İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde son günlerde yaşanan sıra dışı turkuaz renk değişimi dikkat çekti. Kıyılardan ve köprülerden net şekilde görülebilen bu görüntü sonrası birçok kişi aynı soruyu sormaya başladı: Denizin rengi neden değişti?
Turkuaz Rengin Nedeni Ne?
Deniz bilimleri alanındaki çalışmalara göre, Boğaz'daki renk değişiminin temel nedeni “Coccolithophore” adı verilen mikroskobik alglerin yoğun şekilde çoğalması. Karadeniz'de doğal olarak bulunan bu tek hücreli canlılar, hücre yüzeylerinde kalsiyum karbonat taşıyor. Bu yapısal özellik, güneş ışığını yansıtarak deniz suyunun turkuaz ve açık mavi tonlarda görünmesine yol açıyor. Bilim insanları, bu canlıların yalnızca renk değişimine neden olmadığını, aynı zamanda atmosferdeki karbonun deniz tabanında depolanmasına katkı sağlayarak küresel karbon döngüsünde önemli bir rol üstlendiğini belirtiyor. Deniz bilimci Prof. Dr. A. Cemal Saydam da uzun yıllardır yaptığı çalışmalarda bu oluşumun normal koşullarda deniz ekosistemi için bir tehdit oluşturmadığına dikkat çekiyor.
Sıcaklık Artışı, Çöl Tozları ve Kirlilik Süreci Hızlandırıyor
Uzmanlara göre son dönemdeki yoğun çoğalma yalnızca mevsimsel döngülerle açıklanmıyor. Yükselen deniz suyu sıcaklıkları, atmosfer yoluyla taşınan çöl tozları ve kıyısal kirlilik baskısının birleşmesi, plankton yoğunluğunun hızla artmasına neden oluyor. Evsel ve endüstriyel kaynaklı atıkların oluşturduğu besin yükü de bu süreci destekleyen başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Bilim insanları, Sahra Çölü'nden atmosfere karışan tozların yağışlarla birlikte Karadeniz ve Marmara'ya taşınabildiğini belirtiyor. Bu tozların içerdiği demir ve çeşitli minerallerin planktonlar için besin kaynağı oluşturduğu ifade ediliyor.
Marmara'daki Renk Farkı Ne Anlama Geliyor?
Nitekim İstanbul Boğazı'nda akıntının güçlü olduğu bölgelerde açık turkuaz tonlar öne çıkarken, Marmara Denizi'nin bazı kıyılarında kirlilik yükünün de etkisiyle farklı alg türleri baskın hale geliyor. Akıntının zayıf olduğu batı, doğu ve güney kıyılarında denizin kahverengi ve pas tonlarına yakın renk değişimleri görülmesi, çevresel baskının bu bölgelerde daha yoğun hissedildiğine işaret ediyor. Uzmanlara göre bu durum, deniz ekosistemindeki değişimlerin farklı bölgelerde farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini gösteriyor.
Ekosistem Üzerindeki Baskı Artıyor
Bilim insanları, kontrolsüz plankton artışının kirliliğin yoğun olduğu kapalı körfezlerde “ötrofikasyon” olarak bilinen süreci tetikleyebileceğine dikkat çekiyor. Sudaki oksijen seviyesinin kritik derecede düşmesine yol açabilen bu süreç, deniz canlılarının yaşam alanlarına doğrudan zarar verme riski taşıyor. Marmara Denizi'nin mercanlar, deniz çayırları, pinalar ve birçok hassas canlı türü için önemli bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan uzmanlar, mevcut kirlilik yükünün doğanın kendi döngüsüyle temizlenemeyeceğinin altını çiziyor. Ekosistemin korunabilmesi ve kalıcı hasarların önlenmesi için evsel ve endüstriyel atık yönetiminde daha kapsamlı ve bilimsel çevre politikalarına ihtiyaç duyuluyor.
NASA'nın Uydu Görüntülerine de Yansımıştı
Karadeniz'de görülen benzer turkuaz renk değişimleri daha önce NASA Earth Observatory tarafından yayımlanan uydu görüntülerine de yansımıştı. Uzmanlar, geçmiş yıllarda kaydedilen benzer görüntülerde de yine “Emiliania huxleyi” türü planktonların etkili olduğunu açıklamıştı. Bilim insanlarına göre bu tür plankton yoğunlukları belirli dönemlerde doğal olarak görülebiliyor. Ancak kirlilik baskısı ve iklim koşullarındaki değişimlerin süreci daha görünür hale getirdiği belirtiliyor.
Renk Değişimi Ne Kadar Sürecek?
Uzmanlara göre bu durum kalıcı değil. Deniz sıcaklığı, rüzgar, akıntılar ve besin miktarı gibi faktörlere bağlı olarak plankton yoğunluğu zamanla azalıyor. Sosyal medyada ortaya atılan “15 gün içinde tamamen geçecek” iddiası için ise kesin bir bilimsel süre verilmiyor. Sürecin hava ve deniz koşullarına göre değişebileceği belirtiliyor.



