Vahide Şefkatlioğlu: 'Vatan kurtuldu mu?'
15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. O gece milyonlarca kişi, Türkiye'nin bağımsızlığı, demokrasisi ve milli iradesini hedef alan kalkışmaya karşı destansı bir direniş sergiledi. 253 kişi şehit düştü, 2 bin 700 kişi de gazi oldu. Vatan uğruna canını ortaya koyan 15 Temmuz gazileri, yaşadıkları ve unutamadıkları anları Yeni Şafak'a anlattı.
Vatan elden gidiyor
Eşi Mehmet Şefik Şefkatlioğlu tankın altında kalıp şehit olan, kendisi de bir bacağını kaybeden 15 Temmuz gazisi Vahide Şefkatlioğlu'nun 10 yıl sonra anlattıkları, Türkiye'nin o gece nasıl bir kâbus yaşadığını tekrar hatırlattı. Kalkışma haberini kendisini arayan kardeşinden öğrendiğini söyleyen Şefkatlioğlu, bu sözleri duyar duymaz aklına Suriye'de yaşananların geldiğini ve 'Vatan elden gidiyor' diye ağlamaya başladığını ifade etti.
Gözyaşları içinde tekbir getirdi
2 kızını evde bırakıp eşi ve 21 yaşındaki oğluyla dışarı çıktıklarını belirten Şefkatlioğlu, 'Normalde her şeyden korkan bir insanım. Allah o gece göğsüme öyle bir iman koydu ki, korku diye bir şey kalmadı. Ellerinde bayraklarla meydanlara koşan gençleri görünce 'Bu vatan yıkılmayacak, bu bayrak inmeyecek, ezanlarımız susmayacak' diye hem ağlıyor hem tekbir getiriyordum' dedi.
Ölmek var dönmek yok
Havalimanına yürümeye başladıklarını anlatan Şefkatlioğlu, 'Sen eve dön' diyen eşine, olacaklardan habersiz 'Ölmek var, dönmek yok' karşılığını vermiş. Bariyerleri aşarken tankın üzerlerinden geçtiğini kaydeden Şefkatlioğlu, 'Eşim tankın altında kaldı, tank benim de sağ bacağımı çiğnedi' diye konuştu. Gözünü hastanede açan Şefkatlioğlu'nun ilk sorusu ise 'Vatan kurtuldu mu' olmuş.
Acımız ilk günkü gibi
Kurtuldu cevabıyla 'Elhamdülillah' deyip gözyaşlarına boğulan Şefkatlioğlu, 2,5 ay yoğun bakımda kaldı. 48 ameliyat olan gazi, eşinin şehit olduğunu darbe girişiminden 1,5 ay sonra öğrendiğini belirtti. Vahide Şefkatlioğlu, şunları kaydetti: 'Biz bir bacağımızı verdik ama vatanı vermedik. Bayrağımıza, ezanımıza sahip çıktık. Acımız ilk günkü gibi taze.'
Unutturmayacağız
'15 Temmuz'u asla unutturmayacağız. Gençler bu vatanın kıymetini bilmeli. Çünkü bu topraklar bize şehitlerimizin emaneti. 15 Temmuz bilincinin yaşatılması, sadece geçmişi anmak değil, geleceğe dair ortak sorumluluğumuzu hatırlamaktır. Bu bilinci eğitimde, ailede ve kamuoyunda sürekli diri tutarak yeni nesillere aktarmak zorundayız. FETÖ ile mücadelede devletimiz hukuki ve idari anlamda çok önemli adımlar attı.'
Bayrağımıza hep birlikte sahip çıktık
Kalkışma gecesi önce İstanbul Valiliği, ardından sivillerin üzerine ateş açıldığını duyunca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Saraçhane'deki binası önüne gelen gazi Mehmet Özer, 'Yapmayın' diye bağırdıkları FETÖ'cülerin bir anda namluları kendilerine çevirip ateş açtığını anlattı. Özer, 'Yerden seken bir mermi sol böbreğimi sıyırdı. Yere düşünce sırtım, omzum ve ensemden yaralandım. Sırtıma isabet eden şarapnel parçaları dalağımı patlattı' dedi. Gözlerini yoğun bakımda açan Özer'in de doktorlara ilk sorusu 'Darbe bastırıldı mı' oldu. 'Evet' cevabını alınca tüm acılarını unuttuğunu söyleyen Özer, 'Vatanımıza, bayrağımıza hep birlikte sahip çıktık. O gece bize gazilik nasip oldu ama meydanlara çıkan herkes benim gözümde gazidir' şeklinde konuştu. Bu süreçte 18 kez ameliyat olan Özer, 4,5 yıl boyunca Silivri'de görülen 15 Temmuz davalarını yakından takip ettiği bilgisini verdi. FETÖ'cü hainlerin adalet önünde hesap verdiğini söyleyen Özer şunları kaydetti: 'FETÖ ile mücadele kararlılıkla sürdürüldü. Devletimize ve adaletimize olan inancımız tam. 15 Temmuz, Türkiye için dönüm noktası oldu. 15 Temmuz bir milattı. Tıpkı Çanakkale gibi milletimizin omuz omuza destan yazdığı bir gündü. Darbe başarılı olsa ülkemiz işgal tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. O gece Türk'ü, Kürt'ü, Alevi'si, Laz'ı tek yürek oldu. Allah'ın izniyle bu birlik ve beraberliği kimse bozamayacak.'



