İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı Genel Sekreteri Abdullah Kılıç, son dönemde cemaatlerine yönelik yapılan asılsız iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kılıç, açıklamasında İslam'ın samimiyetle yaşanmasını sağlamak için teşekkül etmiş tarikatların asırlar boyunca bu topraklara hizmet, muhabbet ve kardeşlikle mayalandığını belirtti.
İsmailağa camiasının köklü geçmişi
Kılıç, İsmailağa camiasının Ali Haydar Hazretlerinden Mahmut Efendi Hazretlerine, ondan Hasan Efendi Hazretlerine ve günümüze kadar uzanan yolunun, Kur'an-ı Kerim ve sünnet-i seniyenin belirlediği ehl-i sünnet vel cemaat itikadı ve anlayışına dayandığını ifade etti. Bu yolun, asırların süzgecinden geçerek gelen tasavvuf usul ve adabına dayanan köklü bir irşad mektebi olduğunu vurguladı.
Hizmet emaneti aynı sadakatle sürüyor
Bugün takip ettikleri silsileyi ve hizmet emanetini, Fikri Efendi Hazretlerinin talim ve terbiyesi altında aynı sadakat, vakar ve mesuliyet şuuruyla muhafazaya devam ettiklerini belirten Kılıç, medreselerde okutulan İslami ilimler, Kur'an kurslarında verilen terbiye, sohbet halkalarında şekillenen adap ve hizmet müesseselerinde takip edilen çizginin dün hangi esaslar üzerine bina edilmişse bugün de aynı esaslar üzerinde yürüdüğünü söyledi.
Asılsız iddialara tepki
Kılıç, son dönemde Mahmut Efendi Hazretlerinin ömrünü vakfederek inşa ettiği İsmailağa camiasının, hakikatle bağdaşmayan, İslam ahlak ve terbiyesine aykırı iddia ve karalamalara maruz bırakıldığını belirtti. Bu söylemlerin sadece bazı şahısları değil, yarım asrı aşan bir hizmet geleneğini, milletin gönlünde yer edinmiş müesseseleri ve bu hizmetlere gönül vermiş binlerce insanı hedef aldığını ifade etti.
Tartışmaların boyutu
Mahmut Efendi Hazretlerinin vefatının ardından sürdürülen itham ve tartışmaların, yalnızca İsmailağa camiasını ilgilendiren bir mesele olmaktan çıktığını, ehl-i sünnet itikadı ve tasavvuf anlayışı bakımından da açıklık getirilmesi gereken bir zaruret haline geldiğini vurguladı.
Nakşibendi müceddidi yolu
Kılıç, mensubu oldukları Nakşibendi müceddidi yolunun Kur'an-ı Kerim'e, sünnet-i seniyeye, icma, kıyasa ve tasavvuf geleneğinin muteber eserlerini esas alan köklü bir ilim ve irfan geleneğine bağlı olduğunu belirtti. Bu anlayışla şu hususlara dikkat çekti:
- Tasavvuf ehline mahsus konuların, insanların zihnini ve kalbini yoracak, ifsad edecek şekilde tüm kamuoyunun önünde kardeşlik ve muhabbet ikliminden uzak, birer tefrika malzemesi haline getirilerek tartışılmasından rahatsızlık duyduklarını ifade etti.
- Bu tartışmalarla Mahmut Efendi Hazretlerinin manevi hatırasının zarar gördüğü ve emeklerinin hiçe sayıldığını belirtti.
- Evliyanın tarikatı ve insanları kabirden yönettiği iddiasının, başta ehl-i sünnet itikadına ve tarikatlarının usul ve adabına, Efendi Hazretlerinin şeri hassasiyetlerine tamamen aykırı olduğunu vurguladı.
- Evliyanın tasarrufu ve üveysilik gibi tasavvufi ıstılahların tahrif edilerek temellendirme çabalarının ilmi bir değer taşımaktan uzak, şahsi ihtiras ve zaaflarla malul sefil bir iddia olduğunu belirtti.
İsmailağa camiasının tutumu
Kılıç, İsmailağa camiası olarak yollarının esaslarına aykırı bu iddia ve söylemlerden beri olduklarını ifade etti. Ehl-i sünnet esaslarına ve tarikatların usul ve adabına aykırı hususlar karşısında kelamını ve kalemini sakınmayan, hakkaniyet sahibi hocalara ve kardeşlere teşekkürü bir borç bildiklerini söyledi.
Temel vazife
İfsad edici gündemlerden uzak durarak, insanları İslamiyetin nuruyla aydınlatmak, kardeşlik iklimini muhafaza etmek ve yüce dine hizmet etmenin temel vazifeleri olduğunu belirten Kılıç, kalıcı olanın tartışmalar değil, samimiyetle yapılan hizmetler olduğuna inandıklarını ifade etti.



