Zeytinlik Skandalında Damat Görevden Alındı: Milas'ta Yeni Gelişme
Zeytinlik Skandalında Damat Görevden Alındı

Zeytinlik Skandalında Damat Görevden Alındı: Milas'ta Yeni Gelişme

Muğla Milas'ta yaşanan zeytinlik katliamı skandalı, yeni bir gelişmeyle gündeme oturdu. SABAH gazetesinin ortaya çıkardığı olayda, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey'in damadı ve Milas Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Cenk Soydan'ın görevden alındığı açıklandı. Soydan'ın Fen İşleri biriminde yeni bir göreve atandığı belirtildi.

Skandalın Arka Planı ve Kılbey'in İstifası

Skandal, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 15 Şubat'ta Milas'ta düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor, Zeytinimizi, Havamızı, Suyumuzu, Toprağımızı Vermiyoruz" temasıyla yapılan miting öncesinde patlak vermişti. Bu mitingden kısa bir süre önce, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey'in ilçedeki bir arazide, her biri en az 100 yaşında olan 27 zeytin ağacını kestirdiği ortaya çıkmıştı. Bu durum, büyük bir tepkiye neden olmuş ve Kılbey, skandal üzerine görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.

Damat Cenk Soydan'ın Rolü ve Görevden Alınması

Olayla ilgili yapılan araştırmalar, Kılbey'in ağaçların bulunduğu araziyi damadı Cenk Soydan'a devrettiğini göstermişti. Soydan, Milas Belediyesi'nde Ruhsat ve Denetim Müdürü olarak görev yapıyordu. Skandalın ardından yaşanan yeni gelişmede, Soydan'ın bu görevinden alındığı ve Fen İşleri biriminde yeni bir pozisyona atandığı öğrenildi. Bu karar, skandala ilişkin soruşturmaların devam ettiğini ve yetkililerin konuya ciddiyetle yaklaştığını gösteriyor.

Zeytinlik katliamı, çevre koruma ve doğal varlıkların tahribatı konusunda kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Olay, siyasi partilerin çevre politikaları ve yerel yönetimlerin denetim mekanizmaları üzerinde de tartışmaları beraberinde getirdi. Milas'taki bu skandal, Türkiye'nin farklı bölgelerinde benzer çevre sorunlarının yaşanabileceğine dair endişeleri de artırdı.

Uzmanlar, zeytin ağaçlarının kesilmesinin sadece ekolojik değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik kayıplara da yol açtığını vurguluyor. Bu tür olayların önlenmesi için daha sıkı denetimler ve yasal düzenlemelerin gerekliliği üzerinde duruluyor. Skandalın son gelişmeleri, kamuoyunun konuya olan ilgisini canlı tutarken, sorumluların hesap verme sürecinin devam ettiğini de gösteriyor.