Trend Trend Gündem'de yer alan habere göre, mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrası CHP'de ortalık yangın yerine dönmüş, genel merkezden ayrılmak istemeyen Özgür Özel ve tayfası parti merkezini savaş alanına çevirmişti. CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Haydar Fırat, partideki bu saldırgan tavrın talimatının Silivri'de yolsuzluk ve irtikap suçlarından tutuklu bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından verildiğini açıkladı.
Mahmut Övür'ün yazısı
SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür, mutlak butlan sonrası CHP'de yaşanan gelişmeleri ele alan bir yazı yazdı. İşte Övür'ün o yazısı:
Her şey gözümüzün önünde oldu. Yargı aylardır beklenen bir karar verdi ve Ankara'daki yüzyıllık CHP'nin Genel Merkezi deyim yerindeyse savaş alanına döndü. Genel merkezin girişi iki otobüsle kapatıldı, hem de CHP'nin cumhurbaşkanı adayına oy vermeyen Adnan Beker'in otobüsüyle. İçeride ise masalardan, sandalyelerden oluşan barikatlar kuruldu; kum torbaları da var mıydı bilmiyorum ama yangın tüpleri, koca koca koltuklar birer silah gibi kullanıldı. Bu arada CHP'li belediyelerden barikat için kamyon istenmiş ama kimse göndermemiş.
Bizde olmadı ama dünyada da böyle bir örnek yaşandığını sanmıyorum. Geçmişte partiler kapatıldı, 367 gibi yargının garabet kararlarına tanık olundu ama böyle bir rezillik görülmedi. Yüzde 47 oy alan AK Parti kapatılmak istendi fakat böyle bir tepki vermedi. Ama cumhuriyeti kurmakla övünen kitle partisi CHP, marjinal bir sol partinin bile yapmadığı bir vandalizme imza attı. Üstelik arsızca bu yapılanlar 'direniş' diye sunuldu.
Oysa yargı kararı iletilecek, kararın gereği olarak da CHP'li birkaç isim partiye gelip konuşacaktı. Ama Özel ve ekibi istemedi. Evet bir tepki gösterilecekti, bunu da aylar önceden Özgür Özel, 'Genel merkezi teslim etmeyeceğiz...' diye ilan etmişti ama böyle direnecekleri, CHP'yi hatta Türkiye'yi böyle rezil edecekleri kimsenin aklına gelmezdi. Peki bunu niye yaptılar? En başta aydınları olmak üzere hiçbiri Türkiye'yi ve daha önemlisi kendilerini bu noktaya taşıyan gözyaşı döktükleri Kemal Kılıçdaroğlu'nu doğru okuyamadı. Sosyolojiyi de kuşatan nefret ve öfke gözlerini kör etti.



