AFET Platformu Deprem Öncesi ve Sonrası İçin Yol Haritasını Açıkladı
Türkiye'de afet yönetimi alanında faaliyet gösteren 65 sivil toplum örgütünün bir araya gelmesiyle oluşan AFET Platformu, İstanbul'da gerçekekleştirdiği sonuç toplantısında deprem öncesi ve sonrasına yönelik kapsamlı bir yol haritasını kamuoyuna duyurdu. "Afet Risk Yönetiminde Sivil Toplumun Kapasitesinin Desteklenmesi" projesinin kapanışı niteliğindeki bu etkinlik, Avrupa Birliği'nin finansal desteği ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin koordinasyonuyla hayata geçirildi.
Proje Kapsamında Önemli Adımlar Atıldı
Toplantıda, projenin yürütücülüğünü üstlenen Hayata Destek Derneği, İhtiyaç Haritası, Temel İhtiyaç Derneği ve Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın katkıları vurgulandı. 24 Ocak 2020 Elazığ depreminin ardından oluşan bu sivil toplum ağı, kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği faaliyetleri detaylandırdı. Proje kapsamında:
- 26 farklı teknik başlıkta eğitim modülleri geliştirilerek 804 kişiye erişildi.
- Dijital enstrümanlar modernize edildi ve "Sıfırıncı Saat" hazırlıkları güçlendirildi.
- 41 ilde 1161 eğitimli gönüllü ve uzman eğitmenlerle yerel kapasite artırıldı.
Yetkililerden Önemli Açıklamalar
Temel İhtiyaç Derneği Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, sivil toplumun "stratejik ortak" seviyesine taşınmasının önemine dikkat çekti. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği Genel Koordinatörü Dr. Tezcan Eralp Abay ise 6 Şubat depremlerinden sonra koordinasyonun kritik rolünü vurguladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan, afetlerde gönüllü bulmanın zorluğunu dile getirerek kamu ile iş birliğinin sürdürülebilirlik açısından hayati olduğunu belirtti. Avrupa Birliği Delegasyonu'ndan Christian Ballaro, sivil toplum kuruluşlarının ülkenin en değerli varlıkları olduğunu ifade etti.
Gelecek Hedefler ve İş Birlikleri
AFET Platformu Genel Sekreteri Sevim Kahraman, önümüzdeki dönemde akademi, özel sektör, kamu ve sivil toplum örgütleriyle bir paydaş döngüsü oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. 2026 yılı için planlananlar arasında:
- Kamu ve yerel yönetimlerle pilot iş birlikleri hayata geçirmek.
- Özel sektörle uzun vadeli afet hazırlık projeleri geliştirmek.
- Akademik dünyayla sahaya dayalı bilgi üretimini teşvik etmek yer alıyor.
Bu adımlar, afet risk yönetiminde sivil toplumun kapasitesini artırmayı ve daha güvenli bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor.