İstanbul, uluslararası topluma yönelik güçlü bir insani mesaja ev sahipliği yaptı. Bilal Erdoğan, şehirde gerçekleştirilen 'Dünya Yetimler Günü' etkinliğinde kürsüye çıkarak, özellikle Gazze'deki dramatik duruma dikkat çeken ve küresel bir harekete geçme çağrısı içeren önemli bir konuşma yaptı.
İnsani Kriz ve Sessizliğin Sorumluluğu
Bilal Erdoğan konuşmasında, Filistin'de ve özellikle Gazze'de yaşanan insani trajedinin boyutlarına vurgu yaptı. İsrail'in saldırıları sonucunda binlerce masum sivilin hayatını kaybettiğini, on binlercesinin yaralandığını ve yüz binlerce insanın evsiz kaldığını hatırlattı. Bu saldırıların uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Erdoğan, dünyanın bu adaletsizliğe ve zulme sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Konuşmasında, sadece devletlerin değil, sivil toplum kuruluşlarının, aktivistlerin ve her bireyin sorumluluğu olduğunun altını çizdi. "Sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır" diyerek, herkesi vicdanlı olmaya ve sesini yükseltmeye davet etti. İstanbul'dan yayılan bu mesajın, tüm dünyadaki mazlumlar için bir umut ışığı olması gerektiğini söyledi.
Dünya Yetimler Günü ve Somut Adımlar
Etkinliğin 'Dünya Yetimler Günü' çerçevesinde düzenlenmiş olması, mesajın ağırlığını daha da artırdı. Bilal Erdoğan, Gazze'deki çocukların ve yetimlerin durumuna özel bir parantez açtı. Saldırılarda anne babasını kaybeden, yaralanan veya psikolojik travma yaşayan çocukların sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekti.
Yardım kuruluşlarının bölgeye ulaşmakta zorlandığı bu dönemde, uluslararası toplumun insani yardım koridorları oluşturması ve ambargoları kaldırması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında, Türkiye'nin bölgeye yönelik yardım çabalarına da değinerek, bu desteğin artarak devam edeceğinin garantisini verdi. Sadece gıda ve tıbbi malzeme değil, uzun vadede yaraların sarılması için psiko-sosyal destek ve eğitim programlarının da hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Küresel Dayanışma Çağrısı
Bilal Erdoğan'ın İstanbul'dan verdiği mesaj, sınırları aşan bir dayanışma çağrısı niteliği taşıyor. Konuşmasının son bölümünde, dünyanın dört bir yanındaki insanlara seslendi. Sosyal medyanın gücünü kullanarak farkındalık yaratmanın, yerel ve uluslararası kuruluşlara bağış yapmanın veya siyasiler üzerinde diplomatik baskı oluşturmanın her birinin değerli bir adım olduğunu belirtti.
Gazze'de yaşananların sadece bir bölgesel çatışma değil, insanlığın ortak vicdanına yönelik bir sınav olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bugün Gazze, yarın başka bir coğrafya olabilir. Adalet ve merhamet evrensel değerlerdir. İstanbul'dan tüm dünyaya, bu değerler için harekete geçme zamanının geldiğini hatırlatmak istiyoruz" dedi. Bu çağrı, etkinliğe katılan yerli ve yabancı misafirler tarafından uzun süre alkışlandı.
Program, yetimler için dua ve insani yardım kuruluşlarının çalışmalarına destek taahhütleriyle sona erdi. İstanbul'da atılan bu adım, küresel kamuoyunun Gazze'deki insani dram karşısındaki tutumunu yeniden gözden geçirmesi için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.