Danıştay'dan emsal karar: Kamu ve özel birlikte çalışma yasağı onandı
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Sağlık Bakanlığı ile devlet üniversiteleri arasındaki 'Birlikte Kullanım Hizmet Sözleşmesi'ne ilişkin kritik bir karara imza attı. Kurul, kamu hastanelerinde görev yapan öğretim üyelerinin aynı anda muayenehane açamayacağı ve özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacağı yönündeki düzenlemeyi hukuka uygun buldu. Ayrıca, 30 günü aşan gözaltı veya tutukluluk halinde sözleşmenin feshedilebileceği hükmü de onandı.
Türk Tabipleri Birliği'nin davası sonuçlandı
Karar, Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) açtığı dava kapsamında incelenen sözleşmeye ilişkin temyiz sürecinin tamamlanmasıyla geldi. Kurul, sözleşmenin büyük bölümünü hukuka uygun bulurken, bazı maddelerde eksik düzenleme nedeniyle iptal kararını onadı. TTB'nin temyiz başvurusu reddedilirken, Sağlık Bakanlığı'nın temyiz başvurusu kısmen kabul edildi.
Muayenehane ve özel hastane yasağına onay
Kararın en dikkat çeken bölümü, öğretim üyelerinin mesleki faaliyetlerine ilişkin oldu. İlk derece mahkemesi, kamu hastanesinde görev alan öğretim üyelerinin serbest meslek icra edemeyeceği ve özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacağı yönündeki sözleşme maddesini iptal etmişti. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu kararı bozdu. Kurul, kamu hastanesi ile öğretim üyesi arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin zorunlu olmadığını, tarafların sözleşmeyi imzalayıp imzalamamakta serbest olduğunu belirtti. Kararda, kamu hastanesindeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi amacıyla idarenin, sözleşmeyi imzalayan öğretim üyelerinin çalışmalarını yalnızca bu hastaneye özgülemesini isteme yetkisine sahip olduğu vurgulandı. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin kamu yararına uygun olduğu ifade edildi.
Bazı maddelerde iptal kararı kesinleşti
Danıştay, buna karşılık sözleşmenin bazı hükümlerinde eksiklik bulunduğuna hükmetti. Kurul, öğretim üyelerinin başka yerde geçici görevlendirilmesi, bilimsel faaliyetlerde görevlendirilmesi ve performans gerekçesiyle sözleşmelerinin feshedilmesine ilişkin işlemlerde yalnızca Sağlık Bakanlığı'nın görüşünün yeterli olmayacağını, ilgili fakülte dekanının da görüşünün alınması gerektiğini belirtti. Bu nedenle; Hizmet Sözleşmesi'nin 7. maddesi, 13. maddesi, 17. maddenin üçüncü bölümü, ayrıca Sağlık Bakanlığı Genel Yazısı'nın sekizinci paragrafı yönünden verilen iptal kararı onandı.
Performans sistemi geçerli sayıldı
Kararda öğretim üyeleri için getirilen bilimsel çalışma, eğitim ve sağlık hizmeti performans hedefleri de değerlendirildi. Danıştay, performans kriterlerinin kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve sağlık hizmetlerinin etkin yürütülmesi amacı taşıdığına dikkat çekerek bu düzenlemeleri hukuka uygun buldu.
Mesai dışı çalışma düzenlemesi de korundu
Kurul, belirli işlerin tamamlanması gerektiğinde öğretim üyelerinin normal mesai saatleri dışında da çalışabileceğine ilişkin düzenlemeyi de iptal etmedi. Kararda, sağlık hizmetinin yaşam hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğu, acil durumlarda kesintisiz yürütülmesinin devletin yükümlülüğü bulunduğu belirtilerek bu düzenlemenin kamu yararı taşıdığı ifade edildi.
Gözaltı ve tutukluluk maddesi de geçerli kaldı
Danıştay, sözleşmede yer alan 'gözaltına alınma veya tutukluluk nedeniyle 30 günü aşan görevden uzak kalınması halinde sözleşmenin feshedilebileceği' hükmünü de hukuka uygun buldu. Kurul, sözleşmenin süreli olduğu, fesih işlemlerine karşı yargı yolunun açık bulunduğu gerekçesiyle bu düzenlemenin hukuka aykırı olmadığına karar verdi.
Kararın sonucu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Türk Tabipleri Birliği'nin temyiz başvurusunu reddederken, Sağlık Bakanlığı'nın temyiz başvurusunu ise kısmen kabul etti. Buna göre, ilk derece mahkemesinin öğretim üyelerinin kamu hastanesinde görev alırken aynı zamanda serbest meslek icra edemeyeceğine ilişkin yasağı iptal eden kararı bozuldu. Buna karşılık sözleşmenin bazı maddelerine ilişkin iptal kararları ise kesinleşmiş oldu. Bu karar, kamu hastaneleri ile üniversitelerin ortak kullanım modeli kapsamında görev yapan öğretim üyelerinin çalışma şartlarını yeniden şekillendirecek emsal kararlar arasında değerlendiriliyor.



