Antalya Kent Konseyi'nden Falezler İçin Kritik Uyarı: İşgaller Derhal Sonlandırılsın
Antalya Kent Konseyi, dünyada "Tufa Kıyı Falezi" özelliğine sahip tek yer olan Antalya falezlerindeki kaçak yapılaşma ve işgallere ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın tespit ettiği 26 noktadaki işgaller, raporda ayrıntılı olarak ele alınarak, bu yapıların Kıyı Kanunu'na göre derhal sonlandırılması talep edildi.
Doğal Miras ve Turizm Kimliği Tehdit Altında
"Antalya Falezlerinde Gözlenen Tahribatların Güncel Değerlendirilmesi" başlıklı raporda, havadan, denizden ve karadan yapılan incelemelerin sonuçları paylaşıldı. Antalya'nın sahip olduğu doğal güzellikler, kıyı ekosistemleri ve kültürel miras ile Türkiye'nin ve Akdeniz'in en önemli turizm merkezlerinden biri olduğu vurgulandı. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçi ağırlayan kentin, özellikle Tufa Kıyı Falezleri ile dünya ölçeğinde tanınan özgün bir kıyı peyzajına sahip olduğu belirtildi.
Falezlerin korunmasının yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda kentin sürdürülebilir geleceği açısından da büyük önem taşıdığı kaydedildi. Raporda, falezlerin yüzeyine inşa edilen binalar, güneşlenme platformları, asansörler ve merdivenlerin doğal görünümü bozduğu ve kaya yapısına zarar verdiği ifade edildi.
Yapıların Kalıcı Tahribatı ve Yasal Aykırılıklar
Raporda, bu yapıların "hafif ve sökülebilir" nitelikte olduğu iddialarına rağmen, fiilen kalıcı hale geldiği vurgulandı. Çelik malzeme kullanımının tuzlu su ortamında hızla paslanmaya neden olduğu, oluşan pasın tufa kayası üzerine akarak hem kaya yapısına hem de çevredeki doğal habitata zarar verdiği belirtildi. Ayrıca, şiddetli dalga ve fırtına dönemlerinde kopan demir parçaların deniz tabanında biriktiği ve bu yapay malzemelerin doğada kalıcı tahribat yarattığı ifade edildi.
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5 ve 6'ncı maddelerine dikkat çekilen raporda, kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğu, doğal yapıyı bozacak yapılaşmalara izin verilmediği hatırlatıldı. Falezlerin kıyı sisteminin doğal bir parçası olduğu ve bu alanlarda kalıcı veya yarı kalıcı yapılaşmanın mümkün olmadığı vurgulandı. Buna karşın, fotoğraflarda net bir şekilde görüldüğü üzere falez şevlerinde kapalı alanlar oluşturulduğu, sıvalı ve boyalı fiili binaların inşa edildiği sabitlendi.
Kesin Koruma Statüsü ve Acil Eylem Planı
Falezlerin büyük bölümünün kesin korunacak hassas alan statüsünde olması nedeniyle, 2863 sayılı Kanun ve ilgili koruma mevzuatı uyarınca bu tür ihlallerin bildirime gerek olmadan kaldırılması, alanın boşaltılması ve işgalin ortadan kaldırılması gerektiği ifade edildi. Tüm bu yasal zorunluluklar gereği, Antalya falezlerini geri dönülemez şekilde tahrip eden işgallere karşı acil önlemler alınması istendi.
Antalya Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Antalya Büyükşehir ve Muratpaşa belediyeleri tarafından ivedilikle uygulamaya geçilmesi talep edilen 7 maddelik acil eylem planı şu başlıklardan oluştu:
- İşgallerin sonlandırılması
- Kayaya açılmış asansör şaftlarının kapatılması
- Falez önündeki asansör yapılarının kaldırılması
- Çelik konstrüksiyon platformların sökülmesi
- Falez yüzündeki yapıların kaldırılması
- Doğal siluetin korunması
- Denetim ve adli süreçlerin yürütülmesi
Rapor, Antalya'nın doğal ve turistik değerlerinin korunması için yasal mevzuatın titizlikle uygulanması ve işgallerin derhal sona erdirilmesi çağrısıyla son buldu.
