CHP Lideri Özgür Özel'den Albayrak Ailesi ve Adalet Bakanı Gürlek'e Yönelik Ciddi Suçlamalar
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün partisinin genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davanın iddianamesindeki 'siyaseti finanse etme' suçlamasına karşı yeni savunma argümanları geliştirmeye çalışırken, tartışmalı iddialarını sıraladı. Özel, bu toplantıda Albayrak Grubu ve Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında kaynağı belirsiz iddialarda bulunarak siyasi gündemi hareketlendirdi.
Albayrak Grubu'na İlişkin 'Sistem' ve 'Rüşvet' İddiaları
Özgür Özel, basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994-1998 yılları arasındaki İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı dönemine dair çarpıcı iddialar ortaya attı. Özel, o dönemde belediyenin pano ihalelerinin Albayrak Grubu'nda olduğunu ve bu ihalelerden 'iktidara yürüyüş parası' adı altında rüşvet alındığını öne sürdü. İddialarını şu sözlerle detaylandırdı:
- Albayraklar'ın İBB'de 'sistem' adı verilen bir yapı kurduğunu,
- Bu sistem üzerinden gelir paylaşımı yapıldığını,
- Parayı vermeyenlerin pay alamadığını,
- O dönemde 'Cihat için alınınca rüşvete sayılmaz' denildiğini iddia etti.
Ancak, söz konusu dönemde Albayrak Grubu'nun böyle bir ihaleye girmediği belirtilirken, 28 Şubat sürecinde ailenin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) kayıtlarında dahi böyle bir iddianın yer almadığı vurgulandı. İddiaların herhangi bir delile dayanmadığı ifade edildi.
Adalet Bakanı Gürlek'ten Net Yanıt: 'Algı Operasyonu'
Özgür Özel, aynı toplantıda Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında da asılsız iddialarda bulundu. Özel, Gürlek'in İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale'de milyonlarca lira değerinde taşınmazı olduğunu öne sürdü. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bu iddialara hızlı bir yanıt verdi.
Gürlek, Özel'in iddialarını 'herhangi bir delile dayanmayan açık bir algı operasyonu' olarak nitelendirdi. 20 yılı aşkın süredir devletin çeşitli kademelerinde görev yaptığını belirten Gürlek, hakim olan eşiyle birlikte mal varlığı beyanlarını mevzuata uygun şekilde düzenli olarak sunduklarını vurguladı. İddiaların tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü olduğunu savunan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
- Yargı görevi süresince terör ve organize suç yapılarıyla mücadelesi nedeniyle hedef gösterildiğini,
- Bu durumu sistematik bir karalama kampanyasının parçası olarak değerlendirdiğini,
- Elinde bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresinin siyasi kürsüler değil, yargı mercileri olduğunu,
- İftiralar karşısında manevi tazminat dahil gerekli yasal süreçleri başlattığını açıkladı.
Özgür Özel'in daha önce de benzer asılsız iddialarda bulunduğunu ve bunların gerçeği yansıtmadığını kaydeden Gürlek, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemlerin siyasi sorumlulukla bağdaşmadığını belirtti.



