Gökyüzünü Kaybeden Savaşı Kaybeder: Türkiye Hipersonik ve Terminal Savunma Eşiğinde
Türkiye Hipersonik ve Terminal Savunma Eşiğinde

Gökyüzünü Kaybeden Savaşı Kaybeder: Türkiye Hipersonik ve Terminal Savunma Eşiğinde

Bu bir uyarı değil, açık ve net bir gerçektir. Hipersonik tehditler karşısında Türkiye için etkili bir savunma sistemi artık ertelenemez ve geciktirilemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Ortak bir irade sergilenmemesi durumunda bedeli son derece ağır olacaktır.

SİHA Devrimi ve Değişen Savaş Dinamiği

Ermenistan-Azerbaycan savaşı, kara savaşlarının doğasını kökten değiştirmiştir. Artık savaşlar yerde değil, gökyüzünde kazanılmaktadır. SİHA'lar, geleneksel kara muharip güçlerini etkisiz hale getirmiştir. Yukarıdan görülen ve vurulan hiçbir zırhlı unsur tek başına ayakta kalamaz. Bu gerçek tartışmaya kapalıdır.

Kara gücü tek başına artık yetersizdir. Tankınız var ama korumanız yoksa maalesef hedef olursunuz. Gökyüzünden gelen tehditlere karşı aktif savunma yapamayan hiçbir kara unsuru sahada tutunamaz. Yeni dönemde belirleyici olan yüzlerce tank sayısı değil, o tankı koruyan hava savunma katmanlarıdır. Bu denklem değişmeyecektir.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Türkiye'nin Stratejik Konumu ve Çoklu Tehditler

Türkiye; İran, Irak, Suriye, İsrail, Yunanistan ve Ermenistan hattında çoklu tehditlerin tam ortasında yer almaktadır. Balistik füzeler, hipersonik sistemler, SİHA'lar ve seyir füzelerinin aynı anda kullanılabileceği bir çağdayız. Bu tablo karşısında klasik savunma anlayışıyla hareket etmek stratejik bir körlük olacaktır.

Enerjiyi kaybeden, savaşı başlamadan kaybeder. Yeni nesil savaşlarda hedef sadece askerler değildir. Enerji altyapısı vurulan bir ülke, savaşmadan çöker. Elektrik santralleri, su kaynakları, rafineriler, doğalgaz hatları ve veri merkezleri artık birinci hedeftir. Bu alanları koruyamayan bir ülke savunma yapamaz.

Hipersonik Tehdit ve Milli Savunma İhtiyacı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hipersonik füzeler için "durdurulamaz ve engellenemez" ifadesini kullanmıştı. Bu söz, yeni dönemin en net özetidir. Rusya'nın Kinzhal ve İran'ın Fattah 2 hipersonik füze sistemleri mevcut savunma anlayışlarını yerle bir etmiştir. Bu hipersonik tehdide karşı hazırlık yapılmazsa sonuçları ağır olur.

Malatya'da konuşlu 1 milyar dolarlık AN/TPY-2 Radar, NATO sistemi olarak balistik füzelere önemli bir erken uyarı avantajı sağlıyor. Ancak bu yapı milli değildir. Hiçbir zaman kontrol tamamen Türkiye'de olmadı. Sadece buna güvenmek stratejik bir hata olur. Milli radar ve milli savunma ağı kurulmadan gerçek bir güvenlik sağlanamaz.

Terminal Savunmanın Hayati Önemi

THAAD ve Patriot gibi hava savunma sistemleri terminal savunmanın en bilinen örnekleridir. Bu sistemler son aşamada devreye girer ve son savunma hattını oluşturur. Ancak Türkiye açısından gerçek nettir:

  • Bu seviyede bir kapasiteye sahip olmadan savunma daima eksik kalacaktır.
  • Milli karşılıklarını üretmeden güvenlik tam anlamıyla sağlanamaz.
  • Terminal savunma hayati derecede elzemdir ve bu noktada geride kalmak kabul edilemez bir risktir.

Ortak İrade ve Acil Adımlar

Bu mesele siyaset üstüdür ve doğrudan milli güvenlik meselesidir. Beklemek, tartışmak, geciktirmek Türkiye için lüks değildir. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 20'lerden 80'lere çıkarılmıştır. Cumhurbaşkanının Çelik Kubbe vizyonuna verdiği önem nettir. Ancak bu yük sadece bir iradenin omzunda taşınamaz.

Siyasetten bürokrasiye, akademiden savunma sanayiine kadar ortak akıl ve ortak irade ortaya konulmadan bu süreç tamamlanamaz. Acil olarak atılması gereken adımlar şunlardır:

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması
  1. Uzay tabanlı erken uyarı sistemleri derhal kurulmalıdır.
  2. Hipersonik füze önleme projeleri derhal başlatılmalıdır.
  3. Milli radar ve komuta kontrol ağı tek merkezde toplanmalıdır.
  4. Enerji altyapıları özel savunma katmanlarıyla korunmalıdır.
  5. Karar verici yapay zekâ destekli savunma sistemleri acilen devreye alınmalıdır.

Bu risk ertelenemez. Bu gemi batarsa 87 milyon olarak hep beraber boğuluruz. Giyim kuşam tartışmalarını, iç çekişmeleri bir kenara bırakmak zorundayız. Savunma konusunda ortak irade koymak zorundayız. Yeni çağda güçlü olan en çok silaha sahip olan değil, hava, kara ve denizde kendi savunma hattını koruyan olacaktır.