Haritalarda Gösterilmeyen Osmanlı Toprağı: Habeş Eyaleti'nin Tarihi
Osmanlı İmparatorluğu, 16. yüzyılın ortalarında Doğu Afrika'ya müdahale ederek, Etiyopya-Somali bölgesinin Hıristiyanlaşıp Endülüs'ün akıbetine uğramasını engelledi. Aynı zamanda İslamiyet'in bu topraklarda yayılışının devam etmesini sağladı. 1555'te kurulan ve Sudan'ın bir kısmı ile Cibuti, Eritre, Etiyopya ve Somali'yi içine alan Habeş Eyaleti, sınırları zamanla değişse de 19. yüzyılın sonlarına kadar varlığını sürdürdü. Ancak günümüzde çizilen haritaların çoğunda, Yemen gibi Habeşistan da Türk İmparatorluğu'nun sınırları içerisinde gösterilmez.
Osmanlı-Portekiz Mücadelesi ve Bölgenin Önemi
Osmanlılar, 1517'de Memlük Devleti'ni ortadan kaldırdıktan sonra Kızıldeniz sahillerinin iki tarafına yerleşip Portekizlilerle mücadeleye başladılar. Portekizliler, 1520'de Habeşistan Kralı'na elçi gönderip ittifak kurarken, Osmanlılar da bölgedeki etkilerini artırmaya çalıştı. Selman ve Hüseyin reisler, Yemenlileri tedirgin eden Kamran'daki Portekiz garnizonunu yok ettiler. 1525'te Selman Reis, Aden'i ele geçirmeye çalıştı, fakat başarılı olamadı. Ancak bu hamle, Hint Denizi'ne ilk defa bir Osmanlı filosunun çıkmasını sağladı.
Habeşistan, Kızıldeniz ve Hint Denizi'nde sahillere sahip olduğu için Doğu ticaretinde kilit konumdaydı. Ayrıca kıymetli madenlere sahipti. Habeş hükümdarı Lebna Dengel, Portekizlilerden yardım isterken, Somali ve Habeşistan'da mücadele eden Ahmed el-Mücahid ise Osmanlılardan Yemen Beylerbeyi vasıtasıyla yardım talebinde bulundu. Ahmed el-Mücahid, 1526-1543 yılları arasında Habeşistan'da savaştı ve Osmanlılar tarafından "Sultan Ahmed el-hâkim be vilâyet-i Habeş" şeklinde tanındı.
Habeş Eyaleti'nin Kuruluşu ve Ekonomik Nedenler
Bölge hakkında bilgi alınmak için 1554'te Yemen'den İstanbul'a çağrılan Özdemir Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'a Mısır, Yemen ve Habeşistan'daki halklar ile bölgenin siyasi ve coğrafi durumu hakkında teferruatlı bilgi sundu. Özdemir Paşa'nın sultanla konuşmasından sonra Kanuni, bölgenin uzak olmasından dolayı gerçekleştirilecek bir seferin macera olacağı algısını değiştirdi. Habeş Seraskeri olarak atanan Özdemir Paşa, Mısır'a giderek asker topladı ve 1555'te Habeş Beylerbeyliği'ni tesis etti. Eyalet merkezi Sevakin oldu.
Cengiz Orhonlu, iktisadi gerekçelerin bir sonucu olarak Habeş Eyaleti'nin kurulduğunu belirtir. Osmanlılar, Habeş topraklarını altının terazi ile alışveriş edildiği yer olarak tavsif ederlerdi. 16. yüzyılın ortalarında Avrupa ve Osmanlı piyasalarında kıymetli maden buhranı baş göstermiş, piyasada altın yerini gümüşe bırakmıştı. Bu durum Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemişti. Osmanlı yönetimi bu ekonomik sıkıntıyı aşmak için yeni altın kaynaklarına yöneldi. Ayrıca doğu ticaretinin sürdürülebilirliğini sağlamak da eyaletin kurulmasında etkili oldu.
Bölgede Hâkimiyetin Sağlanması ve Gerileme Dönemi
Özdemir Paşa, 1555 yılının sonbahar ayında yeniden askeri harekâta başladı. Kızıldeniz üzerinden Sevakin'e çıkıp Massava ve Arkiko gibi stratejik yerleri ele geçirdi. 1558'de Tigre, 1559'da Debarva alındı. Bölgede yaşayan birçok Hıristiyan ve putperest Habeşli İslamiyet'i kabul etti. Ancak Özdemir Paşa, 1560'ta Debarva'da vefat etti. Naaşı Massava'ya defnedilip bir türbe inşa edildi.
17. yüzyılda Habeş beylerbeyleri, Habeş meliki ile fazla çatışmaya girmedi, ancak bu dönemde Osmanlı'nın iç kesimlerdeki etkisi azaldı. Eyalet, 17. yüzyılın ortalarından itibaren yavaş yavaş merkezin ilgisini kaybetmeye başladı. 18. yüzyılda Kızıldeniz yavaş yavaş kapalı bir deniz olmaktan çıkarak değişik milletlere mensup gemilerin geldiği bir yer olmaya başlamıştı. Eyalet idaresinde gittikçe mahalli unsurlar rol oynamaya başlayıp idare mahallileşti.
Sömürgecilerin İşgali ve Osmanlı'nın Tepkisi
18. yüzyılın sonlarından itibaren bölgede sömürgeciler çoğaldı. İngiltere, Mısır ve Sudan'ı ele geçirirken, İtalyanlar 1885'te Massava'yı işgal etti. Eritre, Cibuti ve Somali'ye yerleşti. İşgali hiçbir zaman kabul etmeyen Osmanlı Devleti, bölgenin hukuken kendisine ait olduğunu her vesileyle dile getirip durumu diplomatik yönden protesto etmekten başka bir şey yapamadı. Habeş Eyaleti, tarihsel önemiyle günümüzde bile haritalarda hak ettiği yeri bulamayan bir Osmanlı mirası olarak kalmıştır.