Kirleten Ödesin: Zenginlerin Çevresel Hasarı 5.7 Trilyon Dolar
Kirleten Ödesin: Zenginlerin Hasarı 5.7 Trilyon Dolar

Oxford ve Leiden üniversitelerinin yaptığı yeni araştırma, dünyada en yüksek tüketim düzeyine sahip yüzde 10'luk kesimin her yıl 1,7 ila 5,7 trilyon dolar arasında çevresel hasara yol açtığını ortaya koydu. Bu, küresel ısınma politikalarının çifte standardını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Zenginlerin Karbon Ayak İzi Büyüyor

Uzun yıllardır küresel ısınma tehlikesiyle korkutulan milyarlarca insana tasarruf çağrıları yapılırken, ultra zenginler özel jetleri ve mega yatlarıyla dünyayı dolaşmaya devam ediyor. İneklerin metan gazı salımı bahanesiyle yapay et teşvik edilirken, benzin ve motorin fiyatları sürekli artırılıp elektrikli araçlar özendiriliyor. Su ve elektrik tasarrufu kampanyaları düzenleniyor, karbon vergisi uygulamaları hayata geçiriliyor. Ancak bu politikaları dikte edenler, kendileri hiçbir fedakarlık yapmıyor.

Araştırmaya göre, süper güçler ABD ve Çin, iklim krizi kararlarına uyar gibi yapıp dünyayı daha fazla kirletiyor. Sonra da iklim krizinin faturası, gelişmekte olan ülkelere ve tüketimde payı düşük olan geniş halk kitlelerine çıkarılıyor. Önümüzdeki yıllarda karbon vergisi her ülkede uygulanmaya başlayıp oranlar arttığında, alt gelir grubundaki insanlar daha da fakirleşecek. Bu noktada yüksek sesle söylemek gerekiyor: Kirleten ödesin!

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Montella'nın 'Bin Zafer' Sözleri Tartışma Yarattı

A Milli Futbol Takımı'nın ABD'yi yenmesi, halkta az da olsa mutluluk yarattı. Ancak teknik direktör Vincenzo Montella'nın maç sonu açıklamaları tepki çekti. Montella, 'Başımız dik bir şekilde ülkemize döneceğiz. Bin tane zafere bedel bir maç oldu' dedi. Oysa ABD, dokuz as oyuncusunu kenarda oturtmuş, grup birinciliğini garantilemiş ve sahaya yedek ağırlıklı bir kadro çıkarmıştı.

Montella daha önce ilk iki mağlubiyete 'kader' demiş, ardından 'istifamı isteyenler bunu yapmayacağımı kabullenmeli' gibi pişkin bir açıklama yapmıştı. Şimdi de bu galibiyeti abartarak 'bin tane zafere bedel' nitelendirmesi yapıyor. Rakip takımın teknik direktörü Mauricio Pochettino bile duruma şaşırarak, 'Türkiye turnuvadan gidiyor, ben mi yanlış anlıyorum ama sanki biz eve dönüyormuşuz da Türkiye turnuvada kalıyormuş gibi bir hava var, bunu anlamıyorum' dedi.

Türkiye, Dünya Kupası'na ilk kez katılan Curaçao gibi butik bir ada ülkesi değil. Ortada bir zafer yok. Milli takımın başına acilen Okan Buruk'un geçmesi gerektiği yönündeki görüşler ağırlık kazanıyor.

Beşiktaş EuroLeague'de: Salon Sorunu Gündemde

AS Monaco'nun geçici olarak EuroLeague'den ayrılma kararı almasıyla, ligin 20'nci takımı olmak için Eurocup Finali'nde Beşiktaş'ı yenen JL Bourg hak ediyordu. Ancak Fransız takımı mali yükümlülükleri kaldıramayacağını açıklayınca, Beşiktaş'ın lige katılma olasılığı arttı. EuroLeague'in 13 hissedar kulübü, aralarında Fenerbahçe ve Anadolu Efes'in de bulunduğu oy birliğiyle Beşiktaş'ı lige dahil etti. Gelecek sezon Türkiye'den üç takımın EuroLeague'de yer alması, ülke basketbolu adına önemli bir gelişme.

Beşiktaş yönetimi, yıllar sonra basketbola yatırım yaparak karşılığını aldı. Ancak şimdi önemli bir sorun var: Maçlar nerede oynanacak? 3 bin 200 kişilik BJK Akatlar Salonu, EuroLeague maçları için yetersiz kalacak. Beşiktaş'ın maçlarını Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynaması muhtemel. Bu durum, Galatasaray'ın devlet desteğiyle yapılacak yeni salonuyla ilgili tartışmaları alevlendiriyor.

Galatasaray, uzun yıllar basketbola üvey evlat muamelesi yaparken, şimdi yeni bir salon kazanıyor. Oysa Fenerbahçe, hem futbol stadyumunu hem de basketbol salonunu kendi kaynaklarıyla yaptı. Beşiktaş ise EuroLeague'de oynayacak ama salonu yok. Galatasaray yeni salonunda EuroCup maçları oynarken, Beşiktaş'ın küçük salonda EuroLeague maçlarına çıkması düşünülemez. Bu tablo, spor salonu ihtiyacının en çok Beşiktaş'ta olduğunu gösteriyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması