İran Savaşında Nükleer Felaket Alarmı: DSÖ Personelini Eğitiyor
İran savaşında 20. güne girilirken, taraflar arasındaki gerilimin tırmanması "nükleer felaket" endişelerini ciddi şekilde artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ABD ve İsrail'in İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırılarının potansiyel etkilerini yakından izlerken, olası bir nükleer tehdide karşı "tetikte" olduklarını resmen açıkladı.
En Kötü Senaryo: Nükleer Saldırı
DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, Politico'ya yaptığı açıklamada en kötü senaryonun bir nükleer saldırı olduğunu vurguladı. "En kötü senaryo bir nükleer olay ve bu bizi en çok endişelendiren konu" diyen Balkhy, böyle bir durumda bölgesel hatta küresel etkilerin onlarca yıl sürebileceği uyarısında bulundu.
ABD ve İsrail, İran'ın nükleer programını yok etmeyi hedeflediklerini gizlemezken, Tahran yönetimi bu tehdide karşılık olarak İsrail'in Negev'deki Dimona Nükleer Santrali'ni hedef alacağını açıklamış durumda. Bu karşılıklı tehditler, uluslararası toplumda derin kaygılara neden oluyor.
DSÖ Geniş Anlamda Nükleer Olay İhtimali Üzerinde Çalışıyor
DSÖ, yalnızca nükleer silah kullanımını değil, bir nükleer tesise yönelik saldırıyı da kapsayan "geniş anlamda" bir nükleer olay ihtimali üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Balkhy, "Bunu düşünüyoruz ve gerçekleşmemesini umuyoruz" ifadelerini kullanarak durumun ciddiyetini ortaya koydu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın oluşturduğunu iddia ettiği "yakın nükleer tehdidi ortadan kaldırma" sözü vermişti. Ancak Washington yönetimi, Tahran'ın nükleer silah geliştirdiğine dair somut kanıt sunabilmiş değil. Bu durum, uluslararası arenada tartışmalara yol açıyor.
Personel Eğitimleri Başladı, Halk Sağlığı Riskleri Masada
Balkhy, "İster kasıtlı ister kazara olsun, geçmişte yaşanan olayların tarihini okuyan herkes ne hakkında konuştuğumuzu çok iyi biliyor" diyerek tarihsel deneyimlere atıfta bulundu. DSÖ'nün olası bir nükleer gelişme durumunda nasıl müdahale edileceğine ilişkin personelini yeniden eğitmeye başladığı kaydedildi.
Bu kapsamda yetkililere, halk sağlığı riskleri ve insanların kendilerini korumak için hangi önlemleri alması gerektiği konusunda rehberlik sağlandığı belirtildi. Eğitimler, olası bir kriz anında hızlı ve etkili müdahale kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.
UAEA'dan Açıklama: Buşehr Santraline Füze İsabet Etti
DSÖ'nün uyarısının hemen ardından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) yapılan açıklamada, İran yönetiminin Buşehr Nükleer Santrali yerleşkesine salı akşamı füze isabet ettiğini bildirdiği kaydedildi. Açıklamada, "Santralde herhangi bir hasar veya personel yaralanması bildirilmedi" ifadeleri yer aldı.
UAEA Başkanı Rafael Grossi, nükleer kaza riskini önlemek amacıyla çatışmalar süresince azami itidal gösterilmesi çağrısını yineledi. Geçtiğimiz yıl haziran ayında ABD, İsrail ile koordineli şekilde İran'daki nükleer altyapıyı hedef almış, İran Atom Enerjisi Kurumu Fordow, İsfahan ve Natanz tesislerinde saldırılar gerçekleştiğini doğrulamıştı.
İsrail'in Nükleer Silah Kullanma İhtimali Endişe Yaratıyor
Hafta başında ABD Başkanı Trump'ın danışmanı David Sacks, katıldığı bir çevrim içi programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sacks, İran'dan füze ve dron saldırılarının haftalar ya da aylar sürmesi halinde İsrail'in varoluşsal kriz yaşayacağını ve Tahran'a nükleer silah atmayı düşünebileceğini savundu.
İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a karşı nükleer silah kullanmayı değerlendirebileceğine dair endişelerini dile getiren Sacks, böyle bir senaryonun "gerçek anlamda felaket" olacağını ifade etti. Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini gözler önüne serdi.
BAE de Risk Altında: Nükleer Tesisler Menzilde
Öte yandan İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) de İran füzelerinin menzilinde bulunan nükleer tesisler bulunuyor. Ancak şu ana kadar bu tesislerin hedef alındığına dair resmi bir bilgi açıklanmadı. BAE, İsrail'den sonra İran füze ve dronlarıyla en çok hedef alınan ülke konumunda bulunuyor.
Bu gelişmeler, İran savaşının yalnızca bölgesel değil, küresel sonuçları olabilecek bir nükleer krize dönüşme riskini her geçen gün daha da artırıyor. Uluslararası toplum, tarafları itidale ve diyaloğa çağırırken, DSÖ ve UAEA gibi kuruluşlar olası felaket senaryolarına hazırlık yapmaya devam ediyor.



