İbrahim Akkökler, manevi dünyamızın ve kültür hayatımızın önemli şahsiyetlerinden biri olarak, hem ilim ve irfan sahasında hem de Cumhuriyet dönemi sivil havacılık tarihimizde derin izler bıraktı. Muzaffer Ozak Efendi Hazretleri'nin halifelerinden olan Akkökler, 31 Ocak 2014 tarihinde Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Yâr-ı Sadık Halkasının Merkezinde
Gençlik yıllarından itibaren ilim, irfan ve tasavvuf çevreleriyle iç içe olan İbrahim Akkökler, Sahaflar Çarşısı'ndaki dükkânında Muzaffer Ozak Efendi'nin en yakın hizmetdaşı, sırdaşı ve can yoldaşı oldu. Muzaffer Ozak'ın kendisine hitaben yazdığı bir mektupta yer alan “İhvân-ı yârân çoğaldı, velâkin yâr-ı sâdık bulmak güç...” ifadeleri, Akkökler'in sadakatini ve dostluğunu vurgulamaktadır. Bu sadakat, Sahaflar Çarşısı'nda kurulan gönül köprülerinin temel taşlarından biri oldu.
Çok Yönlü Bir Portre
İbrahim Akkökler, klasik geleneksel irfan birikimini çağdaş donanımla birleştiren nadir şahsiyetlerdendi. İleri düzeydeki İngilizce bilgisi sayesinde, Sahaflar Çarşısı'na ve Halvetî-Cerrâhî asitanesine dünyanın dört bir yanından gelen yabancı misafirlere rehberlik ve tercümanlık yaptı. Bu sayede, İslam'ın ve tasavvufun uluslararası ölçekte anlaşılmasına, pek çok yabancı akademisyen ve mütefekkirin İslam'ın estetik yüzüyle tanışmasına vesile oldu.
Havacılık Tarihimizdeki Yeri
İrfan dünyasındaki hizmetlerinin yanı sıra, mesleki hayatında da öncü bir rol üstlenen İbrahim Akkökler, sivil havacılık alanında uzun yıllar idari ve teknik kadrolarda görev yaptı. Türkiye'de havacılığın gelişmesi, ilerlemesi ve kurumsallaşmasında önemli pay sahibi oldu. Mesleki ciddiyeti ile manevi derinliğini mükemmel bir dengeyle yürütmesini bildi.
Ehl-i Beyt Sevgisi ve Manevi Vasıfları
İbrahim Akkökler'in manevi şahsiyetinin en belirgin vasıflarından biri, derin Ehl-i Beyt sevgisi ve özellikle Hz. Hüseyin Efendimize duyduğu sarsılmaz bağlılıktı. Sohbetlerinde Ehl-i Beyt muhabbetini, Allah sevdası ve Rasulullah aşkı ile daima merkeze alırdı. Klasik Türk musikisine, ney sesine ve ilahilere olan derin vukufu, tasavvuf musikisinin aslına uygun şekilde yaşatılmasına hizmet etti. Aynı zamanda muazzam bir rüya tabircisi olan Akkökler, en sıkıntılı rüyaları dahi hayra ve ferahlığa yoran kuşatıcı bir tevazu ve iyimserliğe sahipti. Evinde tuttuğu notlarla hacet sahiplerinin isimlerini saklar, kapısına gelen kimseyi geri çevirmezdi.
Vefatı ve Mirası
Gönlüne dokunduğu sayısız insanla birlikte 31 Ocak 2014 tarihinde bekâ âlemine göç eden İbrahim Akkökler Hocaefendi, hem havacılık tarihimizde hem de kültür atlasımızda silinmez izler bırakmıştır. Rabbim mekânını cennet, makamını âlî eylesin.



