Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nden Rüşvet Davasında Önemli Karar
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi, rüşvet vermek ve rüşvet almak suçlarından yargılanan iki sanık hakkında önemli bir hukuki süreci başlattı. Daire, sanıklar Abdulmalek Alkhuder ve Rozana Hassanı'ya ilişkin kararı, tüm aramalara rağmen kendilerine ulaşılamadığı için ilanen tebliğ etme kararı aldı.
Davanın Arka Planı ve Yargı Süreci
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Temmuz 2023 tarihinde, 2017/473 esas ve 2023/223 karar numaralı dosyada sanıklar hakkında beraat kararı vermişti. Ancak bu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi, 16 Mayıs 2025 tarihli ve 2025/523 esas, 2025/1187 karar numaralı kararı ile "istinaf başvurusunun esastan reddine" hükmetti. Bu karar, temyiz yolu açık bırakılarak verildi.
Kararın ardından, katılan maliye hazinesi vekili, sanıkların suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulundu. Fakat sanıklar Abdulmalek Alkhuder (01/01/1989 doğumlu) ve Rozana Hassanı'ya (11/01/1991 doğumlu) yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadıkları için, hem daire kararı hem de temyiz dilekçesi kendilerine tebliğ edilemedi.
İlanen Tebliğ Kararının Detayları
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28 ve 29. maddeleri uyarınca iki önemli hususu ilanen tebliğ etti:
- Daire kararı ile katılan maliye hazinesi vekilinin temyiz dilekçesinin ilanen tebliğ edilmesine,
- İlan tarihinden itibaren 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde daireye verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Yargıtay'a temyiz hakkı bulunduğu, aynı süre içinde katılan maliye hazinesi vekilinin temyiz dilekçesine karşı beyanda bulunulabileceği belirtildi.
Kararda, yasal süre içinde temyiz hakkının kullanılmaması halinde, bu haktan vazgeçilmiş sayılacağı da vurgulandı. İlan, 13 Nisan 2026 tarihinde #ilan.gov.tr üzerinden Basın No: ILN02451209 ile yayımlandı.
Bu süreç, adli makamların tebliğ işlemlerindeki titizliğini ve yargılamanın usulüne uygun ilerlemesi için gösterilen çabayı ortaya koymaktadır. Sanıkların bulunamaması, davada ilanen tebliğ yoluna gidilmesini zorunlu kılmış, böylece hukuki süreçlerin aksamaması hedeflenmiştir.



