CHP'de Normalleşme Stratejisine Rağmen İç Dengelerde Kriz: Belediye Başkanları Güçleniyor
CHP'de İç Dengeler Sarsılıyor: Belediye Başkanları Öne Çıkıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in ilan ettiği normalleşme stratejisi, parti içi dengelerde beklenen sükuneti getiremedi. Aksine, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından belediye başkanlarının parti hiyerarşisi ve devlet protokolündeki konumlarının ötesinde bir etkinlik kazandığı gözlemleniyor.

Güç Odağı Belediyelere Kaydı

Yerel seçimlerden sonra hem parti hiyerarşisinde hem de devlet protokolünde milletvekillerinin gerisinde kalması gereken belediye başkanlarının, parti içinde hiç olmadığı kadar etkili hale geldiği belirtiliyor. Belediye imkanlarını ellerinde bulunduran başkanların, milletvekillerine adeta emir verir bir konuma geldiği ifade ediliyor. Bu durumdan CHP il ve ilçe başkanlarının da rahatsız olduğu öne sürülüyor.

CHP lideri Özgür Özel, bu gerilimi azaltmak amacıyla pazartesi günü gerçekleştirilen kapalı grup toplantısında milletvekillerine önemli bir uyarıda bulundu. Özel, vekillere "İl ve ilçe başkanlarımızın belediye başkanlarımızla didişmesine izin vermeyin" çağrısı yaptı. Ancak bu uyarıya rağmen, belediye başkanlarının yerel yönetimlerin maddi imkanlarını kullanarak milletvekilleri üzerinde bir hegemonya oluşturmaya başladığı iddiaları devam ediyor.

"Kılıçdaroğlu Dönemi Eleştirisi Şimdi Kendisini Buldu"

Parti içindeki bazı kaynaklar, Özgür Özel'in bu durumu yönetmekte zorlandığını ima eden eleştiriler getiriyor. Bu kaynaklar, Özel'in Kemal Kılıçdaroğlu döneminde yaptığı bir eleştiriye dikkat çekiyor: "Kemal Bey ilçe başkanlarının adını bilmez, belediye başkanlarını tanır, partiyi de bu ilişkiler üzerinden yürütür." Aynı kaynaklar, şimdi Özel'in benzer bir duruma düştüğünü ve partiyi belediye başkanları üzerinden yönetmek zorunda kaldığını savunuyor.

Dönüm Noktası: İmamoğlu'nun İstanbul Zaferi

CHP'deki bu güç dengelerindeki köklü değişimin, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı seçilmesinden sonra hız kazandığı belirtiliyor. Partili kaynaklar, 31 Mart seçimlerinin ardından belediye başkanlarının elinin güçlendiğini vurguluyor.

Bir CHP kaynağı, mevcut tabloyu şu sözlerle özetliyor: "Parti içinde elinde para ve güç olan taraf artık belediye başkanları. Milletvekilleri, belediye başkanlarının emrinde gibi çalışıyor ve onların taleplerini yerine getirmek için uğraşıyor." Özgür Özel'in genel başkanlık döneminde, CHP'nin iç dengelerinin geleneksel parti örgütlerinden, kaynak ve imkan açısından daha güçlü olan belediyelere doğru hızla kaydığı gözlemleniyor.

Sonuç olarak, Özel'in söylemde öne çıkardığı normalleşme ve iç barış süreci, pratikte belediye başkanları ile parti örgütü ve milletvekilleri arasında yaşanan güç ve nüfuz mücadelesiyle sınanıyor. İstanbul gibi kritik bir kazanımın, parti içi iktidar dinamiklerini nasıl değiştirdiği, CHP'nin önümüzdeki dönemde çözmesi gereken temel sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.