Oğuzhan Uğur, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/284884 sayılı soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Uğur, Ahbap Derneği, Haluk Levent, Babala TV ve şirket hesap hareketlerine ilişkin soruları yanıtladı. Uğur, Ahbap Derneği'nin mali yapısı ve bağışların kullanımı hakkında bilgisi olmadığını, Haluk Levent'le 2023'ten bu yana fiziksel olarak görüşmediğini, şirketlerinden ve şahsi hesaplarından yapılan para transferlerinin Ahbap Derneği ile "uzaktan yakından ilgisi olmadığını" söyledi.
Deprem Dönemi Yardım Paylaşımları
Uğur'a deprem dönemindeki sosyal medya paylaşımları soruldu. Deprem günü İstanbul'da iletişim imkânlarının güçlü olması nedeniyle yardım organizasyonlarına destek vermeye çalıştıklarını anlatan Uğur, Haluk Levent'in daveti üzerine Hatay'a gittiklerini, burada çevredeki yardım ekipleriyle röportajlar yaptığını söyledi. Sonrasında İstanbul'a dönerek yardım yayınları yaptıklarını, bu yayınların alt bantlarında AFAD ve Ahbap Derneği'nin teyitli IBAN numaralarını paylaştıklarını ifade etti. Bazı röportajlarda geçen "para topluyoruz" ifadelerinin yanlış anlaşıldığını savunan Uğur, "Aktardığımız şey para değil bilgidir." dedi.
Ahbap ile İlişkisi ve Bağış Bilgisi
Uğur'a, Ahbap Derneği ve dernek yönetimiyle ilişkisi soruldu. Haluk Levent dışında Ahbap Derneği'nden kimseyi tanımadığını, dernek yönetimiyle herhangi bir ilişkisi bulunmadığını savundu. Haluk Levent'i ilk kez 2018 yılında programına konuk ettiğinde tanıdığını belirten Uğur, 2022 yılında yeniden bir programda bir araya geldiklerini, deprem sonrası 7 Şubat 2023'te Hatay'da görüştüklerini, sonrasında ise bir daha yan yana gelmediklerini ifade etti.
Uğur, Ahbap Derneği'nin mali yapısı, toplanan bağış miktarı ve bu bağışların nasıl kullanıldığına ilişkin bilgisinin bulunmadığını söyledi. Kendilerini arayarak bağış yapmak isteyen kişilerin beyan ettiği rakamları not aldıklarını belirten Uğur, Ahbap, AFAD ve Kızılay'a yaklaşık 60 milyon TL civarında bağış yapılmış olabileceğini tahmin ettiklerini; ancak bu rakamın bağışçıların beyanına dayandığını, gerçekten bağış yapılıp yapılmadığını bilmesinin de mümkün olmadığını ifade etti. Uğur, Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığına dair herhangi bir şüphesinin olmadığını ve herhangi bir usulsüzlüğe şahit olmadığını da savundu.
Şirket Yapılanması ve Para Transferleri
İfadede Oğuzhan Uğur'a, Babala TV, Babalayka Film ve Osis Yapım hattındaki şirket yapılanması soruldu. Uğur, Babala TV'yi YouTube üzerinden kendisinin hayata geçirdiğini, hedefinin "yeni medya" oluşturmak olduğunu anlattı. Babala TV'nin içerikleri siyaset ve toplumsal olaylara kayınca eğlence içerikleri için Babalayka TV'yi kurduklarını belirten Uğur, bu yapının finansal olarak büyümeyeceğini düşündükleri için kardeşi üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Osis Yapım için ise İlker Ayrık ve ortaklarıyla kurulan bir medya şirketi açıklaması yapan Uğur, Babala TV'nin YouTube gelirlerinin 2021'den beri ortaklar arasında pay edildiğini ifade etti.
