İran'daki Çatışma Günlerini Bizzat Yaşayan Türk Yönetici Kritik Gözlemlerini Paylaştı
İran'da başlayan çatışma ve gerilim döneminin ilk saatlerine bizzat tanıklık eden Türk vatandaşı Hakan Zengin, yaklaşık 50 saat süren zorlu dönüş yolculuğunu ve bölgedeki kritik gözlemlerini anlattı. Yaklaşık 5 yıldır Türk merkezli bir firmanın İran'daki yöneticisi olarak görev yapan ve ailesi Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan Zengin, Türkiye'ye ulaştıktan sonra yaşadığı deneyimleri kamuoyuyla paylaştı.
"Büyük Bir Patlama Oldu, Herkes Uçak Sesiyle İrkildi"
Savaşın başladığı günü detaylandıran Hakan Zengin, "Savaşın başladığı gün resmi bir dairedeydim. Aniden büyük bir patlama sesi duyuldu. Şehrin üzerinden geçen uçak sesiyle birlikte herkes irkildi ve tedirgin oldu. Ardından tüm İran'da hızla yayılan haberler dolaşmaya başladı; üst düzey komutanlarla ilgili bilgiler konuşuldu, hatta Ali Hamaney'in öldüğüne dair söylentiler ortaya çıktı. Bu gelişmeler üzerine tatil ilan edildi" dedi.
Zengin, savaşın ardından İran halkının sergilediği tutumu şu sözlerle aktardı: "Savaşın başlamasının hemen sonrasında herkes işine devam etti. Hiç kimse panik yapmadı, herkes görevinde ve sorumluluklarının başındaydı. Devlet memurları da görevlerini sürdürüyordu. Böyle bir panik havası oluşmadı. Akşam eve gittim, ardından markete uğradım. Büyük bir kuyruk olur diye düşünmüştüm ancak beklediğim gibi bir yoğunluk yoktu. Savaşın çıkmayacağını düşünüyordum, bir şekilde anlaşılacağını zannediyordum."
"Her Akşam Miting Düzenleniyordu, Halkın Morali Çok Yüksekti"
İran halkının ekonomik sıkıntılara rağmen savaş ortamında farklı bir ruh haline büründüğünü vurgulayan Zengin, "Bulunduğum semtte her akşam düzenli olarak mitingler yapılıyordu. İnsanlar ellerinde bayraklarla 'Allahuekber' sesleriyle sokaklara çıkıyordu. Büyük bir kortej oluşuyordu ve ben de o kortejin içinde bulundum. Halkın motivasyonu ve morali gerçekten çok yüksekti, ciddi bir kenetlenme ve dayanışma ruhu vardı. Kimse panik halinde değildi, herkes normal hayatına devam ediyordu. Günün her saatinde insanlar bayraklarla destek gösterilerinde bulunuyordu" diye konuştu.
Esnafın savaş dönemindeki davranışlarına da değinen Zengin, "Marketlerde fiyatların düştüğünü gözlemledim. Bir esnaf camına 'Ben kâr yapmadan satıyorum, savaş nedeniyle böyle bir şey yapıyorum' diye yazmıştı. Bu durum beni çok duygulandırdı. Çoğu yerde insanların gözyaşı döktüğünü gördüm" ifadelerini kullandı.
"Yolda Herhangi Bir Sıkıntı Yaşamadım Ancak Sık Sık Durduruldum"
Türkiye sınırından girdikten sonra İran plakalı aracı nedeniyle sık sık durdurularak güvenlik kontrolünden geçirildiğini belirten Zengin, "Yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Ancak Türk sınırından sonra çok fazla çevirme vardı, sık sık durduruldum. Her durdurmada valizlerim detaylı bir şekilde kontrol edildi" dedi.
"İran'da Savaştan Kaçmak Hoş Karşılanmıyor"
Zengin, sözlerine şöyle devam etti: "Komşularıma birlikte gelmeyi teklif ettim. Aracımda 4-5 kişilik yer vardı. Yalnız gelmek istemiyordum, dönüşümlü kullanmayı düşünüyorduk. Ancak kimse gelmek istemedi. 'Ailemi yalnız bırakamam, memleketimi bu durumda bırakamam' dediler. Yolda bir yerde durdum, bana 'Savaştan mı kaçıyorsun?' diye sordular. Ben de 'Savaştan kaçmıyorum. Zaten bir hafta sonra Nevruz tatili başlıyor, sadece biraz erken çıkmış oldum' dedim. Orada savaştan kaçmak hoş karşılanan bir durum değil. Bu durum beni üzdü çünkü ben zaten savaş sürecinde oradaydım. Biz ülkemizi terk etmeyiz, başka ülkelere sığınmayız. Onlarda da durum aynı. Suriye ve Lübnan'da birkaç günde yüz binlerce insanın ülkesini terk ettiğini görüyorsunuz ancak burada böyle bir durum söz konusu değil. Herkes ülkesinde, memleketinde, ailesinin yanında kalmak istedi. 'Belki bir faydam olur' ümidiyle hareket ettiler. Dışarıda bulunan İranlılar da yoğun şekilde ülkelerine geri dönmeye başladı. Sınır tarafında ciddi bir yoğunluk görmedim, sadece birkaç kişiye rastladım. 12-13 günden sonra sınır oldukça sakindi, boştu diyebilirim. Çok rahat geçtik."



