Cumhuriyet Halk Partisi, yarın toplanacak olan kurultay öncesinde derinleşen parti içi çekişmelerle karşı karşıya. Adının artık yolsuzluk, rüşvet ve vurgunlarla anıldığı partinin bu kurultayı, Silivri tartışmalarının gölgesinde gerçekleşecek.
46 Yıllık Kronik Sorun
SABAH Gazetesi yazarı Yavuz Donat, bugünkü köşe yazısında CHP'nin tek parti döneminden gelen hastalığına dikkat çekti. Donat, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçmişten, tek parti döneminden gelen bir hastalığı var: Rakip partilerle değil... Öncelikle kendi içinde rekabet. Sen ben çekişmesi... 'Ya ben ya o' kavgası... Parti yönetimini ele geçirme mücadelesi" ifadelerini kullandı.
Yarın toplanacak kurultay, Özgür Özel'in 5 Kasım 2023'te genel başkan seçilmesinden sonraki dördüncü kurultay olacak. Bu süreçte 6 Eylül 2024, 6 Nisan 2025 ve 21 Eylül 2025 tarihlerinde olağanüstü kurultaylar düzenlendi.
Tarihten Yansıyan Gerçekler
Parti içi çekişmelerin CHP için yeni bir sorun olmadığı tarihi kayıtlarla sabit. 4 Kasım 1979'daki Sekizinci Olağanüstü Kurultay'da dönemin Genel Başkanı Bülent Ecevit, tutanaklara ve ses kayıtlarına geçen şu sözleri söylemişti: "Bize en büyük zarar parti içindeki muhalefetten gelmiştir. Muhalefetin ölçüyü kaçırmasından gelmiştir. Onlara göre, önemli olan partiyi iktidar yapmak değil, parti içinde iktidar olmaktır."
1979'dan 2025'e kadar geçen 46 yılda Ecevit'in bu tespiti güncelliğini koruyor. Parti içi muhalefet ve iktidar mücadelesi, CHP'nin kronik sorunu olmaya devam ediyor.
Değişen Siyasi Ahlak
CHP içindeki tutum değişiklikleri dikkat çekici boyutlara ulaştı. Geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu'na "Gandi Kemal" diyen, onu Mihail Gorbaçov'a benzeten ve hatta "Kemal Atatürk... Kemal Kılıçdaroğlu" güzellemesi yapan aynı kesimler, bugün aynı isim için "hain, içimizdeki düşman, sarayın adamı, koynumuzdaki yılan" gibi ağır ifadeler kullanıyor.
Bu sert eleştirileri yapanlar ne AK Partililer, ne MHP'liler, ne de DEM Partililer. Kılıçdaroğlu'nu hedef alan bu ağır suçlamalar, CHP'liler ve bir trol ordusu tarafından yapılıyor.
Kurultaylar Partisi CHP
Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca kurultay yapmayı seven bir parti olarak öne çıkıyor. Bugüne kadar 34 olağan kurultay ve 17 olağanüstü kurultay düzenlendi. Toplanıyorlar, konuşuyorlar, bazen kavga çıkıyor ve yumruklar konuşuyor.
Her kurultayın ardından "CHP, bu kurultaydan güçlenerek çıkmıştır" açıklaması yapılsa da, parti içi sorunlar çözülmüyor ve CHP bir türlü iktidara gelemiyor. Ardından yeni bir kurultay daha düzenleniyor.
Sarayın Adamı Damgası
CHP'de son yılların modası, lideri ve genel merkezi eleştirenlere "sarayın adamı" damgası vurmak oldu. İster cumhurbaşkanı adaylığı yapmış olun (Muharrem İnce), ister il başkanlığı veya genel sekreterlik gibi görevlerde bulunmuş olun (Gürsel Tekin), hatta genel başkanlık yapmış olsanız bile (Kemal Kılıçdaroğlu) fark etmiyor. Eleştirdiğiniz anda "sarayın adamı" oluyorsunuz.
Özgür Özel'in Zorlu Sınavı
Genel Başkan seçildiği günden bu yana Özgür Özel'in siyasette uzlaşma, normalleşme ve yumuşama yanlısı bir çizgi izlemeye çalıştığı gözlemleniyor. Ancak liderin ceketinin eteğinden çeken, onun sertleşmesini ve kavga etmesini isteyen çok sayıda kişi bulunuyor.
Özgür Özel'in üslubunu yumuşatması durumunda kendisine "sarayın adamı" denileceği endişesi yaşanıyor. Bir liderin bagajında bu kadar ağır yükü taşımasının zorluğu dikkat çekiyor.
Tarihi Kurultaylar ve İç Düşman
CHP'nin 28 Nisan 1967'deki Dördüncü Olağanüstü Kurultay'ında dönemin Genel Sekreteri Bülent Ecevit, kürsüye çıkarak "Cumhuriyet Halk Partisi, kendi içindeki düşmanları yendi" açıklamasını yapmıştı. Ancak görünen o ki, parti içindeki bu düşmanlar bir türlü bitmek bilmiyor.
İsmet İnönü döneminde, 17 Kasım 1947'de başlayan Yedinci Olağan Kurultay tam 19 gün sürmüştü. Bugünkü gibi 2-3 günlük kurultaylar değil, herkesin içini döktüğü, genel başkanın bile eleştirilebildiği uzun tartışmalar yaşanmıştı.
O kurultayda 645 oy kullanılmış, koskoca İnönü 595 oy alabilmişti. 50 oy ise boş veya başka isimlere gitmişti. Önemli olan, İnönü'yü eleştirdiği için kimsenin sözünün kesilmemesi, disipline verilmemesi veya ihraç edilmemesiydi.
Çözüm Arayışları ve Reform İhtiyacı
Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek parti döneminden gelen hastalığı için Özgür Özel, kurultay üstüne kurultay topluyor ancak çözüm bulunamıyor. Bu hastalığın ayakta tedaviyle geçeceğe benzemediği ortada.
CHP'nin kısır iç çekişmeleri ve parti içi iktidar kavgalarını aşabilmesi, halka inmesi, trollere değil tabana kulak vermesi gerekiyor. Partinin reforma ihtiyacı bulunuyor. Bu reform, sistemin gizli efendilerini, sahte demokratları, cunta ve darbe meraklılarını aşmak ve çok başlı görüntüden uzaklaşmak anlamına geliyor.