İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) tarafından yürütülen "Özel ve Kamusal Alanda Kadın Emeği Araştırması", basın lansmanıyla kamuoyuna tanıtıldı. Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen etkinliğe eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı, Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nursem Keskin Aksay ve çok sayıda davetli katıldı.
Kadın emeği sadece maaş bordrolarında görünen bir değer değil
KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı, 1 Mayıs'ın kadın emeği söz konusu olduğunda adaletin, fırsat eşitliğinin ve hak mücadelesinin simgesi olarak daha güçlü bir anlam kazandığını belirtti. Sarı, "Kadınlar çifte mesai değil, çoklu vardiya yapıyor. Kadın emeği yalnızca maaş bordrolarında görünen bir değer değil. Çoğu zaman ev içinde, bakım süreçlerinde ve gündelik hayatın görünmeyen alanlarında varlığını sürdürüyor" dedi.
Araştırma 2025 yılı boyunca titizlikle yürütüldü
Sarı, araştırmanın 2025 yılı boyunca 40 kişilik bir ekip tarafından yürütüldüğünü ve 12 farklı şehirde 563 katılımcıya ulaşıldığını aktardı. Araştırmada sosyoloji, psikoloji ve siyaset bilimi gibi farklı disiplinlerden yararlanıldı. Kırsaldan kente, evden iş yerine kadar kadın emeğinin görünür olduğu alanlarda kadınların hikayeleri dinlendi.
Bütüncül bir çerçeve ortaya konuldu
Sarı, kadın emeğini yalnızca istihdam verileriyle sınırlamadıklarını, ücretli ve ücretsiz emek biçimlerini, bakım yükünü ve duygusal emeği birlikte değerlendirerek bütüncül bir çerçeve ortaya koyduklarını ifade etti. "Kadınlar her alanda görünmeyen emeğiyle hayatın yükünü omuzluyor" diyen Sarı, KADEM'in 13 yıldır kadın hakları ve fırsatlara erişim konusunda çalışmalar yürüttüğünü hatırlattı.
Görünmeyen zihinsel emek ortaya çıktı
Dr. Öğretim Üyesi Nursem Keskin Aksay, araştırmanın etnografik bir yaklaşımla yürütüldüğünü belirterek, kadınların yalnızca fiziksel değil, sürekli planlama, organize etme, ihtiyaçları öngörme ve aile içi duygusal dengeyi sağlama gibi görünmeyen bir zihinsel emek harcadığını ortaya koydu. 230 yüz yüze görüşme, 48 odak grup görüşmesi ve 8 grup mülakatı olmak üzere toplam 563 katılımcıyla çeşitli ortamlarda bir araya gelindi.
Kadınlar kesintisiz bir emek döngüsü yaşıyor
Araştırma bulgularına göre ücretli bir işte çalışmak, kadınların ev içi yükünü azaltmıyor. Aksine kadınlar hem işte hem evde üretmeye devam ederek kesintisiz bir emek döngüsü yaşıyor. Kadınların önemli bir bölümü, ev içi emeğin görünmez ve değersiz kabul edilmesinden yakınıyor. Emek, kadınların anlatılarında yaşam boyu süren bir sorumluluk ve varoluş pratiği olarak öne çıkıyor.
Bütüncül sosyal politikalara ihtiyaç var
Araştırma, kadın emeğinin yalnızca istihdam oranları üzerinden değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu vurguluyor. Kadınların ücretsiz, duygusal ve zihinsel emeğini görünür kılan, iş-aile dengesini destekleyen ve adil iş bölümünü teşvik eden bütüncül sosyal politikalara ihtiyaç olduğu belirtiliyor.



