Kuşadası'nda Mal Kaçırma İddiasıyla Tasarruf İptali Davası Açıldı
Erdal Asar'ın, Mehmet Aksu'dan 5.9 milyon TL'lik senedi tahsil edememesi üzerine açtığı tasarruf iptali davası, borçlunun iki taşınmazı şüpheli koşullarda devrettiği iddialarıyla gündeme geldi. Davanın yapılan yargılamasında, davalı Mehmet Aksu'ya çıkartılan davetiyelerin tebliğ edilemediği ve adreslerinin tespitinin mümkün olmadığı belirlenerek, dava dilekçesinin ilanen tebliğine karar verildi.
5.9 Milyon TL'lik Senet Borcu ve İcra Takibi
Davacı vekili, müvekkili Erdal Asar'ın, borçlu Mehmet Aksu'ya verilen para karşılığında düzenlenen ve ödeme tarihi 26 Mart 2025 olan 5.950.000 TL meblağlı bir senedi bulunduğunu ifade etti. Senedin vadesinin geçmesine rağmen ödenmemesi üzerine, İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2025/13855 esas sayılı dosyasıyla borcun tahsili için takip başlatıldığı aktarıldı. Ancak, borçlunun bilinen adreslerine gönderilen ödeme emirlerinin iade edildiği ve borçlunun izinin bulunamadığı kaydedildi.
Taşınmaz Devirlerinde Şüpheli Koşullar
TAKPAS üzerinden yapılan araştırmalarda, Mehmet Aksu'nun senet vadesinin dolmasına çok yakın bir tarihte iki ayrı taşınmazı diğer kişilere devrettiğinin tespit edildiği belirtildi. Bu taşınmazlar şu şekilde sıralandı:
- Aydın İli Kuşadası İlçesi Türkmen Mahallesi 8 Cilt 736 Sayfa 1059 ada 10 parselde bulunan 3. kat 5 nolu bağımsız bölüm mesken niteliğindeki taşınmaz, borçlu ile aynı soyadı taşıyan Fatma Eroğlu'na devredildi. Bu durumun, taraflar arasında kan hısımlığı veya yakın ailevi ilişki bulunduğuna işaret ettiği ve devir işleminin alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıdığı yönündeki karineyi güçlendirdiği iddia edildi.
- Aydın İli Kuşadası İlçesi Türkmen Mahallesi 399 Cilt 39494 Sayfa 444 ada 80 parselde yer alan A Blok Zemin Kat 2 nolu bağımsız bölüm mesken vasıflı taşınmazın devredildiği Mehmet Aksu'nun ise, borçlu ile tanışıklık, iş ilişkisi veya sosyal yakınlık içinde olduğu ve borçlunun mali durumunu bilmeye elverişli konumda bulunduğu öne sürüldü.
Fahiş Fark ve Kötü Niyet İddiaları
Davacı vekili, taşınmazların gerçek bedelleri ile satış bedelleri arasında fahiş bir fark bulunduğunu ve bu devirlerin gerçek değerlerin çok altında gerçekleştirildiğini savundu. Somut olay ve taşınmazların bulunduğu konumlar ile nitelikleri göz önüne alındığında, satışların o muhitteki benzer taşınmazların emsal değerlerine nazaran oldukça düşük bedellerle yapıldığının şaibeli olduğu vurgulandı. Borçlunun, bankaya olan borçlarından kurtulmak amacıyla kötü niyetli hareket ederek üçüncü kişilere taşınmazları mal kaçırma kastıyla sattığı iddia edildi.
Dava Talepleri ve Yasal Süreç
Davacı tarafından, İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarruf işlemlerinin kesin olarak iptal edilmesi talep edildi. Ayrıca, teminatsız olarak veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz şerhi işlenmesi, taşınmazların devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesi ve tarafların taşınmaza ilişkin satış sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacakları üzerinde cebri icra yetkisi verilmesi istendi. Borcun faiz ve ferileri ile yapılan takip masraflarının da gözetilerek nakden tazmin edilmesi talep edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 122 ve 127. maddeleri gereği, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde cevap, usul itirazları ve delillerin bildirilmesi, aksi takdirde davacının vakıalarının kabul edilmiş sayılacağı belirtildi. Duruşmanın 12 Mayıs 2026 günü saat 09:30'da yapılacağı ve tarafların bizzat veya vekille temsil edilmesi gerektiği, yokluk halinde yargılamaya devam edileceği ilanen tebliğ edildi.



