Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Zaharova, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği sürecine dair değerlendirmelerde bulunurken, mevcut Genel Sekreter Antonio Guterres ve ekibini sert bir dille eleştirdi.
BM Genel Sekreterliği süreci ve Moskova'nın tutumu
Zaharova, BM Genel Sekreterliği için 5 aday bulunduğunu hatırlatarak, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) haziran ayında ön oylama yapılacağını belirtti. Süreci dikkatle takip ettiklerini vurgulayan Zaharova, gelecekteki Genel Sekreterin taşıması gereken özellikleri sıraladı: "Geniş diplomatik tecrübeye sahip etkin bir yönetici olmalı, herkese eşit mesafede durmalı, BM Şartı ilkelerine saygı göstermeli, birleştirici bir gündem izlemeli ve üye devletlerin eylemlerini hukuki açıdan nitelendirmekten kaçınmalıdır." Ayrıca, Guterres ve ekibinin hatalarının düzeltilmesi gerektiğini ifade eden Zaharova, bu hataların BM Genel Sekreterliğini derin bir krize sürüklediğini savundu.
Orta Doğu'daki gerginlik ve diplomasi vurgusu
Orta Doğu'daki duruma değinen Zaharova, ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerginlikten duyduğu endişeyi dile getirdi. Tarafları itidale ve saldırıları durdurmaya çağıran Zaharova, sivil altyapıya yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti. "Soruna uluslararası hukuk çerçevesinde, bölgedeki tüm devletlerin güvenlik çıkarlarını gözeten bir çözümden başka alternatif yoktur. Krizin diplomasi yoluyla çözülmesi gerekiyor" dedi. Ayrıca İran'a karşı kara operasyonu düzenlenmesi halinde bunun gerginliği artıracağını ve bölgesel ile küresel güvenlik için geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağını vurguladı.
Ukrayna'daki askeri operasyon ve AB'ye tepki
Ukrayna'da yürütülen "özel askeri operasyonun" hedeflerine ulaşılana kadar devam edeceğini belirten Zaharova, siyasi ve diplomatik yollarla çözümü tercih ettiklerini ancak Kiev ve Batılı ülkelerin saldırıları sürdürmesi halinde Rus ordusunun tüm hedeflere ulaşana kadar eylemlerini sürdüreceğini ifade etti. Avrupa Birliği (AB) ülkelerini Ukrayna'daki çatışmaları körüklemekle suçlayan Zaharova, Danimarka'da Ukrayna askeri üretim tesisleri kurulması kararını "terörist Kiev yönetimine hizmet eden suç niteliğinde bir adım" olarak değerlendirdi. Bu adımın krizin siyasi çözümünü baltaladığını ve gerginliği artırabileceğini söyledi.
AB yaptırımlarına sert karşılık
Zaharova, AB'nin Rusya'ya yönelik tek taraflı ve yasa dışı yaptırımlar uyguladığını belirterek, "Bunu kınıyoruz. AB'nin yeni yaptırım paketine sert karşılık vereceğiz" dedi. AB'nin Rusya'nın gölge filosuna ait tankerleri denetleme kararına da değinen Zaharova, seyrüsefer güvenliği ve gemi sahiplerinin çıkarları için tüm siyasi, hukuki ve diğer araçları kullanacaklarını ifade etti. AB'yi Akdeniz'de yaşanacak her türlü olaydan sorumlu tutacaklarını belirten Zaharova, "Özgür seyrüsefer kriterlerini karşılayan sivil gemilerin BMGK izni olmadan denetlenmesi uluslararası denizcilik hukukuna aykırıdır. AB, deniz kuvvetlerini ticari gemileri korkutmak için kullanarak seyrüsefer güvenliğine tehdit oluşturuyor" diye konuştu.
Suriye ile ilişkiler ve askeri üsler
Rusya ile Suriye arasındaki ilişkilerin geliştiğini belirten Zaharova, iki ülke arasındaki işbirliğinin genişletilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Suriye tarafıyla temaslarda Rus askeri varlığı konusunun da ele alındığını aktaran Zaharova, bu kapsamda Rus askeri üslerinin işlevselliğinin yeniden biçimlendirilmesinin söz konusu olduğunu vurguladı.
Ermenistan seçimleri ve AB eleştirisi
Ermenistan'da düzenlenen parlamento seçimlerini de değerlendiren Zaharova, seçim sürecinde muhalif güçlere baskı uygulandığını, gözaltılar ve ihlaller yaşandığını, bunun da Ermeni toplumunda bölünmeye yol açtığını söyledi. AB'yi seçimlerdeki usulsüzlüklere göz yummakla suçlayan Zaharova, AB'nin Ermenistan'a üyelik verme niyetinde olmadığını savundu.
Transdinyester ve Moldova
Moldova'yı Ukrayna'daki çatışmalara çekme girişimlerinin olduğunu belirten Zaharova, bu senaryonun engellenmesi ve Transdinyester'de barışın korunması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti. Moldova'nın Romanya ile birleşmesi ihtimaline ilişkin ise, "Moldova'nın Romanya ile birleşerek AB'ye katılması fikri, her iki ülkenin üst düzey temsilcileri için cazip görünüyor" dedi.



