Yargıtay: İşçiye Küfreden İşveren Haksız, Kıdem Tazminatı Ödenecek
Yargıtay: İşçiye Küfreden İşveren Haksız

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 22 yıl boyunca aynı iş yerinde çalıştıktan sonra işverenin hakaretine maruz kalarak istifa eden bir işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına karar verdi. Mahkeme ayrıca, iş mahkemesinin hükmettiği 5 bin lira manevi tazminatı, işverenin eyleminin ağırlığı karşısında yetersiz bularak yeniden değerlendirilmesini istedi.

Davanın Arka Planı ve İşçinin İddiaları

Dava konusu olayda, işçi 1998 yılında güvenlik personeli olarak başladığı iş yerinde sırasıyla güvenlik şefi, güvenlik müdürü, idari işler müdürü ve direktör pozisyonlarına kadar yükselmişti. İşçi, 29 Haziran 2020 tarihinde istifa ederek işten ayrıldı ve ardından iş mahkemesine başvurarak işçilik alacaklarının eksik ödendiğini ve işverence hakarete uğradığını ileri sürdü.

İşçi, birden fazla alışveriş merkezinden sorumlu olarak sabah 07.00'den akşam 23.00-24.00 saatlerine kadar çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını ve ücretinin bir kısmının elden ödendiğini belirtti. Bu gerekçelerle kıdem tazminatı, kullanılmayan izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve manevi tazminat talebinde bulundu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İşverenin Savunması ve İlk Derece Mahkemesinin Kararı

İşveren ise işçinin istifa ederek ayrıldığını, 2013-2020 yılları arasında yönetici pozisyonunda çalıştığını ve asgari ücretin çok üzerinde ücret aldığı için fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını savundu. Ayrıca, işçinin başka davalarda işveren tanığı olarak verdiği ifadelerde 45 saati aşan çalışma bulunmadığını ikrar ettiğini, hak kazanıp da ödenmeyen bir alacağı bulunmadığını ileri sürdü. İşveren, işçinin 2011 yılında satın aldığı evin bedelinin 40.000 TL'sinin şirket tarafından karşılandığını ve bu tutarın işçilik alacaklarından mahsubu gerektiğini de ekledi.

İş mahkemesi, işçinin daha önce işveren tanığı olarak verdiği ifadelerin kendisini bağladığını dikkate alarak bordrodaki ücreti doğru kabul etti. Ancak, yönetici pozisyonunda olmasına rağmen üzerinde işveren bulunduğu için kendi çalışma saatlerini belirleme hakkı olmadığı gerekçesiyle tanık beyanlarına dayanarak haftada 33 saat fazla çalışma yaptığına hükmetti. Mahkeme, işçinin istifa dilekçesinde fesih gerekçesi belirtilmese de makul süre içinde açtığı davada gerekçeleri bildirdiğini ve bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını kabul etti.

Tanık ifadelerine göre, işveren yetkilisi diğer çalışanların önünde işçinin telefonunu alarak yere fırlatmış, azarlamış ve sinkaflı küfürler etmişti. Bu eylemlerin kişinin şahsiyet ve saygınlığını zedelediği gerekçesiyle işçiye 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildi. Ayrıca, kıdem tazminatı ve yüzde 40 indirim uygulanarak fazla çalışma ücreti ödenmesi hükmedildi. Hesaplanan alacaklardan işverenin ev için ödediği 40.000 TL ile pandemi sırasında "diğer" adı altında yapılan 19.250 TL'nin mahsubuna karar verildi.

İstinaf İncelemesi ve Yargıtay'ın Değerlendirmesi

Bölge adliye mahkemesi, iş mahkemesinin kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve manevi tazminat kararlarını doğru buldu. Ancak, ev için ödenen paranın faiz uygulanmadan mahsubunu ve pandemi döneminde yapılan ödemenin avans niteliğinde olduğunun ispat edilememesine rağmen mahsubunu hatalı buldu.

Temyiz incelemesinde işçinin avukatı, tanık beyanlarında ücretin bir kısmının elden ödendiği belirtilmesine rağmen alacakların sadece bordro üzerinden hesaplanmasına ve fazla çalışma ücretine yüzde 40 indirim uygulanmasına itiraz etti. İşverenin avukatı ise işçinin üst düzey yönetici olduğunu, fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını, istifa nedeniyle kıdem tazminatı alamayacağını ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savundu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Yargıtay, işçinin haklı gerekçeyle iş akdini feshettiği için kıdem tazminatı ödenmesi kararını doğru buldu. Ancak, işçinin aynı anda üç AVM'den sorumlu olduğu ve işverenin yönetici olduğu savunması nedeniyle fazla çalışma iddiasının yeniden değerlendirilmesini istedi. Yargıtay, işçinin yaptığı işin niteliği, unvanı ve tanık beyanlarıyla sabit olan işveren yetkilisinin sinkaflı küfürleri ve telefonun fırlatılarak kırılması eylemleri dikkate alındığında 5.000 TL manevi tazminatın eylemin ağırlığı karşısında yetersiz olduğunu belirtti.

Bu nedenle Yargıtay, manevi tazminat miktarının yeniden değerlendirilmesi için dosyayı iş mahkemesine gönderdi.

Kararın Önemi ve İş Hayatına Etkileri

Yargıtay'ın bu kararı, işçi-işveren ilişkilerinde hakaret ve küfür gibi eylemlerin haklı fesih sebebi sayılacağını ve manevi tazminat miktarlarının belirlenmesinde eylemin ağırlığının dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Karar, işverenlerin çalışanlarına karşı tutum ve davranışlarında daha özenli olmaları gerektiğine dair önemli bir uyarı niteliği taşıyor.