Soruşturma kapsamında, Babala TV hesabından 5 Ocak 2024 tarihinde Emin Altuğ Özkan isimli kişiye gönderilen 25 milyon TL ve Çekmeköy Ömerli'deki River Oak Villaları'ndan alınan taşınmaz da Uğur'a soruldu. Uğur, Gain Medya Grubu ile yaklaşık 30 milyon TL'lik program anlaşması yaptıklarını, ilk ödemedeki miktarın daha yüksek olmasını talep ettiklerini, bu parayla ev ve araç alma niyetinde olduklarını söyledi. Evin krediyle alındığını ve kredi ödemelerinin sürdüğünü belirtti.
Ayrıca 1 Kasım 2024'te Oğuzhan ve Tuğrul Uğur'un şahsi hesaplarına yatırılan toplam 6,5 milyon TL nakit ile bu tutarların kısa süre içinde Babala TV'ye "avans iadesi" olarak aktarılması soruldu. Uğur, söz konusu nakdin ev tadilatı, vergi borçları ve çalışan maaşları nedeniyle alınan borç para olduğunu savundu.
9,7 Milyon TL'lik Araç Ödemesi İddiası
Babala TV hesabından Muammed Emre Gökmen isimli kişiye "34 FBZ 403 araç satın alma" açıklamasıyla yapılan 9 milyon 700 bin TL'lik transfer de ifadenin dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Soruşturma birimleri, aynı tutarın banka tarafından iade edilip tekrar gönderilmesi nedeniyle yaklaşık 30 milyon TL'lik yapay işlem hacmi oluştuğu değerlendirmesini Uğur'a sordu. Uğur ise bu işlemin araç alımına ilişkin ödeme olduğunu, isim yanlışlığı nedeniyle banka tarafından iki kez iade edildiğini savundu. Üç kez işlem yapılmasının toplam paranın 30 milyon TL olduğu anlamına gelmediğini belirten Uğur, "Para totalde 9 milyon 700 bin TL'dir. Herhangi bir suç teşkil eden para değildir." dedi.
Suçlamaların Reddi
Uğur, şirketlerinden ve şahsi hesaplarından yapılan para transferlerinin Ahbap Derneği ile "uzaktan yakından ilgisi olmadığını" savundu. Bu hareketlerin tamamen kendi ticari işleyişlerine ilişkin olduğunu, hesap hareketlerine konu paraların muhasebeleştirildiğini ve Ahbap Derneği ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi. Hakkındaki suçlamaları reddeden Uğur, herhangi bir dolandırıcılık eyleminde bulunmadığını, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama girişimi olmadığını, herhangi bir örgütün varlığından haberdar olmadığını ve örgüte dahil olmadığını beyan etti.
Oğuzhan Uğur, ifade sonunda suçlamaları kabul etmediğini belirterek Ahbap Derneği ile bağlantısının bulunmadığını vurguladı. Uğur, Ahbap Derneği'ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarının yanlış anlaşıldığını, özel olarak Ahbap'a bağış yapılmasını istemediğini, AFAD ve Kızılay için de destek paylaşımları yaptığını söyledi. Haluk Levent'le 2023 yılından beri fiziksel olarak görüşmediğini belirten Uğur, 2024 ve 2025 yıllarında Haluk Levent'in kendisini toplam üç kez aradığını, bu görüşmelerin de çıkarmayı planladığı şarkı ve genel konularla ilgili olduğunu savundu.
Avukatlardan Arama ve Delil İtirazı
İfade tutanağında Uğur'un müdafilerinin de ortak beyanı yer aldı. Avukatlar; ev-ofiste gece arama yapılmasına ilişkin koşulların somut şekilde ortaya konulmadığını, el konulan dijital materyaller bakımından hukuka aykırılıklar bulunduğunu ve bu yolla elde edilecek delillerin geçersiz sayılması gerektiğini savundu. Müdafiler ayrıca Uğur'un şirket ve şahsi hesaplarına ilişkin kayıtların resmi belgelerle incelenebileceğini, bu kayıtların müvekkillerinin suçla ilişkilendirilemeyeceğini ortaya koyacağını belirterek serbest bırakılmasını ve hakkında takipsizlik kararı verilmesini talep etti.



