İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Filistin'in Gazze Şeridi'nde yaşanan insanlık dramına ve uluslararası toplumun tutumuna yönelik sert açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Gazze'de kış şartlarında her türlü imkandan yoksun bırakılan sivillere dikkat çekerek, yaşananları devlet gücüyle yürütülen modern bir yok etme siyaseti olarak nitelendirdi.
Uluslararası Sistemin İflası ve Sert Suçlamalar
Bilal Erdoğan konuşmasında, uluslararası kurumların Gazze konusunda tamamen iflas ettiğini ileri sürdü. Batı medeniyetinin ise bu mesele karşısında zillete düştüğünü savundu. Erdoğan'ın en çarpıcı ifadeleri, İsrail'in ideolojik temeline yönelik oldu. "Bizim meselemiz Siyonist ideolojiyledir" diyen Erdoğan, "Siyonizm bugün İsrail Nazizmi olarak kendini göstermektedir" şeklinde konuştu.
Açıklamalarında, Gazze'de yaşanan yıkımın bir soykırım boyutuna ulaştığını ve bunun açlık ve susuzluk yoluyla gerçekleştirildiğini vurguladı. İsrail'in işlediği savaş suçlarının bedelini ödemesi gerektiğinin altını çizdi. Bu yıkımın maliyetinin ne Gazze halkına ne de üçüncü ülkelere yüklenemeyeceğini ifade etti.
Türkiye'nin Duruşu ve Kararlılık Mesajı
Bilal Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'deki zulme karşı duruşunu net bir dille anlattı. "Muhatabımız kim olursa olsun hakkı haykırdık" diyerek, İsrail ile ticari ilişkilerin kesildiğini hatırlattı. Türkiye'nin tarihe not düşen bir kararlılık içinde olduğunu belirtti.
Erdoğan, "Tarihe şunu yazıyoruz; biz sinmeyeceğiz, biz durmayacağız, biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Gazze özgür olana kadar, Kudüs özgür olana kadar, Mescid-i Aksa özgür olana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Filistin'i unutmayacağız."
Sonuç ve Çağrı
Bilal Erdoğan'ın açıklamaları, Türkiye'den Filistin davasına verilen desteğin sivil toplum nezdindeki yansımalarını gösterdi. Uluslararası topluma yönelik ağır eleştiriler ve İsrail'e yönelik 'savaş suçu' tazminatı çağrısı, konunun hukuki boyutuna da işaret ediyor. Erdoğan'ın "İsrail Nazizmi" benzetmesi ise tartışmalı bir tanımlama olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin, kim olursa olsun hakkı haykırmak ve mücadeleden vazgeçmemek şeklinde özetlenen kararlı duruşu, açıklamaların ana mesajını oluşturdu.