AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Türkiye'nin birçok ilinde yaşanan su sıkıntılarına karşılık Konya'nın örnek bir model oluşturduğunu duyurdu. Özer, yıllar öncesinden başlatılan planlı ve sistematik altyapı çalışmalarının bugün meyvelerini verdiğini ve şehrin susuzluk sorunu yaşamadığını vurguladı.
Kapsamlı Altyapı Yatırımları ve Somut Sonuçlar
Konya'da su yönetimine dair yapılan yatırımların sürdürülebilir bir vizyonun ürünü olduğunu belirten Özer, çalışmaların detaylarını paylaştı. 12 grup suyu projesi ve 177 mahallenin ortak kaynak yönetimi ile güçlü bir içme suyu altyapısı kuruldu. Atık su yönetiminde ise Konya Merkez Atık Su Arıtma Tesisi'nin kapasitesinin 400 bin metreküpe çıkarılacağı ve bu arıtılmış suyun tarımsal sulamada yeniden kullanılacağı açıklandı.
Özellikle Mor Şebeke olarak adlandırılan sistem, Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu sistem sayesinde bugüne kadar 2 milyon 719 bin metreküp su geri kazanıldı. Aynı zamanda şebeke kayıplarında büyük bir düşüş sağlandı. Su kayıpları %32,5 seviyesinden %20 seviyelerine indirilerek, yaklaşık 25 milyon metreküp su tasarrufu elde edildi. Bu tasarruf miktarı, Çumra ilçesi büyüklüğündeki dört ilçenin yıllık su ihtiyacına denk geliyor.
TBMM'de Yapılan Vurgulu Açıklamalar
Mustafa Hakan Özer, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada da konunun önemine dikkat çekti. "Türkiye'nin en az yağış alan illerinden biri olan Konya'da su kesintileri yaşanmıyorsa, bu tesadüf değildir" diyen Özer, bu durumu yıllar öncesinden yapılan doğru planlamaya ve yatırımların zamanında hayata geçirilmesine bağladı.
Özer, bazı illerde vatandaşların günlerce susuz kaldığına işaret ederek, tanker kuyruklarının ve temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelerin yaşadığı sıkıntıların, zamanında yapılmayan altyapı yatırımlarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Suya erişimin bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunun altını çizdi.
Çevresel Projeler ve Gelecek Hedefleri
Konya'da sadece şehir şebekesine yönelik değil, doğal su kaynaklarını korumaya yönelik projeler de yürütülüyor. Özer, Beyşehir, Meke ve Tuz Gölleri'ndeki çevresel çalışmalardan bahsetti. 2026 yılında Meke Gölü'ne yeniden su verilmesi planlanıyor. Tuz Gölü havzasında ise beş yeni ileri biyolojik atık su arıtma tesisi kurularak bölge ekosisteminin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Tüm bu gelişmelere rağmen, suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeği unutulmamalı. İklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfus, su kullanımında daha bilinçli ve tasarruflu olmayı zorunlu kılıyor. Özer, su tasarrufunun sadece kurumların değil, her bireyin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Bugün alınacak tedbirlerin, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miraslardan biri olacağını sözlerine ekledi.
Son olarak Özer, Konya'da hayata geçirilen tüm yatırımların "günü kurtaran" değil, "geleceği inşa eden" bir anlayışın ürünü olduğunu belirtti. Ortaya konulan irade ve kararlılığın "Konya modeli belediyecilik" anlayışını somutlaştırdığını ifade ederek, bu yaklaşımın diğer yerel yönetimler için de güçlü bir örnek teşkil ettiğini kaydetti.