İstanbul'da faaliyet gösteren özel bir eğitim kurumuna, 6 aylık Türkçe dil programı kapsamında 190 bin lira ödeme yapan bir öğrenci, 27 Mayıs 2025 tarihinde vize başvurusunun reddedilmesi üzerine ücret iadesi talebinde bulundu. Öğrenci, kurumun ücret iadesini geciktirdiği iddiasıyla Kamu Denetçiliği Kurumu'na (KDK) başvurdu.
KDK'nın İncelemesi ve Tespitleri
Başvuruyu inceleyen KDK, Anayasa'nın 42'nci maddesi uyarınca eğitim hizmetinin devletin gözetim ve denetimi altında yürütülen asli bir ödev olduğunu vurguladı. Özel öğretim kurumlarının yürüttüğü faaliyetlerin ise idare hukuku doktrininde 'Fonksiyonel Kamu Hizmeti' olarak tanımlandığı tespit edildi. Hizmeti sunan özne özel hukuk tüzel kişisi olsa dahi, sunulan hizmetin kamusal mahiyeti gereği bu kurumların birer idari eklenti gibi işlev gördüğü belirtildi.
Ücret İade Sürecinin Kamu Düzeni Açısından Önemi
KDK, özellikle vize reddi gibi haklı nedenlere dayalı ücret iade usullerinin kurumların inisiyatifine bırakılmadığını, bu sürecin Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı ile kamu düzeni adına sınırlandırıldığını hatırlattı. İade sürecini sürüncemede bırakmanın bir sözleşme ihlalinin ötesinde kamu hizmetinin kusurlu ifası niteliğinde olduğu tespiti yapıldı.
Uyuşmazlığın Çözümü
KDK'nın yürüttüğü ara buluculuk ve inceleme süreci sonucunda, ilgili eğitim kurumu tarafından 6 Mayıs 2026 tarihinde öğrenciye ücret iadesi gerçekleştirildi. Böylece uyuşmazlık yargıya taşınmadan sonuçlandırılmış oldu.



