Savunma ve Havacılıkta Seri Üretim Sınavı: Ekosistem Olgunluğu Dönemi Başlıyor
Türk savunma ve havacılık sektörü, prototip aşamasından seri üretim olgunluğuna geçişte kritik bir dönemeçten geçiyor. 3. Milli Havacılık Endüstrisi Çalıştayı'nda bir araya gelen sektör devleri, başarının anahtarının artık sadece tasarım değil, "seri üretim olgunluğu" ve "kalite kültürü" olduğunu vurguladı.
1700 Firmalı Dev Ekosistem ve 2030 Vizyonu
TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN gibi kuruluşların üst düzey yöneticileri, 2030 vizyonu doğrultusunda 1700'ü aşkın firmadan oluşan geniş ekosistemin küresel rekabet gücünü artırmak için kapsamlı bir dönüşüm başlattıklarını açıkladı. Tasarım aşamasından sevkiyata kadar uzanan sürdürülebilir bir tedarik zinciri inşa ediliyor.
SAHA İstanbul koordinasyonunda ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kümelenme desteğiyle yürütülen Milli Havacılık Endüstrisi Kümelenmesi - SAHA MİHENK faaliyetleri çerçevesinde düzenlenen çalıştay, ASELSAN ÇELİKKUBBE Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirildi.
Prototipten Seri Üretime Geçiş En Büyük Sınav
TUSAŞ Kalite Güvence ve Tedarik Zinciri Müdürü Ersin Közen, yaklaşık 1700 firmalık tedarik ekosistemiyle çalıştıklarını belirterek, 1500 uçaklık sipariş hedefinin güvenli şekilde karşılanabilmesi için planlamanın hayati önem taşıdığını ifade etti. Közen, seri üretim sürecinde sürprizlerle karşılaşmamak adına "ekosistem olgunluğunun" temel şart olduğunu vurguladı.
ROKETSAN Tedarik Kalite Güvence Müdürü Halil Yeşilbudak ise sektörde en çok dile getirilen iki kavramın "kalite" ve "sürdürülebilirlik" olduğunu anlattı. Firmaların prototip üretimde başarılı olsalar da seri üretim süreçlerini yeterince planlamadıklarında ciddi zorluklar yaşayabildiğine dikkat çekti.
Kalite Kültürü ve Tedarik Zinciri Entegrasyonu
Altınay Savunma Kalite Direktörü Nazan Güldaş, kalite sistemlerinin yalnızca denetimden geçmek amacıyla kurulmaması gerektiğinin altını çizdi. Güldaş, "Kalite sadece bir departman değil, şirketin tamamına yayılması gereken bir kültürdür." değerlendirmesinde bulunarak, müşteri gereksinimlerini karşılayan, izlenebilirliği mümkün kılan ve tekrarlanabilir üretimi sağlayan bir altyapının esas olduğunu kaydetti.
ASELSAN Millileştirme ve Tedarikçi İlişkileri Müdürü Özgür Bayri de 2030 vizyonu doğrultusunda teknoloji odaklı ve ihracat merkezli bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Bayri, bir firmayı tedarik zincirine dahil ederken yalnızca teknik kabiliyet değil, ürünleştirme ve sanayileştirme olgunluğuna da baktıklarını belirtti.
Kritik Kriterler ve Küresel Rekabet
Bayri, AR-GE yetkinliği, konfigürasyon yönetimi, seri üretim kabiliyeti ve kapasite planlama disiplininin kritik kriterler arasında yer aldığını ifade etti. Küresel rekabet ortamında hız ve kaliteyi birlikte sağlayabilen firmaların öne çıktığını vurguladı.
Çalıştay kapsamında düzenlenen "Üretim/Tasarım ve AR-GE Süreçleri - Savunma ve Havacılığa Üretim Yapan/Yapmak İsteyen Firmalar" başlıklı panelde, ekosistem temelli büyümenin sektörün gelişimindeki katkısına dikkat çekildi. Tasarımdan üretime geçişte üretilebilirlik ve montaj edilebilirlik analizlerinin yapılmaması halinde projelerin tekrar başa dönebileceği uyarısı yapıldı.