Mason Locasında Yönetim Boşluğu Mahkemeye Taşındı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nda yaşanan yönetim krizi, derneğin 42 yıllık üyesi ve Yüksek Haysiyet Kurulu üyesi olan hukukçu Ali Rıza Aral'ın mahkemeye başvurmasıyla yeni bir boyut kazandı. Aral'ın avukatı, genel kurulun toplanamaması ve yönetim krizinin giderilmesi talebiyle İstanbul Nöbetçi Hukuk Mahkemesi'ne resmi bir dilekçe sundu.
Dilekçede Yer Alan Detaylar ve Tüzük Hükümleri
Yeni Şafak gazetesinin ulaştığı dilekçede, dernek başkanı Remzi Sanver'in vergi kaçakçılığı ve kara para aklama suçlamalarıyla tutuklanmasının ardından, derneğin işleyişinin aksadığı ve genel kurulun yapılamadığı belirtildi. Mahkeme, süreci değerlendirerek yönetim boşluğunun giderilmesi amacıyla derneğe müzekkere yazılmasına karar verdi. Böylece, dernek yönetiminin değişmesine yönelik süreç Ali Rıza Aral'ın başvurusuyla resmen başlamış oldu.
1 Nisan 2026 tarihli dilekçede, Remzi Sanver'in 17 Ekim 2025'te hakkında ileri sürülen iddialar nedeniyle tutuklandığı hatırlatıldı. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: "Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Tüzüğü'nün 28'inci maddesi hükmü, 'Büyük üstatlık makamı, ölüm, istifa ve başka bir sebeple boşaldığı takdirde 3 ay içinde Büyük Loca toplantıya çağrılır ve Büyük Üstad seçimi yapılır' şeklinde hüküm ifade etmektedir. Sanver'in tutuklanması üzerine tüzükte yazılan 3 ay süresi 20 Ocak 2026'da dolduğu halde herhangi bir istifa olmadığı ve dernek başkanlığı boşta kaldığı için seçim yapılamadı. Bu nedenle dernek başkanlığına seçim yapılması şarttır."
Masonik Yargı ve Dernekten Gelen Açıklama
Aral'ın dilekçesinde locaya ait tüzüğün bir bölümü de yer aldı. Tüzüğün "Haysiyet Kurulları" başlığı altındaki 5'inci bölümünde, "Masonik yargı, Haysiyet Kurulları tarafından Büyük loca adına yürütülür" deniyor. Aynı bölümde, üyelerin kardeş olarak adlandırıldığı ve büyük locanın yasa ve düzenine uymayı kabul ve taahhüt etmiş olması gerektiği vurgulanıyor.
Mahkeme kararının ardından dernekten yapılan açıklamada, Dernek Başkanı ile Yönetim Kurulu ve tüm dernek organlarının görevlerine devam ettiği belirtildi. Açıklamada, bir dernek üyesinin yaptığı başvuru sonrası başlayan sürecin, dernek başkanlığının boşaldığı iddiasıyla genel kurulu toplantıya çağırma talebinden ibaret olduğu, kayyum atanması yönünde bir talebin bulunmadığı özellikle vurgulandı. Bu durum, dernek içindeki yönetim süreçlerinin nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizliği koruyor.



