı isimlerin bulunduğunu iddia ederek yargının harekete geçmesini istedi.

İran'daki Gerilim ve Bölgesel Etkiler

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilime ilişkin olarak Hatimoğulları, dikkat çeken ifadeler kullandı:

  1. İran'ın siyasi, toplumsal ve ekonomik krizlerini görmezden geldiğini belirtti.
  2. "İran yönünden bir tufan yaklaşıyor. İran'da çıkacak bir tufan bölgenin tamamını vurabileceği gibi bütün dünyayı da sarsacaktır." dedi.
  3. İran rejiminin halkın taleplerini görmezden gelmemesi gerektiğini vurguladı.
  4. Demokratik dönüşümü sağlayacak özgürlüklerin genişletilmesi çağrısında bulundu.
  5. ABD ve İran arasındaki görüşmelerin diplomatik yollarla çözülmesini desteklediklerini aktardı.

Suriye ve Bölgesel Barış Süreci

Suriye hükümeti ile YPG arasındaki mutabakata değinen Hatimoğulları, şu noktalara dikkat çekti:

  • Uluslararası toplumun bu mutabakatın hayata geçmesine katkı sunması gerektiğini söyledi.
  • Türkiye'ye büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü, konunun Suriye ve Türkiye'nin geleceği için hayati önem taşıdığını kaydetti.

Yasal Düzenlemeler ve Komisyon Çalışmaları

TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları hakkında bilgi veren Hatimoğulları, şu önerilerde bulundu:

  1. Komisyon raporunun Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve İnfaz Kanunu'nda kapsamlı değişiklikler önermesi gerektiğini belirtti.
  2. Terörle Mücadele Kanunu'nun demokratik siyaseti kriminalize eden bir araç olmaktan çıkarılmasını istedi.
  3. İnfaz rejiminin toplumsal barışı güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanı'nın Açıklamalarına Tepki

Toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hatimoğulları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın PKK'nın Irak'taki varlığına ilişkin açıklamalarına şu yanıtı verdi:

"Adeta haritadan bakarcasına 'Yeni arızalar nasıl yaratılabilir, yeni yokuşlar nasıl üretilebilir?' diye bakılıyor. Yaptığı bu açıklamayı sürecin ruhuna uygun görmüyoruz. Biz bölgesel düzeyde barışın ilerlemesi için daha yapıcı adımların atılmasını beklemekteyiz."

Hatimoğulları'nın bu kapsamlı konuşması, DEM Parti'nin güncel siyasi ve toplumsal meselelere bakış açısını net bir şekilde ortaya koydu. Deprem sonrası süreçten uluslararası gerilimlere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapan Hatimoğulları, hükümet politikalarına yönelik eleştirilerini dile getirirken çözüm önerilerini de sundu.